Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/10996 E. 2026/1182 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10996
- Karar No
- 2026/1182
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1957 Esas - 2023/1138 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/443 Esas - 2022/252 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı... İşletmeleri AŞ arasında ... Noterliğinin 12.03.2013 tarihli sözleşmesi ile dava dışı şirkete ait olan Kayseri Yolu üzeri 22. km Sivas adresinde bulunan ve 49.0 00... arsa üzerinde ve 33- 84... nolu parsellerde depolanan tahmini 2.000.000 ton civarında cüruf içindeki her türlü demir, metal vs. gibi maddenin satımı, cürufun parke, bordur vs. yapımı için kullanılması, demirin cüruftan ayrıştırılması için depo sahasının tahsisi ve tahsisli alana tesis kurulması ve bu işlemler için depo sahasının kiralanması amacıyla 5 yıllık sözleşme imzalandığını, sözleşme gereğince satın alma ve kiralama bedellerinin ödendiğini, ödeme ile birlikte sözleşmeye konu alanda bulunan 33- 84... nolu parsellerde depolanan tahmini 2.000.000 ton civarındaki cüruf içindeki her türlü demir, metal vs maddelerin tamamının mülkiyetinin müvekkili şirkete geçtiğini ve mallara zilyet olduğunu, dava dışı şirket tarafından müvekkiline satılan malların ve kiralanan arsaların haksız olarak ikinci defa davalı şirkete satıldığını, müvekkili tarafından dava dışı... İşletmeleri AŞ'ye karşı dava açıldığını ve bu davaya .... San ve Tic AŞ'nin müdahil olduğunu, davalı tarafın fabrika depo sahasında bulunan 33- 84... nolu parsellerdeki cürufun müvekkili şirketin malı olduğunu bilmelerine rağmen bu sözleşmeyi imzaladığını ve dava dışı şirket tarafından satılan ve bedeli tahsil edilen malı satın aldığını, dava dışı şirketin ikinci kez satış yapma hak ve yetkisi olmadığı gibi davalının da bile bile sözleşme imzaladığını ve müvekkili şirketin malını işlemeye başladığını, müvekkili tarafından dava dışı... İşletmeleri AŞ'ye karşı açılan davada tazminata hükmedildiğini, davalı şirketin kötüniyetli olduğunu, davalının müvekkiline verilen zarara iştirak ettiğini, 2013 yılında açılan davaya rağmen malları almaya devam ettiğini, bu nedenle zarardan sorumlu olduğunu belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107. maddesi gereğince 100.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşmına uğradığını, davacının mülkiyeti hiçbir zaman kazanmadığını, davacının cürufu ve cüruf işleme sahasını teslim almadığını ve mallara zilyet olmadığını, müvekkilinin davacı ile dava dışı şirket arasında akdedilen sözleşmeden haberdar olmadığını, müvekkili şirketin iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkiline ait menkul malın davalı tarafından kasten ve kötüniyetle ele geçirildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince Türk Medeni Kanunu'nun 9 88... . maddelerinin tartışılmadığını, dava dışı... İşletmeleri AŞ tarafından mülkiyetin müvekkiline geçtiğinin ikrar edildiğini, 2013 yılında açılan davaya rağmen davalının dava sonucunu beklemeden malları kötüniyetle işleyeme devam ettiğini, menkul malı kötüniyetle ele geçiren kişinin aynen ya da bedelini iade etmesi gerektiğini, davalının müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini, dava dışı satıcı şirketin 06.08.2015 tarihinde yer teslimi yapıldığını ve malların müvekkilinin mülkiyetine geçtiğini ikrar ettiğini, deliller toplanılmadan karar verildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı tarafından dava dışı şirketten satın alınan malların ve kiralanan arsanın, dava dışı şirketçe ikinci kez davalıya satılması ve kiralanması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.