Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/10687 E. 2026/1421 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10687
- Karar No
- 2026/1421
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/957 D.İş- 2024/946 K.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan aracın sürücüsü kontrolsüz şekilde yola doğru geri geri manevra yaptığı esnada, bu araca çarpmak istemeyen diğer aracın sürücüsünün manevra yaptığı ve karşı istikametten gelen ve davacının yolcusu olduğu otobüsün sol yan kısmına çarpması ve otobüsün de çarpmanın etkisiyle yolun sağında ve dışında park halinde bulunan araca çarpması ile 27.07.2018 tarihinde yaralamalı dört taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapıldığını beyanla fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL sağlık gideri ve 75,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 225,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş ve ıslah dilekçesiyle talebini 368.602,45 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet oranının belirlenmesi için rapor alınması gerektiğini, ceza dosyasında taraflar arasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kaza nedeniyle birden fazla kişinin yaralanmış olması ile, hak sahiplerine yapılan ödemelerin tespit edilerek poliçe limitinin aşılmış olması halinde garamaten hesaplama yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı taleplerinden teminat dışı olması nedeniyle müvekkilinin sorumlu olmadığını, aksi kanaat halinde bakıcı gideri tazminatından hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, davacının tedavi giderleri talebinden SGK'nın sorumlu olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.65 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne ve 368.602,45 TL tazminatın 01.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 25.808,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmış olmasına, progresif rant yöntemi kullanılmak suretiyle hesaplama yapılmasının Yargıtay içtihatları gereği olmasına, kusur raporunun oluşa uygun olmasına, somut olayda müterafik kusur indirimini gerektirir bir durum ve olgunun olmamasına göre davalının buna yönelik itirazlarının reddine ve davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak ve kabul miktarını aşmamak üzere nispi hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden buna yönelik itirazların kabulüne ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3. maddesinin davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine şeklinde değiştirilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin davacının geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı ve tedavi gideri taleplerinden sorumlu olmadığını, aksi kanaat halinde bakıcı gideri tazminatından hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacı kaza tarihinde 12 yaşında olup geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceğini, SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin rapor ücretinden sorumlu olmadığını, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kaza nedeniyle birden fazla kişinin yaralanmış olması ile, hak sahiplerine yapılan ödemelerin tespit edilerek poliçe limitinin aşılmış olması halinde garamaten hesaplama yapılması gerektiğini, ceza dosyasında taraflar arasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan aracın sürücüsü kontrolsüz şekilde yola doğru geri geri manevra yaptığı esnada, bu araca çarpmak istemeyen diğer aracın sürücüsünün manevra yaptığı ve karşı istikametten gelen ve davacının yolcusu olduğu otobüsün sol yan kısmına çarpması ve otobüsün de çarpmanın etkisiyle yolun sağında ve dışında park halinde bulunan araca çarpması suretiyle meydana gelen çok taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri istemine ilişkindir. 1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Islahın Zamanı ve Şekli" başlıklı 177. maddesinde "(1) Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. (3) Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir." düzenlenmesi yer almaktadır. Somut olayda, davacı vekili tahkime başvuru dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL sağlık gideri ve 75,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 225,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ancak açıkça 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesine dayalı olarak belirsiz alacak davası açtığını açıklamamıştır. Buna göre başvuru dilekçesinin kısmi dava kapsamında olduğu, belirsiz alacak davası olarak tanımlanamayacağı açıktır. Davacı vekili, ıslah dilekçesi sunarak tüm talepleri yönünden talebini 368.602,45 TL'ye çıkarttığını belirtmiştir. Bu durumda davacının talep miktarını yükseltmek için sunduğu dilekçe ıslah dilekçesi niteliğinde olup 6100 sayılı HMK'nın ıslahı düzenleyen hükümlerine tabidir. 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinde yer alan ıslah dilekçesinin bildirimi konusundaki düzenleme, adil yargılanma hakkının kapsamında yer alan savunma haklarının etkin biçimde kullanılmasını teminen konulmuş olup hassasiyetle üzerinde durulmalıdır. Anılan bu yasal düzenlemede, davada taraf olanların haklarının korunması amaçlanmış olup tarafların yargılama süreçlerine etkin katılımının sağlanması ise, yapılan tüm tebligatların usulüne uygun olması ile sağlanabilecektir. Davalının, ıslaha karşı cevap verme, savunmalarını yapma imkanından yoksun bırakıldığı görülmektedir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereği, davacı tarafın ıslah dilekçesinin davalı vekiline bildirilmesi gerekirken, usulünce yapılmış bildirim olmadan ve davalının savunma hakları ile hukuki dinlenilme haklarını kısıtlar biçimde yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.