Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/10939 E. 2025/5090 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10939
- Karar No
- 2025/5090
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2010/296 Esas – 2011/245 Karar
Mahkeme kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalı ...'nin silahla ateş etmek suretiyle davacıyı ayağından kasten yaraladığını, davacının uzun süre hastanede tedavi gördüğünü, bütün uğraşlara rağmen sağ ayağının kesildiğini ve uzuv kaybına uğradığını, Uşak Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2000/14 Esas ve 2000/92 Karar sayılı dosyasında davalı ...'nin mahkumiyetine karar verildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.500,00 TL maddi tazminatın ve 7.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; asıl davada davacı ....'ın davacı müvekkilinin evine gizlice girerek eşine cinsel saldırıda (tasaddide) bulunduğunu, namus ve şerefine el uzatılan davacının eşinden boşandığını ve aile birliğinin dağıldığını belirterek 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olaya evine gizlice girerek eşine cinsel saldırıda (tasaddide) bulunan davacı ....'ın yol açtığını, bu olayı duyunca, kızgınlıkla, davacının ayaklarına ateş ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.12.2007 tarihli, 2003/204 Esas ve 2007/387 Karar sayılı ilamı ile; asıl davada davacı ... 'ın, davalı ...'nin evine giderek davalının eşine yönelik tasaddi eyleminde bulunduğu, bunu öğrenen davalı ...'nin kahvehanesinde bulunan davacıyı bu olaydan ötürü ve haksız kışkırtma altında silahla yaraladığı, davalının bu olaylardan sonra çıkan dedikodular nedeniyle eşinden boşandığı, bu nedenle davalı ...'nin manevi tazminat ile sorumlu tutulmasının adil olmayacağı gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmiş; birleşen davada davacı ... yönünden manevi tazminat istemin kısmen kabulü ile 4.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ....'dan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı/birleşen davada davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 05.11.2009 tarihli, 2008/14522 Esas ve 2009/12372 Karar sayılı ilamı ile; ''...Olay ile ilgili Uşak Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2000/14-92 sayılı dosyasında yargılanan davalı ...'nin, davacı ... 'ı ağır kışkırtma altında yaralamak suçundan dolayı, davacı ... 'ın da davalının eşine karşı gerçekleştirdiği zorla cinsel saldırı ve gece zamanı konut dokunulmazlığını bozmak suçlarından dolayı cezalandırılmışlardır. Bu durumda, olaylara kusurlu eylemi ile davacı ... 'ın yol açtığı sonucuna varılmalıdır. Ne var ki bu olgu, asıl davadaki manevi tazminat isteminin tümden reddini gerektirmez. Ancak, tazminat tutarının belirlenmesinde davalı yararına indirim nedeni olabilir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek asıl davanın davacısı ... yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdiri gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.'' gerekçesiyle karar bozulmuş; asıl davada davacı/birleşen davada davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazları ise reddedilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; asıl davada davacı ...'ın davasının kısmen kabulü ile 3.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 02.06.1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den tahsiline; birleşen davada davacı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 4.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte birleşen davada davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya, hayatın olağan akışına ve vicdani ölçülere aykırı olduğunu, birleşen davada davacı yararına takdir edilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, dava konusu olayın gerçek dışı olduğunu ve tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; asıl davada kasten yaralama eylemi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın, birleştirilen davada ise haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ...'dan alınmasına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.