Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/10760 E. 2025/16630 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10760
Karar No
2025/16630
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/973 E., 2022/965 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2022.2107

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.07.2014 tarihinde davacının yolcusu olduğu davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını beyanla, 45.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında talebini artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulü ile 268.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 15.12.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilinin itirazı üzerine davalı vekilinin itirazlarının reddine, davacı vekilinin itirazlarının kabulü ile UHH kararının 5.3 numaralı bendinin çıkarılarak yerine "başvuran kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden ve 5684 sayılı kanun 30/17 hükmü uyarınca 22.030,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline" yazılmak suretiyle düzeltilmesine, diğer hükümlerin aynen infazına karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemizin 04.11.2021 tarihli 2021/86 12... /8204 Karar sayılı ilamı ile; 1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Hukuki bir işlem (tasarrufi işlem) olan alacağın temliki sonrasında alacak üçüncü kişiye intikal etmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Temlik, alacağın tamamı için yapılabileceği gibi bir kısmı için de yapılabilir. Tam temlikte alacağın aslı ve fer’ileri temlik alana geçmekte olup, alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar. Kısmi temlikte ise, temlik edilen asıl alacak ve bu oranda fer’ilerinin temlik alana geçmesi söz konusudur. Temlik edilmeyen kısım itibariyle borçlunun temlik eden alacaklıya karşı sorumluluğu devam eder. Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur. Temlik ile birlikte temlik alan, alacağın aslı ve fer’ileriyle birlikte, alacağa bağlı rüçhan haklarını da iktisap eder. Dolayısıyla temliğe konu alacak itibariyle dava ve takip hakkı da temlik alana geçer. Alacağın temlikinde esasen borç değişmez, sadece onu talep edecek taraf değişmiş olur. Genel olarak borç ilişkisi kimler arasında meydana gelmişse, alacaklılık ve borçluluk sıfatları da bu kişilere ait olup, bunun doğal sonucu olarak, borçlu kime karşı ifa yükümü altına girmişse, alacak hakkı da o kişiye aittir. Bununla beraber alacaklının, alacağını üçüncü bir kişiye devretmesi mümkün olup, “alacağın temliki”, alacağı devreden alacaklı ile devralan kişi (yeni alacaklı) arasında yapılacak yazılı bir sözleşme ile meydana gelir. Alacağın temlikinde alacaklı, halen sahip olduğu bir hakkını devredebileceği gibi, henüz mevcut olmayan, müstakbel bir alacağını da devredebilir. Temlik edenin, temlik anında sahip olduğu bir hakkını devrettiği durumlarda, yapılan bu tasarruf işlemi ile alacaklı, malvarlığının aktifindeki mevcut haklarda, başkası lehine bir azalmayı kabul etmektedir. Böylece, temlik akdi yapılır yapılmaz alacak, alacağa bağlı olan bütün imtiyazlar ve fer’i haklarla beraber devralana geçmektedir (TBK md. 189). Bu nedenle gerek işleyip de eski alacaklı tarafından tahsil edilmemiş, gerekse işlemekte olan tüm fer’i hak ve alacaklar yeni alacaklıya ait olmaktadır. Nitekim, temlik eden kişinin, temlikle birlikte borçlu ile hukuki ilişkisi kesildiğinden, alacağın tahsilinin dava ve talep hakkının da, onun maliki durumuna geçmiş olan, temellük edene geçmesi, alacağın temlikinin doğal bir sonucudur. Kural olarak alacağın temlikinde borçlunun hukuki durumunda herhangi bir değişiklik olmamakta, sadece muhatap olacağı kişi (alacaklı) değişmektedir. Alacağın temlik edilebilmesi için muaccel bir alacak olması zorunlu değildir. Temlikin, borç ilişkisine dayanarak doğmuş fakat henüz vadesi gelmemiş bir alacağa ilişkin olabileceği, bunun yanı sıra ileride doğacak alacaklar için de mümkün olduğu doktrinde genel olarak kabul edilmektedir. Somut olayda; dosya kapsamına sunulan .... 5. Noterliğince düzenlenen 3369 yevmiye numaralı 13.03.2018 tarihli alacağın devri sözleşmesi ile davacı asılın dava dışı .... Medikal ve Otomasyon İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.'ye Sigorta Tahkim Komisyonu'nda devam eden 2017.E.68465, 2017.E.68449, 2018.E.11828 (eldeki dava) başvuru numaralı dosyalardan dolayı hak edeceği maddi ve manevi tazminat alacağının 70.000,00 TL'lik kısmını devrettiği anlaşılmaktadır. Yine dosya kapsamına sunulan 21.07.2016 tarihli adi yazılı temlikname ile davacı asıl 10.07.2014 tarihli olayla ilgili olarak ... Sigorta A.Ş.'ye açılan hasar dosyasında taahhuk eden alacağın % 15'ini dava dışı...Hasar Yön. Dan. ve Güv. Sis. A.Ş.'ye temlik ettiğini imzası ile tevsik etmiş, dava dışı........ Dan. ve Güv. Sis. A.Ş. vekilince de 25.05.2018 havale tarihli dilekçesiyle, başvuru sahibi yanında davaya katılma talebi olduğunu, taraflarınca başvuru ücreti yatırıldığını ve temlikname uyarınca taahhuk edecek alacağın % 15'inin taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İtiraz hakem heyetince; söz konusu temliknamelerin devam eden davalara ilişkin olduğu, dava konusu olan miktarın ne miktarının temlik edildiği konusunda net bir açıklık bulunmamakla temlik edilen miktarın belirlenemediği gerekçesiyle davacının taraf ehliyetinin tüm alacak yönünden devam ettiği gerekçesiyle anılan yöne ilişkin itirazın reddine karar verilmiş, dava dışı ....... ve Güv. Sis. A.Ş. vekilinin 25.05.2018 havale tarihli dilekçesiyle ilgili bir değerlendirme yapılmamıştır. Yukarıdaki açıklamalar ve maddi olgu birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf davalıya trafik sigortalı araçta yolcu iken meydana gelen çift taraflı kazada yaralanması sonucu tazminat talebinde bulunmuş olup alacağı haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Henüz alacak davası açılmadan veya derdest davalara ilişkin olarak da alacağın devrinin yapılması mümkündür. Eldeki temliknamelerde de devredilen alacaklar da miktar ve oran olarak belirlenmiş olup itiraz hakem heyetince; 2017.E.68465, 2017.E.68449 başvuru numaralı dosyalar da getirtilerek yukarıda bahsi geçen temliknameler ve dava dışı......... Dan. ve Güv. Sis. A.Ş.'nin asli müdahale talebi de değerlendirilmek suretiyle davacı tarafın aktif dava ehliyetinin tartışılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak; Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 18.07.2018 tarih ve K-2018/46026 sayılı kararına sigorta şirketinin yaptığı itirazın kısmen kabulüne, başvuru sahibinin yaptığı itirazın kabulüne, itiraza konu kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davacı ...'ın talebinin kısmen kabulüne, 168.300,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 15.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin aktif husumete ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, asli müdahil davacı...Hasar Yön.Dan.ve Güv.Sis.A.Ş.'nin talebinin kabulüne, 29.700,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 15.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak asli müdahile ödenmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından ...Yön. Dan. ve Sis. AŞ.'ye verilen temliknamenin, dava açılırken gerekli işlemler kapsamında olduğu belirtilerek imzalandığını, temliknamenin geçerli bir temel sebebe dayanmadığını, temliknamede devredilen alacağın belirlenebilir nitelikte olmadığını, vekilin azledildiğini ve bu nedenlerle söz konusu temliknamenin geçersiz olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, belirlenen alacağın % 15'inin...AŞ'ye verilip kalan miktardan 70.000,00 TL'nin dava dışı MHD şirkete temlik edilmesi gerekirken, önce 70.000,00 TL'nin mahsubu ile sonra oranlama yapılmasının yerinde olmadığını, kusur oranının ve maluliyet oranının hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. ve AAÜT’nin 17/2. maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VIl. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının 6.6. bendinde yer alan "16.048,00 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "9.200,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/10760, K. 2025/16630, T. 11.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-10760-e-2025-16630-k-427ab755febc