Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/10652 E. 2024/13668 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10652
Karar No
2024/13668
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2042 E., 2024/2091 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... aleyhine yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile kayden maliki bulunduğu 45 TL 615 ve 45 TT 717 plaka sayılı araçlarını davalı ... 'a; Manisa İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 2588 ada, 9 parsel üzerinde bulunan, B-Blok, Zemin kat, 24 nolu "batarlı iş yeri" niteliğindeki bağımsız bölümünü ve Manisa İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 658 ada, 8 parsel üzerinde bulunan 2. kat, 3 nolu "mesken" niteliğindeki bağımsız bölümdeki 1/4 hissesini, davalı ...'a , Manisa İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 629 ada, 4 parsel üzerinde bulunan 1. kat, 2 nolu "mesken" niteliğindeki bağımsız bölümünü, davalı ...'a sattığını belirterek, bu satışların iptali ile dava konusu mallar üzerinde haciz ve satış isteme yetkisi verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde; yıllardan beri davacı banka ile çalıştığını, araçlarını sattığını davalıların tamamen iyi niyetli olarak şahsından mal satın aldıklarını ve bedellerini banka hesaplarına ödediklerini, davalılarla arkadaş olması hususunun mümkün olmadığını, ...'a araçlarını noter satışından önce sattığını ve parasını aldığını, karşılıklı güven nedeniyle resmi satışı sonraya bıraktığını, vergi dairesi ve belediyeye olan borçlarını ödediğini, ne kendisinin ne de davalıların kötü niyetli olmadığını, izah edilen nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, çalışan kendine ait mal varlığı ve geliri olan bir kişi olduğunu, davaya konu taşınmazdan önce yakın zamanda yine kendisine bir ev aldığını, daha sonra da yatırım amaçlı dava konusu evi aldığını, parasını ise banka aracılığıyla ... hesabına yatırdığını, taşınmazı emlakçı vasıtası ile aldığını, izah edilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığını, tüm tasarruf sahiplerine aynı dosyada dava açılmasının usul hukuku açısından yanlış olduğunu, yetkili mahkemelerin Turgutlu Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin taşınmazları emlakçı kanalı ile satın aldığını, kapora ve peşinatlar verildiğini akabinde banka aracılığıyla kalan miktarın gönderildiğini, müvekkilinin alım satım bedelini ödeyebilecek mali güçte olduğunu, izah edilen nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 4.Diğer davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.06.2020 tarihli ve 2019/44 Esas 2020/131 Karar sayılı kararıyla, dava konularından ... (...) ve ... plaka sayılı araçların 11.10.2017 tarihinde davalı ...'a devrinin yapıldığı, davalı ... ile davalı ... arasında arkadaşlık ilişkisinin bulunmadığı, davalı ...'ın kötüniyetli olduğu hususunun davacı tarafından ispat edilemediğinden davalı ... yönünden davanın reddine, davalılar ... ve ...'ın borçlunun arkadaşları oldukları, ivazlar arasında önemli oransızlık olduğu gerekçesi ile anılan davalılar yönünden davanın kabulüne ancak taşınmaz el değiştirdiğinden ve davanın bedele dönüştüğünden, davalılar ... ve ... yönünden dava konusu taşınmazların devir tarihi itibari itibariyle belirlenen değeri olan 429.633,36 TL (İzmir 2. İcra Müdürlüğünün 2017/14514 Esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve fer'ilerini geçmemek üzere) tazminat ile müştereken ve müteselsilen, davalılar ... ve ... yönünden dava konusu taşınmazın devir tarihi itibari itibariyle belirlenen değeri olan 171.262,89 TL (İzmir 2. İcra Müdürlüğünün 2017/14514 Esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve fer'ilerini geçmemek üzere) tazminat ile müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunması üzerine ,Bölge Adliye Mahkemesinin 20.10.2022 tarihli ve 2020/2203 Esas 2022/3028Karar sayılı kararıyla , davalılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararını kaldırarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine ,Dairenin 05.03.2024 tarihli ve 2023/2406 Esas, 2024/2446 Karar sayılı ilâmı ile;"..2.Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalılardan ...'a yapılan satışta ivazlar arasında önemli oransızlık olmasına, davalı ... yönünden İİK'nın 280/1. maddesi gereğince borçlunun mali durumunu bilebilecek tanışıklığın olmasına göre davalılar ... ve ... yönünden usul ve kanuna uygun olup, davalılar ... ve ... vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 3.Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamıştır. Davalı ... dava konusu ... plakalı aracı 11.01.2017 tarihinde borçludan noter satış sözleşmesi ile 40.000,00 TL ye almış, bilirkişi aracın satış tarihindeki değerini 41.502,00 TL olarak belirlemiştir. ... plakalı aracı yine 11.01.2017 tarihinde borçludan noter satış sözleşmesi ile 33.000,00 TL ye almış, bilirkişi aracın satış tarihindeki değerini 44.960,00 TL olarak belirlemiştir. Bu halde Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünün aksine ivazlar arasında önemli oransızlık olduğunun kabulü mümkün değildir. Mahkemece yaptırılan zabıta araştırmasında davalı ... ile borçlu arasında yakınlık ve arkadaşlık tesbit edilememiştir. Araçların önceden gayri resmi alınmış olması, araç alım satımlarındaki genel uygulama olması nedeni ile tanışıklık ve ötesinde borçlunun mali durumunun bilindiği anlamına gelmediği gibi, noter sözlemesinde geçen miktarın ödendiği yazılı belge ile ispatlanmış olduğundan yeniden ödeme belgesiyle ispatının aranması da hatalıdır. Bu halde mahkemece, ivazlar arasında önemli oransızlık olduğu ve üçüncü kişinin borçlunun mali durumunu bildiği somut delillerle ispatlanmamış olan davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur..." gerekçesi ile kararın bozularak Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak davalı ... yönünden davanın reddine diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde ; davalı borçlu ... ile üçüncü kişi ...'ın borçlu ile aynı sokakta oturduğunu, facebook arkadaşı olduklarını, ...'ın alım gücü olmadığını, belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.12.2024 tarihinden oy birliğiyle karar verilmiştir.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/10652, K. 2024/13668, T. 24.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-10652-e-2024-13668-k-019b16067cc5