Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/959 E. 2024/3239 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/959
Karar No
2024/3239
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/595 E., 2022/512 K. HÜKÜM/KARAR : Ret/Husumet yokluğu nedeniyle ret/Maddi tazminat kabul/ Manevi tazminat kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; ... ve ... yönünden reddine, diğer davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın taşeronluğunda çalışan davalı ...'nun sevk ve idaresindeki, diğer davalı ...'nın maliki olduğu, davalı ... şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortasını (ZMSS) yaptığı araç ile davacılar... ... ile ...'nın babası, davacılar ... ve ...'in oğulları olan desteğin kullandığı aracın çift taraflı trafik kazasında desteğin vefat ettiğini, müvekkillerinin murisi ...'a atfedilen herhangi bir kusurun olmadığını, davacıların bu kaza nedeniyle büyük acı ve elem duyduklarını iddia ederek, davalı ... şirketi yönünden sigorta poliçesindeki limit dahilinde kalmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmek üzere fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davacı ... için 1.000,00 TL, davacı ... için 1.000,00 TL, davacı anne ... için 500,00 TL, davacı baba ... için 500,00 TL maddi tazminat ile davacı ... için 15.000,00 TL, ............... için 15.000,00 TL, davacı ... için 500,00 TL, davacı ... için 500,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 29.06.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan alınmasını talep etmiş, maddi tazminat taleplerini... ... için 3.277,98 TL'ye, ..........,için 10.777,86 TL'ye, ... için 15.780,60 TL'ye, ... için 15.780,00 TL'ye ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kaza nedeniyle ölenin çocuğu olan davacılara 11.102,00 TL tazminat ödediklerini, bu ödeme nedeniyle ibra edildiklerini, poliçeden doğan sorumluluklarının son bulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazaya karıştığı iddia olunan aracın kendisine ait olmadığını, bu nedenle zarardan sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kusura itiraz ederek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.11.2014 tarihli 2009/86 Esas, 2014/483 Karar sayılı kararı ile; dava dilekçesinde davalı ...'nun davalı ...'ı taşeronluğunda ismini bilmediği bir şirkette elektrik işinde çalıştığını, bu sebeple davalı ...'ında meydana gelen kazada sorumluluğu bulunduğunu iddia etmiş ise de bu iddiasını yasal deliller ile ispatlayamadığından davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeleri ile davalılardan ... yönünden açılan davanın reddine, davacıların maddi tazminat talebinin kabulüne, davacı ... ... için 3.277,98 TL, davacı ... için 10.777,86 TL, davacı ... için 15.780,60 TL, davacı ... için 15.780,60 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 29.06.2007 tarihinden (davalı ... şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere dava tarihi olan 13.02.2009 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..., ..., Yapı Kredi Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacı ... ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 4.000,00 TL, davacı ... için 4.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.10.2017 tarihli 2015/2892 Esas, 2017/8714 Karar sayılı ilamı ile; "...Davacı taraf, eldeki davada davalı olarak gösterilen ...'nın, davaya konu kazaya karışan aracın maliki olması nedeniyle zarardan sorumlu olduğunu iddia ederek husumet yöneltmiştir. Mahkeme tarafından yürütülen yargılama kapsamında, .........., oğlu ...'ya dava dilekçesinin tebliği üzerine, bu kişi tarafından, davaya konu kazaya karışan aracın kendisi adına kayıtlı olmadığı belirtilerek husumet itirazında bulunulmuştur. Mahkeme tarafından, husumet itirazı konusunda gerekli araştırma yapılmadan ve eksik inceleme ile kazaya karışan davalı taraf aracının maliki olmayan Dursun oğlu ... hakkında hüküm tesis edilmiştir. Mahkemenin dava dilekçesini ve yargılama kapsamındaki tebligatları tebliğ ettiği (temyiz eden) ...'nın .........., oğlu- 1968 doğumlu kişi olduğu; davaya konu kazaya karışan ......., plakalı aracın kayıt maliki olan ...'nın ise Hasan oğlu- 1974 doğumlu kişi olduğu; ayrıca, aynı isimdeki bu iki kişinin T.C. Kimlik numaralarının da farklı olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Bu durum karşısında; kendisine tebligat yapılması üzerine husumet itirazında bulunan ...'nın, bu itirazı üzerinde durularak, kazaya karışan aracın doğru kayıt maliki olan ........... oğlu ... adlı kişi hakkında yargılamanın yürütülmesi gerekirken, eksik incelemeyle, kazaya karışan araçla ve kazayla ilgisi bulunmayan yanlış kişi hakkında yargılamanın yürütülüp bu kişi hakkında hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. ..." ve "...Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgulara göre mahkemece; davacılar desteğinin, davalı Halk Sigorta tarafından trafik sigortalı araçta yolcu olduğunun tarafların kabulünde olduğu; yolcu olunan araç sürücüsünün ceza yargılamasındaki ifadesinde, destek ile yakın arkadaş olduklarını ve motorsikletle gezerlerken kaza olduğunu beyan ettiği hususları da dikkate alınmak suretiyle, destek ile sigortalı aracın malik/ sürücüsü arasındaki ilişki ve desteğin araçta hatır için taşınıp taşınmadığının irdelenmesi, hatır için taşındığının anlaşılması halinde, 818 sayılı BK'nun 43 üncü maddesinin (6098 sayılı TBK md. 51) uygulanıp uygulanmayacağının hükümde tartışılması (hatır taşıması nedeniyle yapılacak indirimden sadece hatır taşıması yapan araç sigortacısı olan davalı Halk Sigorta'nın yararlanacağı da dikkate alınıp) ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir..." gerekçeleri ile davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davalı ...'nın temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 20.11.2018 tarihli 2018/67 Esas, 2018/316 Karar sayılı kararı ile; davalı, her ne kadar kaza tarihinden 5-6 ay önce aracı ... adlı kişiye haricen sattığını, araç üzerindeki fiili ve ekonomik hakimiyeti tamamen ... isimli kişinin devraldığını, dolayısıyla o tarihten itibaren araç üzerindeki hakimiyetini kaybettiğinden kaza tarihi itibarı ile işleten sıfatına haiz olmadığını, neticede aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiş ise de, aracın kayıt maliki olması, haricen satış ile kaza tarihi arasında uzun bir süre geçmemiş olması ve Sultanbeyli Cumhuriyet Savcılığına ... hakkında verdiği 12.06.2017 tarihli şikayet dilekçesinde aracı emanet olarak verdiğini beyan etmesi karşısında savunmalarına itibar edilmemiş ve işleten sıfatıyla kusursuz sorumluluğunun olduğu gerekçeleri ile davalılardan ... yönünden açılan davanın reddine, davalılardan ............., TC kimlik numaralı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacıların maddi tazminat talebinin kabulüne, davacı ... ... için 3.277,98 TL, davacı ... için 10.777,86 TL, davacı ... için 15.780,60 TL, davacı ... için 15.780,60 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 29.06.2007 tarihinden (davalı ... şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere dava tarihi olan 13.02.2009 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar 24437558132 TC kimlik numaralı ..., ... ve Yapı Kredi Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 4.000,00 TL, davacı ... için 4.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ............. TC kimlik numaralı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı, süresi içinde davalı ... vekili ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 01.02.2021 tarihli, 2019/1336 Esas, 2021/397 Karar sayılı ilamı ile; "2918 sayılı KTK'nun 3 üncü maddesi gereğince işleten; araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır. Somut olayda; trafik kazasına karışan aracın, davalı ... adına kayıtlı olduğu; bu davalının, aracını kazadan 5-6 ay önce ... adlı kişiye haricen satıp teslim ettiği, satış bedeli ödenmediği ve aracın devri alınmadığı için savcılığa şikayette bulunduğu, araç üzerinde fiili tasarrufu bulunmadığı savunmasının yapıldığı; savunmanın ispatı için de Savcılık dosyasına delil olarak dayanıldığı görülmektedir. Davalının sunduğu (12.01.2008 tarih ve 2007/3467- 2008/192 sayılı) Savcılık dosyası örneği incelendiğinde ise; davalı ...'in, davaya konu kazadan önce (12.06.2007'de) aracını ... adlı kişiye emanet olarak verdiği halde iade edilmemesi nedeniyle ve emniyeti suistimal iddiası ile şikayetçi olduğu; 12.06.2007 tarihinde araç üzerine çalıntı kaydının işlendiği (kazadan 17 gün önce); bu soruşturma kapsamında ifadesi alınan davalı ...'ın şirket sorumlusu olan ...'ın aracı davalı ...'den satın aldığını beyan ettiği; diğer davalı sürücü ...'nun da şirket yetkilisi ... tarafından, işe gidiş gelişlerde kullanılmak üzere kendilerine bu aracın tahsis edildiğini beyan ettiği; olayın hukuki ihtilaf olduğu gerekçesiyle savcılık tarafından takipsizlik kararı verildiği görülmektedir. Mahkeme tarafından, davalı araç maliki Metin'in savcılık şikayetinde aracı emanet olarak verdiğini beyan ettiği; aracın haricen satıldığı iddia edilen tarih ile kaza arasındaki sürenin kısa olduğu ve davalı savunmasına itibar edilmediği; araç maliki Metin'in işleten olarak zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, adı geçen davalı hakkında da tazminata karar verilmiştir. Davalının fiili tasarrufundan çıktığını iddia ettiği aracını geri alabilmek için yaptığı şikayette kullandığı ifadenin tek başına yeterli kabul edilmesi mümkün olmadığı gibi, harici satım tarihi olarak bildirilen 5-6 aylık sürenin kısa olduğunun kabulü de doğru değildir. Savcılık dosyasındaki beyanların bir bütün olarak değerlendirilmesi; davalı aracı üzerine kazadan 17 gün önce çalıntı kaydının işlendiği gibi hususlar birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşılmalıdır. Bu itibarla; davalının işleten sıfatının tespiti bakımından yapılan araştırma yetersizdir. Açıklanan vakıalar karşısında mahkemece; kazayı yapan aracı işletenin (fiili tasarrufu altında bulunduranın) kim olduğunun belirlenmesi bakımından, davalı ...'ın taşeron olarak işini yaptığı ve davaya konu kazayı yapan aracı bu davalı ile çalışanlarına tahsis ettiği savcılık beyanlarından anlaşılan dava dışı ... adlı kişiye ait işletmenin ticari ve işletme kayıtları üzerinde uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılması (kazayı yapan araçla ilgili olan tüm masraflar, işlemler vs. yönünden); yapılacak inceleme sonunda, aracın bu kişi ve işletmenin fiili tasarrufunda olduğunun tespiti halinde, araç üzerinde fiili hakimiyeti bulunmayan davalı ...'in işleten kabul edilemeyeceği de gözetilerek, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir." gerekçeleri davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine ancak davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozma kararı verilmiş, bu karara karşı davacılar vekilinin karar düzeltme istemi ise reddedilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ...'nın şikayet dilekçesi, davalı sürücü beyanında araç işletenin dava dışı ... olduğu beyan edildiğinden araç işletenin araçta fiili hakimiyet sahibi dava dışı ... olduğu, gerekçesi ile davalılardan ... ve.........,TC kimlik numaralı ... yönünden açılan davanın esastan reddine, davalılardan 48529755094 TC kimlik numaralı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacıların maddi tazminat talebinin kabulüne, davacı ... ... için 3.277,98 TL, davacı ... için 10.777,86 TL, davacı ... mirasçıları için 15.780,60 TL, davacı ... mirasçıları için 15.780,60 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 29.06.2007 tarihinden (davalı ... şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere dava tarihi olan 13.02.2009 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve Yapı Kredi Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara/mirasçılarına miras payları oranında verilmesine, davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... mirasçıları için 4.000,00 TL, davacı ... mirasçıları için 4.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara/mirasçılara miras payları oranında verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...'nın işleten olmadığını ispat edemediğini, Yargıtay kararında araştırılması istenen hiçbir hususun araştırılmadığını, araç malikinin dava dışı ...'ın işleten olduğunu vakasını ispat edememiş iken sorumluluktan kurtulmasının mümkün olmadığını, hükmedilen manevi tazminatın ülkenin içinde bulunduğu ekonomik koşullar değerlendirildiğinde yetersiz kaldığını, yargılama giderlerinde hata bulunduğunu, karşı yanlar lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin davacı yan lehine manevi tazminatın reddi nedeniyle hükmedilecek vekalet ücretini aşamayacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranını kabul etmediklerini, savunmalarının dikkate alınmadığını, karşı aracın farlarının çalışmaması sebebiyle kazanın oluştuğunu, kasko poliçsinde karşı yana ödeme yapılmadığını, bu sigorta şirketinin de zarardan sorumlu olduğunu, tazminat hesabında hata bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu desteğini yitiren çocuklar ile anne ve babanın destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacıların aracın kayıt maliki .............TC kimlik numaralı ...'ya yönelik temyiz itirazlarına gelince; ... aracın kayıt maliki olup, aracı sattığını noter kayıtları ile ispat edemediği gibi, işleten sıfatını devrettiğini de ispat edememiştir. Mahkemece, bozma ilamında işaret edilen şekilde yapılan inceleme ve araştırmalarda bu davalının işleten sıfatını devrettiğine ilişkin hiçbir delil, bilgi ve belge bulunamamıştır. Bu nedenle................. TC kimlik numaralı davalı ...'nın da sürücü ile müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaması bozma nedenidir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'ya yükletilmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/959, K. 2024/3239, T. 15.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-959-e-2024-3239-k-b9dd27d6510c