Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/954 E. 2025/16361 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/954
- Karar No
- 2025/16361
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/23 E., 2022/1810 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/120 E., 2021/937 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili, davalı ... Sigorta A.Ş vekili, davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların müşterek çocuğu ... .... sevk ve idaresindeki motosiklet ile sürücüsünün ..., malikinin ... olduğu araç arasında 05.06.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ........'nun vefat ettiğini, davalı sürücü ...'nun kusurlu bulunduğunu, kazaya sebebiyet veren karşı aracın, ... Sigorta AŞ tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalandığını, müracaat üzerine, kabul edilmemesine rağmen 29.08.2019 tarihinde 100.496,00 TL tazminat, 5.000,00 TL vekalet ücreti açıklaması ile ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müteveffa çocuklarının desteğinden yoksun kalan davacı anne ve baba için şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte kendilerine ödenmesini,100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacı ...ya verilmesini, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ..........dan alınarak davacı ...ya verilmesini talep etmiş, 30.09.2021 tarihli talep arttırım dilekçesiyle destekten yoksun kalma tazminatı talebini davacı ... yönünden 70.451,32 TL, davacı ... yönünden 118.809,16 TL olmak üzere toplam 189.260,48 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketine başvuru üzerine, davacılara 29.08.2019 tarihinde 105.496,00 TL ödeme yapıldığını, davacıların zararının karşılandığını, davaya konu trafik kazasında sigortalı aracın kusuru olmadığını, kusur araştırması ve kusur indirimi yapılması gerektiğini, ayrıca kaza tarihinden itibaren faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalılar ... ve ..., cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maddi tazminat davasının kabulü ile davacı ... ..... için 70.451,32 TL ve davacı ... ..... için 118.809,16 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 05.06.2019 tarihinden itibaren davalı ... Sigorta A.Ş yönünden ise temerrüt tarihi olan 29.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile davacı ... .... için 40.000,00 TL ve ... ..... için 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... 'dan olay tarihi olan 05.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... Sigorta A.Ş vekili, davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile destek sürücünün kask takmaması nedeniyle kusur durumuna göre tespit edilen tazminattan önce %20 müterafik kusur indirimi düşülmesi son olarak yapılan ödemenin güncellenen değerinin düşülmesi gerektiği, Dairece yapılan hesaplamada desteğin %25 kusurunun tenzili sonucunda davacı ... yönünden hesaplanan 184.790,51 TL'den önce %20 müterafik kusur indirimi yapıldığı (147.832,40 TL) ardından güncellenen ödemenin mahsup edilerek (147.832,40 TL - 65.981,35= 81.851,05 TL) davacı ...'ın 81.851,05 TL destek alacağı olduğunun belirlendiği, davacı ... yönünden yapılan hesaplamada; desteğin %25 kusurunun tenzili sonucunda davacı ... yönünden hesaplanan 122.237,52 TL'den önce %20 müterafik kusur indirimi yapıldığı (97.790,01 TL) ardından güncellenen ödeme mahsup edilerek (97.790,01 TL - 51.786,20= 46.003,81 TL) davacı ...'nin 46.003,81 TL destek alacağı olduğunun belirlendiği, maddi tazminatların kısmen reddedilen miktarının, asıl alacaktan takdiri indirim yapılması nedeniyle yasadan kaynaklandığı ve bu nedenle davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davalıların istinaf başvurularının kabulüne, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/1 20... /937 Karar sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına, hükmün HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince yeniden tesisine,"1-Maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı ... ..... için 46.003,81 TL ve davacı ... ..... için 81.851,05 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 05.06.2019 tarihinden itibaren davalı ... Sigorta A.Ş yönünden ise temerrüt tarihi olan 29.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile; davacı ... ..... için 40.000,00 TL ve ....... için 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan olay tarihi olan 05.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminat miktarının az olduğunu, müvekkillerinin murisi olan müşterek çocukları .........'nun 22 yaşında vefat ettiğini, çocuklarının mürüvvetini, askerliğini, mezuniyetini daha birçok güzel günlerini göremeyecek olan müvekkillerinin aradan geçen süreye rağmen derin bir üzüntü ve ızdırap içerisinde olduğunu, yaşanan kazada müteveffanın vefatı ile kask arasında illiyet bağı olmadığını, ayrıca yaşanan kazada müteveffa kask kullanmış olup kazanın etkisiyle kaskın savrulduğunu, kaza trafik tespit tutanağında kaska ilişkin bir tespitte bulunulmadığını, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından mahallinde yapılan keşifte de müteveffanın kask kullanmadığına dair bir hususa yer verilmediğini beyan etmektedir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; ödeme tarihi verileriyle ödemenin yeterli olup olmadığının incelenmediğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından teklif mailleşmesinden sonra yapılan teklifin davacı yan tarafından kabul edilmediği dikkate alınarak, yapılan ödemedeki 5.000,00 TL'nin vekalet ücretininden mahsup edilmesinin hatalı olduğunu, yapılan ödemenin tümünün mağdurlar için hasar ödemesi olup tazminat olarak dikkate alınması gerektiğini beyan etmektedir. Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; yapılan yargılamada müterafik kusur indirimi yapılmış olmasına karşın, ... Sigorta A.Ş tarafından davacılara yapılan ödemenin ödeme tarihi verileriyle yeterli olup olmadığının incelenmediğini ve ödeme tarihi verileriyle hesaplama yapıldığında ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan ödemenin zararı karşılar nitelikte olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 05.06.2019 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası neticesinde davacıların desteği sürücünün ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin, davalılar .... ve ... vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesine göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Davaya konu olayda; kaza tarihi, meydana gelen kazada vefat eden desteğin yaşı, davacıların desteğin anne ve babası olması, davalı taraf sürücüsünün %75 oranında kusurlu bulunması ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin ve davalılar ..... ve ... vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... Sigorta A.Ş, ... ve ...'ya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.