Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9439 E. 2025/8426 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9439
Karar No
2025/8426
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/671 E., 2023/962 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından düzenlenen 30.03.2018 düzenleme tarihli 30.09.2018 vade tarihli 2.500,000,00 TL tutarlı bononun vade tarihinde ödenmemesi üzerine, ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı şirket ve kefil olarak bono üzerinde imzası bulunan diğer davalılar ... ve ... aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalılar hakkında gerçekleştirilen icra takibi neticesinde davalıların haczi kabil herhangi bir mal varlığının tespit edilememiş olduğunu, davalı borçlu ... tarafından 11.10.2018 tarihinde dava konusu taşınmazın davalı ...'ya taşınmazın emsal değerlerinden çok düşük bir bedelle devredildiğini, davalıların birbirini tanıyan ve aralarında yakınlık ilişkisi bulunan kişiler olduğunu, dava konusu ... plakalı aracın davalı borçlu ... tarafından davalı ...'ya 15.10.2018 tarihinde devredildiğini, yapılan satış ve devir işleminin gerçek bir işlem niteliğinde olmadığını, emsal satış bedellerinden düşük bir bedel karşılığında aracın satış ve devrinin gerçekleşmiş olduğunu, dava konusu ... plakalı aracın davalı ... tarafından davalı ...'ya 07.09.2018 tarihinde devredilmiş olduğunu, davalı ...'nın ... yetkilisi olarak alacaklılardan mal kaçırma saiki ile hareket etmiş olduğundan davalılar ... ile ... arasında gerçekleşen araç satış işleminin muvazaalı bir işlem niteliğinde olduğunun görüldüğünü belirterek dava konusu taşınmaz ve araçların devrine ilişkin satış tasarruflarının davacı yönünden iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; aracın satış bedelinin emsal satış değerlerinden düşük gösterilmediğini, yapılan işlemde herhangi bir mal kaçırma kastı bulunmadığını, ...'nın ihtiyacı sebebiyle bu aracı satın aldığını, davalının ...'yı yalnızca araç satış işlemleri sebebiyle tanıdığını ve aralarında başka hiçbir yakınlık ve tanışıklık bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu konut niteliğindeki taşınmazı 11.10.2018 tarihinde ...'tan satın aldığını, yatırım yapmak amacıyla bu taşınmazı satın alabilmek amacıyla pazarlıklarda bulunduğunu ve anlaşma olması üzerine 375.000,00 TL bedel üzerinden taşınmazı satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının .... adına kayıtlı ... plaka sayılı aracı vekil ...'dan 351.000,00 TL'ye satın aldığını ve satış bedelini ödediğini, keza ... adına kayıtlı ... plaka sayılı aracı vekil ...'dan 340.000,00 TL'ye satın aldığını ve satış bedelini ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 4.Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu aracı diğer davalı ...'tan 150.000,00 TL bedel karşılığında satın aldığını ve noterden yapılan araç satış ve devir sözleşmesinin imzalandığı sırada aracın bedelini davalı ...'a ödediğinden dava dilekçesinde bahsedilenin aksine gerçek ve resmi bir araç satışı yapmış olduğunu, davalı ...'u aracı satın alacağı ve aracın satış bedeli konusunda yapmış oldukları görüşmeler esnasında tanıdığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 5.Diğer davalılar; davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekiline davaya konu edilen ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden ve her bir davalı borçlu yönünden alınmış kesin veya geçici aciz vesikasını veyahut bunlara eşdeğer haciz tutanaklarını sunmak üzere 12.01.2021 tarihli duruşmada davacı vekiline kesin süre verildiği, davalı vekilince verilen kesin sürede acz belgesi sunulmadığı gibi, karar tarihinde dahi sunulmadığı, yine Uyap sistemi üzerinden temin edilen kayıtlara göre halihazırda davalı borçlu ... adına 24 adet, davalı borçlu ... adına da 2 adet taşınmaz bulunmakta olup bu taşınmazların satışına gidilip alacağı karşılayıp karşılamayacakları belirlenmeden ve acz belgesi sunulmadan iş bu davanın dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın ön koşul yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından geçici ya da kesin aciz belgesi sunulmadığı, İlk Derece Mahkemesince usulüne uygun şekilde kesin mehil verildiği halde kesin mehil süresi içerisinde de davalı borçlular hakkında düzenlenen aciz vesikası ya da İİK'nun 105. madde kapsamında aciz vesikası niteliğinde haciz tutanağı sunulmadığı, takip dosyasında bulunan 28.11.2018 tarihli haciz tutanağının dava dışı borçlu ... bakımından düzenlenmiş olması nedeniyle eldeki dava bakımından İİK'nun 105. madde kapsamında aciz belgesi niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalılar hakkında gerçekleştirilen icra takibinde davalı/borçlular hakkında yapılan haciz işlemi üzerine davalı/borçluların haczi kabil herhangi bir malvarlığı tespit edilemediğinden, icra dosyasında davalı/borçlular hakkında yapılan haciz işlemleri sebebiyle düzenlenen haciz tutanaklarının aciz vesikası hükmünde olduğunu, davalı/borçluların birçok icra dosyasından dolayı borçlu bulunduklarını, borca yeter malvarlıklarının bulunmadığının icra dosyası ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakta olduğunu, mahkemece borçlular adına kayıtlı malvarlıkları olduğundan bahisle davalı/borçluların taşınmazların satışına gidilip alacağın karşılanıp karşılanamayacağının belirlenmesi gerektiği şeklindeki gerekçenin açıkça hukuka aykırılık gösterdiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9439, K. 2025/8426, T. 26.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-9439-e-2025-8426-k-73c3749149d9