Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9375 E. 2023/12954 K. – Kasko Sigorta

Konu: Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9375
Karar No
2023/12954
Karar Tarihi
Konu
Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Tazminat

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2022/396 E., 2023/275 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasındaki kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait ve davalıya kasko sigortalı aracın 08.10.2013 tarihinde sevk ve idaresinde Giresun-Trabzon istikametine seyir halinde iken Akçaabat ilçesinde karışmış olduğu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası sonucunda hasarlandığını, poliçenin Giresun’da yapıldığını, kaza sonrasında hasar bedelinin ödenmesi için yapılan başvurunun davalı ... şirketi tarafından reddedildiğini belirterek belirsiz alacak olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL'nin talebin reddedildiği tarih olan 15.01.2014 tarihinden işleyecek ticari reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş; 12.02.2015 tarihli bedel artırım dilekçesiyle, aracın hurda bedelini düştüklerini belirterek talebini 23.750,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sahibinin poliçe süresinde sigortalı aracı kiraladığının tespit edildiğini, bu durumda müvekkilinin tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.03.2015 tarihli ve 2014/578 Esas, 2015/220 Karar sayılı kararı ile; rizikonun sigorta teminatı dışına kaldığını ispat yükünün sigortacıya ait olduğu, davalı sigortacının somut ve kesin delillerle bu iddiasını ispat edemediği, benimsenen bilirkişi raporuna göre aracın perte ayrılmasının uygun olduğu, davacının aracın kendilerinde kalmasını istediği, sovtaj bedelinin düşüldüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 23.750,00 TL'nin 15.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 10.04.2018 tarihli ve 2015/9779 Esas, 2018/4007 Karar sayılı ilamıyla; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "Poliçede sigortalı aracın kullanım tarzı özel oto olarak gösterilmiştir. Poliçe teminat tarihleri 15.4.2013-15.4.2014 olup davaya konu trafik kazası 8.10.2013 tarihinde Trabzon/Akçaabat’ta gerçekleşmiştir. Davacı ... Giresun’da ikamet etmektedir. Hazırlık beyanlarından davaya konu trafik kazasının sürücü nun, arkadaşları ve ile Giresun’dan Trabzon’a gezmeye giderken meydana geldiği anlaşılmıştır. Sigortalı aracın plaka değişikliği zeyilnamesini davacı adına dava dışı 15.4.2013 tarihinde teslim almıştır. Hasar dosyası içerisinde dava dışı ’un sosyal medya hesabında 16.7.2013 tarihinde paylaşılmış olan Kardeşler Otomotiv-rent a car-oto alım-satım önünde sigortalı aracın önünde çekilmiş fotoğrafı bulunmakta olup, ‘‘Plakalara dikkat’’ mesajı yazılmıştır. Yine aynı hesapta 9.7.2013 tarihinde paylaşılmış olan, açık bir alanda sigortalı araç dahil plakaları benzer olan dört aracın yan yana çekilmiş fotoğrafı bulunmakta olup, ‘”Arkadaşlar her bütçeye uygun kiralık araç bulunmaktadır.” mesajı yazılmıştır. Bu durumda mahkemece gerekirse kolluk araştırması da yapılarak, sürücü ile davacı malik arasındaki ilişkinin kapsamı, aracın sürücünün eline ne şekilde geçtiği, aracın kiraya verilip verilmediği, varsa kira sözleşmesinin ve kira bedelinin maliye ve vergi Dairelerine bildirilip bildirilmediği araştırılarak, sonucuna göre poliçedeki hüküm de değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına, bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin hasar miktarına dair diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına; davacı vekilinin karar düzeltme isteminin Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 07.11.2019 tarihli ve 2018/4874 Esas, 2019/10383 Karar sayılı ilamı ile süre yönünden reddine karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 02.03.2021 tarihli ve 2019/533 Esas, 2021/114 Karar sayılı kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile 23.750,00 TL'nin 15.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 27.12.2021 tarihli ve 2021/18746 Esas, 2021/11116 Karar sayılı ilamıyla; "...Mahkemece bozmaya uyularak, davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu belirtilmişse de, bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; bozma ilamında yer alan hususlarda mahkemece yeterli bir araştırma ve inceleme yapılmış olmadığından, yargılama dosyası bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir. Zira bozmada işaret edildiği şekilde, 1995 doğumlu ve lise son sınıf öğrencisi olup sürücü belgesini kaza tarihinde yeni almış olduğu dosya kapsamından anlaşılan sürücü ile davacı malik arasındaki ilişkinin kapsamı ve aracın ne şekilde sürücü eline geçtiği konusunda bir belirleme bulunmayan kolluğun araştırma tutanağına ve vergi dairesinin yine aracın kiralanmasına yönelik belge bulunmadığına dair cevabına dayalı olarak hüküm kurulmuş, yine aracın plaka değişikliği zeyilnamesini davacı adına 16/07/2013 tarihinde teslim alan ve Kardeşler Otomotiv Rent A car oto alım satım isimli iş yeri önünde aracın çekilmiş fotoğrafını sosyal medya hesabında paylaşan dava dışı ile davacı arasındaki ilişkinin kapsamı, dava dışı gerçekten araç kiralama işi yapıp yapmadığı, bu iş yeri ve araçla ilgisi, aracın davacıdan dava dışı a, davacı/veya dava dışı dan kazayı yapan sürücü a ne şekilde geçtiği, dolayısıyla aralarındaki ilişkinin mahiyeti hususu araştırılıp açıklığa kavuşturulmamış, böylece bozmanın gereği yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiştir. Şu halde mahkemece yapılacak iş; davacının iddiası ve davalının savunması doğrultusunda taraf delilleri eksiksiz şekilde toplanmak ve bozma gerekçesi ve içeriğinde açıklanan şekilde araştırma yapılmak suretiyle eksiklikler giderildikten sonra uyuşmazlığın esası hakkında bütün deliller ve poliçedeki hüküm de birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle bozma gereği yerine getirilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması doğru olmamış, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma neden ve şekline göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma uyarınca ve arasındaki ilişkinin araştırıldığı, emniyetten gelen cevapta davacıya ait aracın sürücü eline ne şekilde geçtiğinin bilinmediği, aralarında akrabalık ve arkadaşlık bağının bulunmadığı, davacının araç kiraya vermesine ilişkin bilgi bulunmadığının tespit edildiğinin bildirildiği, vergi dairesinden gelen cevapta araca ait kira sözleşmesi ve kira bedeline ilişkin herhangi bir belgenin bulunmadığının bildirildiği, sürücü babasının hastanede memur olarak çalıştığı, davacı ...'ın aynı hastanede temizlik firmasında yetkili olarak çalıştığı, ancak şahsen tanımadığı, Umut'un da davacı ...'ı babasının iş arkadaşı olarak bildiği, aralarında iş veya arkadaşlık ilişkisi bulunmadığı, Bulancak'ta boya operatörü olarak çalıştığı, ile davacı arasında akrabalık bağı bulunmadığı, belediye temizlik işleri müdürlüğünde çalıştığı, davacı ...'ın çalışma yoğunluğundan dolayı Neşeli Ayaklar Kreşinin ihtiyaçları için kendisine ait olan aracı emaneten vermek suretiyle kreşin ihtiyaçlarını gördüğü, davalının somut ve kesin delillerle iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 23.750,00 TL'nin 15.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ispat yükünün davacıya ait olduğunu, sigortalı aracın kiralık olarak kullanıldığının dosya kapsamındaki delillerle ispat edildiğini, 'un rent a car işi yaptığını, davaya konu aracın da aralarında bulunduğu birkaç aracın birlikte çekilmiş fotoğraflarda ücret karşılığı araçların kiraya verildiğine ilişkin yazıların tespit edildiğini, kazanın meydana geldiği 08.10.2013 tarihli günün akşamında kaza sonrası araç sürücüsü tarafından 10.000,00 TL'lik bir ücretin kiralama işi yaptığı kanısı oluşan a verildiğinin beyan edildiğini, her ne kadar bu ücretin araç hasarına binaen ödendiği belirtilmişse de bu tutarın tarafından araç maliki davacıya verilmemiş olduğunun davacının ifadesinde belirtildiğini, davacı ... tarafından araç hasarının giderildiği beyan edilmiş olsa da kaza sonucu zararın giderimi için sürücü tarafından ödemenin arabayı kiraladığı kanısı oluşan tarafından verildiğini, bu ücretin aracın kiralanması karşılığı olduğunun aşikar olduğunu, karar iki kez bozulmasına rağmen mahkemenin esaslı şekilde inceleme ve değerlendirme yapmadan hüküm kurduğunu, dosyadaki fotoğraflara göre aracın kiralık olarak kullanıldığının açık olduğunu, ve ifadeleri doğrultusunda oluşan güçlü kanaate rağmen mahkemece yeterli araştırma yapılmaksızın hükmü kurulduğunu, araştırmanın sadece kolluk ve vergi dairesine yazılan yazılarla yapılmasının yeterli olmayıp davacının banka hesaplarının da incelenmesi gerektiğini, aracın çekme belgesinin sunulmadığını, hükme esas alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, uygulanması gereken faizin yasal faiz olabileceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın karıştığı trafik kazası sonucu meydana gelen hasar bedeli talebiyle açılan davada, aracın kiralık (rent a car) olarak kullanıldığı sırada kazanın olup olmadığı, hasarın teminat dışı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409, 1438 ve 1453 üncü maddeleri, Kasko Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Somut olayda, 08.10.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacının maliki olduğu, sürücü tarafından kullanılan plakalı aracın hasarlandığı sabit olup bu hususta taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı vekilince sunulan hasar araştırma raporuna göre; araç sahibi ...'nun aracı arkadaşı olan özel işlerini halletmesi için verdiğini, da kendisinin bilgisi olmadan aracı verdiğini beyan ettiği, araç sürücüsü olan lise son sınıf öğrencisi olduğu, aracın Giresun ilinden tanıdığı'dan aldığını ifade ettiği, ile ilgili internet üzerinden yapılan araştırmadaent a acar işi yaptığı, facebook hesabında aralaındaplakalı aracın da bulunduğu bir kaç aracın birlikte çekilmiş resimleri olduğu ve araçların ücret karşılığı kiraya verildiğine ilişkin yazının olduğu, araç içerisinde yapılan incelemede aracın içerisinde bulunan yakıt fişleri ile yakıt alınan istasyonlardan kredi kartı ile ödeme yapıldığına ilişkin kredi kartı slipleri bulunduğu, bulunan sliplerde aracın 29.09.2013 tarihinde isimli bir şahsın kullandığı, aracın daha önceki yapmış olduğu kazada ise aracı kullananın olduğunun tespit edildiği, aracın sürekli farklı kişiler tarafından kullanıldığının tespit edildiği, aracın 15.04.2013 tarihinde satın alınmasına rağmen 6 ay gibi kısa bir sürede 38.100 kilometreye ulaştığı belirtilmiştir. Poliçede sigortalı aracın kullanım tazı özel oto olarak gösterilmiştir. Davaya konu trafik kazası 08.10.2013 tarihinde Trabzon/Akçaabat'ta gerçekleşmiştir. Davacı ... Giresun'da ikamet etmektedir. Sigortalı aracın plaka değişikliği zeyilnamesini davacı adına dava dışı 15.04.2013 tarihinde teslim almıştır. Hasar dosyası içerisinde dava dışı sosyal medya hesabında 16.07.2013 tarihinde paylaşılmış olan Kardeşler Otomotiv Rent A Car oto alım-satım önünde sigortalı aracın önünde çekilmiş fotoğrafı bulunmakta olup "Plakalara dikkat" mesajı yazılmıştır. Yine aynı hesapta 09.07.2013 tarihinde paylaşılmış olan, açık bir alanda sigortalı araç dahil plakaları benzer olan dört aracın yan yana çekilmiş fotoğrafı bulunmakta olup "Arkadaşlar her bütçeye uygun kiralık araç bulunmaktadır" mesajı yazılmıştır. Davaya konu 15.04.2013-15.04.2014 vadeli kasko sigorta poliçesinde aracın kullanım şekli "özel oto" olarak belirtilmiş olup poliçenin beyana aykırılık klozu başlığı altında "...Şirketimiz kısa veya uzun süreli kiralık araçları, sürücü kursu araçlarını, taksi/dolmuş olarak kullanılan araçları sigorta etmemektedir. Bu nedenle gerek poliçe tanzim edilirken, gerekse poliçe süresi boyunca sigortalı aracın bu tarz kullanımda olduğu anlaşılırsa tazminat ödenmez..." düzenlemesi yer almaktadır. Aracın davacıdan dava dışı 'a, dava dışı 'dan kazayı yapan sürücüa ne şekilde geçtiği, aralarındaki ilişkinin mahiyetinin açıklığa kavuşturulması yönünde eksik incelemeden hükmün bozulmasına karar verilmiş; bozmadan sonra mahkemece davacının hastanede temizlik firmasında yetkili olarak çalıştığı, sürücü babasının da aynı hastanede memur olarak çalıştığı, sürücü davacı ...'ı babasının iş arkadaşı olarak bildiği, aralarında iş veya arkadaşlık ilişkisi bulunmadığı, dava dışı ile davacı arasında akrabalık bağı olmadığı, belediye temizlik işleri müdürlüğünde çalıştığı, davacının çalışma yoğunluğundan dolayı işlettiği kreşin ihtiyaçları için aracı emaneten dava dışı verdiği, davalının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan bu sonuç dosya kapsamı ile bozma öncesi ve sonrası toplanan delillere uygun düşmemektedir. Şöyle ki; bozmadan sonra sürücü emniyette alınan ifadesinde, aracı gezme amacıyla dava dışı'dan aldığını, kazayı 'a bildirdiğini, kazadan iki ay sonra araç hasarı için a 10.000,00 TL'ye elden verdiğini, aracın sahibi olan tanımadığını, araç sahibi olarak bildiğini beyan etmiş; davacı ... ise beyanında, kreş işlettiğini, devlet hastanesinde çalıştığı için işlettiği kreşin ihtiyaçlarının karşılaması amacıyla olay tarihinde aracı arkadaşı olan verdiğini, kazayı yapan tanımadığını, kaza sonrası aracı tamir ettirerek sattığını, aracın tamiri için ne kadar para harcadığını hatırlamadığını, kazayı yapan hasar nedeniyle herhangi bir talebi olmadığını beyan etmiş; ise beyanında, araç maliki arkadaşı olduğunu, kaza tarihinde ait kreşte iş takibi için aracı kendisinin kullandığını, kaza günü aracı arkadaşı olan araç malikinden habersiz şekilde verdiğini, kazayı öğrendikten sonra olay yerine giderek jandarmaya ifade verdiğini, ancak hangi jandarma karakoluna ifade verdiğini hatırlamadığını, araç hasarı için para alıp almadığını hatırlamadığını ifade etmiştir. Ancak davacının 08.10.2013 kaza tarihinde Askur Mutfak Ltd. Şti.'de sigortalı işçi olarak çalıştığı, ifadede geçen kreş işletmesine ilişkin davacının işe başlama tarihinin ise 14.11.2016 olduğu, davacının devlet hastanesindeki işe 15.09.2021 tarihinde başladığı bozmadan sonra toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Bu nedenle verilen beyanlar, dosya kapsamındaki delillerle de örtüşmemektedir. Şu hâlde Mahkemece; kasko sigorta poliçesindeki beyana aykırılık klozu kapsamında aracın kısa veya uzun süreli olarak kiralık kullanımdayken hasar oluşumuna sebebiyet verildiği durumlarda sigortacının hasardan sorumlu olmayacağı kararlaştırılmış olup davalının hasar araştırma raporu, bozma öncesi dosyaya sunulan deliller, özellikle bozma sonrasında alınan beyanlar ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, aracın kiralık araç olarak kullanıldığı açıkça anlaşılmakta olup davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 2. Bozma kapsam ve şekline göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan nedenlerle, bozma kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9375, K. 2023/12954, T. 04.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-9375-e-2023-12954-k-044fa8cb0998