Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/933 E. 2025/7217 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/933
- Karar No
- 2025/7217
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/528 E., 2022/2037 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı ... donanımları arasında imzalanan 30.12.2013 tarihli eser sözleşmesindeki yükümlülükleri davalı ... tarafından yerine getirilmediğini, kötü niyetli olarak davalı tarafından sözleşme hükümlerine aykırı olarak fatura düzenlendiğini, bu fatura neticesinde davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine ...1.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin haksız takibe itiraz ettiğini, davalı şirketin davacı aleyhine ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden davacı şirket aleyhine başlatmış olduğu takibe konu 857.900,00 TL alacağını ... 11. Noterliği'nin 07.05.2015 tarihli ... yevmiye numaralı alacağın devri sözleşmesiyle tüm hukuk ve vecibeleriyle temellük eden ... isimli şahsa temlik ettiğini, iflasın eşiğinde olan davalı ... gerçekte mevcut olmayan bir borcu icraya koyduğunu ve bu icra dosyasından doğduğunu iddia ettiği sözde alacağını aralarında herhangi bir ticari ilişkin bulunmayan diğer davalı ...'e temlik ettiğini, ... ile diğer davalı... arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, bu nedenle 07.05.2015 tarihli temlik işleminin muvazaalı olduğunu belirterek ... 11. Noterliği'nin 07.05.2015 tarihli ... yevmiye numaralı alacağın devri tasarrufunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde , müvekkili aleyhine açılan bu davada müvekkilinin borçluymuş gibi davalı konumuna düştüğünü ancak müvekkilinin borçlu değil alacaklı konumunda olduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğu bir borç ilişkisinde tasarrufun iptali davasında davalı olamayacağını, davacının dayandığı icra dosyasında müvekkilinin temliken alacaklı olduğunu davanın dava şartı yokluğundan ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, tasarrufun iptali davalarında davacının İİK.277. maddesi gereğince alacaklı, davalının ise aynı yasanın 282. maddesi gereğince borçlu olduğunu, müvekkili aleyhine açılan bu davada müvekkilinin sanki borçluymuş gibi davalı konumuna düştüğünü ancak müvekkilinin borçlu değil alacaklı konumunda olduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğu bir borç ilişkisinde tasarrufun iptali davasında davalı olamayacağını belirterek dosya üzerinden inceleme ile davanın dava şartı yokluğundan ve esastan reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı ile davalı ... arasında düzenlenen sözleşmede taraflar kendi serbest iradeleri ile yüklenicinin hakediş alacaklarını işverenin yazılı izni olmadan 3. şahıslara temlik edemeyeceği kararlaştırıldığından davalılar arasında yapılan alacağın temliği sözleşmesinin davacı açısından hukuken bir geçerliliğinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...davacı ile davalı şirket arasında 30.12.2013 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında inşaatın belirli yerlerin yapılması hususunda eser sözlemesinin imzalandığı, davalının yüklenici olarak üstlendiği inşaat işinden dolayı davacıdan alacağının bulunduğu, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 2015/377 Esas ve 2020/23 Karar sayılı ilam ile davalının alacaklı olduğunun anlaşıldığı, nitekim Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 2020/636 Esas ve 2022/411 Karar sayılı ilam ile alacağın mevcut olduğunun kabulüne karar verilerek davacının istinaf talebinin reddedildiği, bu durumda davacının davalıdan alacaklı olmadığı bilakis davalının davacıdan alacaklı olduğunun ilam ile anlaşıldığı görülmektedir. Öyleyse davalı şirketin davacıdan alacağının gerçek olduğu ve bu alacağını 07.05.2015 tarihinde davalıya temlik ettiği anlaşılmakla davacının eldeki dosyada hem davalıdan alacaklı olduğunun anlaşılamaması hem de davalının alacağının gerçek olması nedeniyle Mahkemece tasarrufun iptali davasının görülebilme koşullarının mevcut olmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. Hal böyle olunca davalının istinaf talebinin kabulüne, ilk derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın görülebilme şartı bulunmadığından davanın reddine yönelik 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığı" gerekçesi ile İlk Derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden hüküm tesis etmek sureti ile davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davalıların arasında hayalı bir alacak ilişkisi yaratılarak temlik işleminin yapıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, vekalet ücretinin nisbi olarak hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık, BK'nın 19. maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ve davalı ...'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.