Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9093 E. 2023/13889 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9093
- Karar No
- 2023/13889
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/190 E., 2017/640 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan davalıya ait aracın, sürücü belgesi olmayan kişinin sevk ve idaresinde iken gerçekleşen 18.06.2007 tarihli tek taraflı kazada üçüncü kişinin yaralanmasına sebep olduğunu, yaralanan üçüncü kişiye müvekkili tarafından 24.10.2008 tarihinde 8.586,72 TL tazminat ödendiğini, ödenen bu bedelin rücuen tahsili için davalı aleyhine Beyoğlu 1. İcra Müdürlüğünün 2009/13766 sayılı dosyasında başlatılan ilamsız icra takibine davalının itiraz etmesi ile takibin durduğunu, davalının zarardan sorumlu olduğunu ve yapılan itirazın haksız olduğunu belirterek 8.587,00 TL asıl alacak üzerinden başlatılan icra takibine haksız itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; gerçekleşen kazada müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun olmadığını, müvekkilinin sahibi olduğu aracı olay günü otoparka bıraktığını, aracın otoparktan çalınması neticesinde gerçekleşen kazada üçüncü kişinin yaralandığını, hırsızlık suçundan ceza yargılamasının devam ettiğini, üçüncü kişiye ödenen tazminat yönünden gerçek zarar hesabı yapılması gerektiğini, icra inkar tazminatından sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.12.2013 tarihli 2009/312 Esas 2013/41 Karar sayılı kararı ile davalının poliçe şartlarına aykırı şekilde resmi otoparkçı olmayan kişiye aracı anahtarı ile beraber teslim ettiği ve akabinde sürücü belgesi olmayan kişinin sebep olduğu tek taraflı kazada üçüncü kişinin yaralandığı, davacı tarafından ödenen bu tazminattan davalının sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile Beyoğlu 1. ( İstanbul 32. ) İcra Müdürlüğünün 2009/13766 sayılı takip dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 8.587,00 TL asıl alacak ve 655,94 TL işlemiş faiz olmak üzere 9.242,94 TL üzerinden devamına, asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren %25 avans faizi işletilmesine, icra ve inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 22.12.2014 tarihli 2013/13137 Esas 2014/19085 sayılı kararı ile "... Somut olayda, dava konusu kazada yaralanan 3. kişi ...'ın Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu'nun 05.8.2008 tarihli raporuna göre olay nedeniyle uğradığı tüm vücut fonksiyon kaybı oranının % 16 olduğu belirtilmiş ve davacı tarafından dava öncesi yapılan ödemelerde bu rapor esas alınmış ise de; anılan bu raporda maluliyet oranının belirlenmesinde hangi kriterlerin esas alındığı belirtilmediğinden anılan raporun hüküm vermeye elverişli olmadığı açıktır. O halde, mahkemece, kazada yaralanan 3. kişinin olay nedeniyle uğradığı maluliyet oranının tespiti için olay tarihi itibariyle Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğüne uygun bir rapor alınması yönünden tüm tedavi evrakıyla birlikte Adli Tıp Kurumu veya Üniversitelerin Adlı Tıp Kürsüsü'ne sevki sağlanıp belirtilen tüzük hükümlerine uygun rapor alındıktan sonra, tazminat miktarının belirlenmesi için dosyada raporu bulunan aktüerya uzmanı bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık ek rapor alınması, meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi, ondan sonra dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Kabule göre; 1086 sayılı HUMK.nun 74. ve 6100 sayılı HMK.nun 26. maddesi (Taleple bağlılık ilkesi) hükmü gereğince hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Somut olayda, davacı vekili takip talebinde reeskont faizine karar verilmesini talep etmiş olup, mahkemece hükmedilen tazminat için takip tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlarda reeskont faizine hükmedilmesi gerekirken, talep aşılarak yazılı şekilde sabit oranda avans faizine karar verilmesi de isabetli değildir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma sonrası olay tarihinde yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü'ne uygun Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda dava dışı yaralanan kişinin %43,2 oranında maluliyeti olduğunun belirlendiği, raporun gerekçeli ve denetime uygun olduğu, bu maluliyet oranına göre alınan hesap raporunda gerçek zarara ilişkin ödenmesi gereken tazminat miktarının 25.423,43 TL olarak belirlendiği, davacı ... tarafından ödenen tazminattan davalının sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile Beyoğlu 1. (İstanbul 32.) İcra Müdürlüğünün 2009/13766 sayılı takip dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 8.587,00 TL asıl alacak ve 655,94 TL işlemiş faiz olmak üzere 9.242,94 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi işletilmesine, icra ve inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sözlü yargılamaya geçilmesine ilişkin ihtarat yapılmadan karar verildiğini, uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemesinin görevli olduğunu, gerçekleşen kazada müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun olmadığını, müvekkilinin sahibi olduğu aracı olay günü otoparka bıraktığını, aracın otoparktan çalınması neticesinde gerçekleşen kazada üçüncü kişinin yaralandığını, hükme esas alınan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, takip tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi işletilmesinin yerinde olmadığını, vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın üçüncü kişiye verdiği zarar kapsamında ödenen tazminatın rücuen tahsiline ilişkin itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, olay tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1301 inci maddesi. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.