Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/869 E. 2024/2763 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/869
- Karar No
- 2024/2763
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/145 E., 2022/523 K. DAVA TARİHİ : 20.04.2015 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya ait... İli Merkez ... Mahallesi 31 ada, 601 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan A Blok Zemin Kat 1 nolu bağımsız bölümün 27684650 poliçe numarası ile davalı tarafından zorunlu deprem sigorta poliçesi ile sigortalandığını, 30.11.2013 tarihinde meydana gelen deprem sonucu davacıya ait evin zarar gördüğünü, davalının poliçe kapsamında davacının oluşan zararını karşılaması gerekirken karşılamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL tazminatın 30.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı tarafça alınan ilk ekspertiz raporunda taşıyıcıda (kolonda) meydana gelen hasarın malzemenin kalitesizliğinden ve binanın yaklaşık 20 yıllık bina oluşundan kaynaklandığını, hasarın deprem sebebiyle oluşmadığını, ikinci ekspertiz raporunda ise binada meydana gelen hasarların zeminin oturması nedeniyle oluştuğunu, davacıya deprem sebebiyle oluştuğuna karar verilen 6.535,00 TL hasar bedelinden 1.400,00 TL muafiyet tutarı düşülerek 16.01.2015 tarihinde 5.135,00 TL ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; deprem nedeniyle davacının zararının 6.535,00 TL olduğu, davalı tarafça 5.135,00 TL ödendiği, davalının davacıya 1.400,00 TL ödemesi gerektiği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile 1.000,00 TL'nin 30.11.2013 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Hukuk Dairesinin 19.01.2021 tarih 2020/10226 Esas 2021/129 Karar sayılı ilamında; "Dava, zorunlu deprem sigorta sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacı taraf, söz konusu hasarın depremden kaynaklandığını ve poliçe teminatı kapsamı içinde olduğunu iddia etmiş, davalı taraf ise söz konusu hasarın zemin oturmasından kaynaklı olup depremden kaynaklı olan hasar ödemesinin yapıldığını savunmuş, mahkemece hukukçu bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi davalı tarafın ekspertiz raporunu esas alarak raporunu düzenlemiştir.
Uyuşmazlık konusu hususlar ve hasar bedelinin belirlenmesi özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği halde HMK'nın 266 md hükmüne göre dosya kapsamında teknik bilirkişi raporuna rastlanmamıştır. Eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir. O halde iddia ve savunmaların karşılanması için hüküm kurmaya ve denetime olanak sağlayacak şekilde Jeoloji mühendisi-inşaat mühendisi ve sigorta hukuku alanında uzman bilirkişi heyetinden hasarın depremden kaynaklı olup olmadığı, depremden kaynaklı ise gerçek zararın tespiti hususunda rapor alınıp sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli bulunmamıştır." gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı sonrası alınan teknik bilirkişi raporlarında meydana gelen hasarın deprem kaynaklı olmadığı, binanın yapısal özelliğinden kaynaklandığı yönünde görüş bildirildiği, aldırılan sigortacı bilirkişi raporunda da oluşan hasarın deprem nedeniyle oluşmamasından dolayı zorunlu deprem sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığı yönünde görüş bildirilmiş olmakla poliçe sorumluluk kapsamında bulunmayan zarar sebebiyle davalının sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; binada oluşan hasarın depremden kaynaklandığını, bozma gerekçesine göre karar verilmediğini, davacı tarafa poliçe teminatı ödenmesi gerektiğini belirterek mahkemece verilen kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacıya ait davalıya zorunlu deprem sigortası ile sigortalı konutta oluşan hasar bedeli talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1453 vd. maddeleri, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeler ile bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dairenin 19.09.2021 tarihli bozma ilamından önce yürütülen yargılamada mahkemece 1.400,00 TL tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL tazminata hükmedilmiş, davacı vekilinin kararı temyizi üzerine, Dairenin bozma ilamında, jeoloji mühendisi, inşaat mühendisi ve sigorta hukuku bilirkişisinden rapor alınması gerektiği hususu vurgulanarak, karar davacı taraf yararına bozulmuştur.
Bozma kapsamında yürütülen yargılamada; heyet bilirkişi raporu alınmış, söz konusu raporda hasarın depremden kaynaklanmadığı belirlenmiş, mahkemece de anılan rapor hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen ilk hükmün sadece davacı taraf lehine bozulduğu ve davalı tarafın, ilk hükmü temyiz etmediği gözetilerek ilk hükümde hükmedilen tazminat miktarı için davacı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmalıdır. Açıklanan vakıalar karşısında mahkemece; bozma ilamı öncesi gibi karar verilerek davacı taraf lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını sağlayacak biçimde karar verilmesi gerekirken usuli kazanılmış hakları ihlal edecek biçimde davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.