Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8423 E. 2025/13574 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8423
Karar No
2025/13574
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/187 E., 2023/660 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/428 E., 2021/452 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.01.2020 tarihinde Elazığ'da meydana gelen depremde müvekkilinin ev ve dükkanının bulunduğu tapuda ... Mahallesi 4 79... de kayıtlı, ... Mah. ... Sok. No: 2 adresinde bulunan B Blok 2 nolu bağımsız bölüm ile yine B Blok zemin kat 15 (B) deki 1/2 hisseli dükkanın hasar gördüğünü, deprem sonrası yapılan hasar tespit çalışmaları sonucu binayla ilgili az hasarlı olduğuna dair rapor verildiğini, itirazlar sonucu da az hasarlı olduğuna dair rapor verildiğini, kat sakinlerinin binalarında oturmaya devam ettiklerini, ... ve ... Bakanlığı tarafından deprem sonrası ağır hasarlı binaların yıkımına başlandığını, ...- Bakırlar Müt. İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti çalışanı olan diğer ...'ın gerekli dikkat ve özen gösterilmeden alması gereken tedbirleri almadığından müvekkilinin taşınmazının bulunduğu taşınmazın bulunduğu binanın kolonlarını patlattığını, meydana gelen zararla ilgili söz konusu şirketlerin vermiş olduğu zararlardan sonra mahkeme vasıtasıyla tespitler yaptırdıklarını, tespitler sonucu müvekkilinin taşınmazlarının bulunduğu bina ile ilgili ağır hasarlı olduğuna dair bilirkişi raporlarının mevcut olduğunu belirterek müvekkilinin yukarıda belirttiği 2 taşınmazına zarar verdiklerinden ötürü fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla taşınmazların zarar bedelleri olarak 4.000,00 TL'nin 05.02.2020 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak tarafına verilmesine, müvekkilinin bu süre içinde dükkanını ve evi kiralayamadığı gibi kira ödemek zorunda kaldığını, karından yoksun kaldığını, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL kira gelir kayıplarının 05.02.2020 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davada yargı yolunun caiz olmadığını, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, yasal düzenlemeler incelendiğinde davanın hukuki sebebinin tamamen idare hukukundan kaynaklandığını, müvekkilinin 7269 sayılı Kanun'a uygun olarak iş ve işlemlerini yürüttüğünü, yıkım işlemi nedeniyle meydana geldiği ileri sürülen zarardan müvekkili kurumun sorumlu olmadığını, davacı bir zararı doğmuşsa bunun yıkımı gerçekleştiren firmalardan talep edilmesi gerektiğini, zira TBK'nın 49. maddesine göre zararın muhatabının kusurlu hareketi gerçekleştiren kişi olduğunu, müvekkilinin haksız fiil sorumluluğunun bulunmadığını, 7269 sayılı Kanun'a ve uygulama yönetmeliğine uygun olarak ağır hasarlı binanın plana uygun bir şekilde yıkıldığını, müvekkili kurumun 7269 sayılı yasadan kaynaklanan herhangi bir gözetim yükümlülüğünün bulunmadığını belirterek davanın öncelikle usulden, aksi taktirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 29.03.2021 tarihli 2021/116 E., 2021/84 K. sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 07.10.2021 tarih, 2021/990 E., 2021/1239 K. sayılı ilamı ile dava dilekçesi davalıya tebliğ olmadan ve dilekçeler aşaması tamamlanmadan karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararın kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas sayılı ilamı ile yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir. Anılan karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin ilk kararının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılması sonrası İlk Derece Mahkemesinin direnmesinin hatalı olduğunu, araştırma yapılmadığını, davalı idare tarafından sözlü veya idari karar olmadan dava dışı şirketlerin hasarlı binanın yıkımı sırasında zarar verdiklerini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, haksız fiil iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8423, K. 2025/13574, T. 06.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-8423-e-2025-13574-k-d4e3075c59b9