Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8396 E. 2024/2476 K. – Muvazaa Nedeniyl
Konu: Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8396
- Karar No
- 2024/2476
- Karar Tarihi
- Konu
- Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Ve Tescil
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/369 Esas - 2022/88 Karar DAVALILAR : 1.... vekili Avukat ... 2.... vekili Avukat ... 3.... DAHİLİ DAVALI : ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 07.03.2006 HÜKÜM/KARAR : Bozma KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davacı vekili
Taraflar arasındaki muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ve katılma yoluyla da dahili davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı tarafından temyizi üzerine Dairece 21.11.2022 tarihli, 2022/10681 esas ve 2022/15042 karar sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Kararın düzeltilmesi davacı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, karar düzeltme şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
6217 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440 ıncı maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteminin REDDİNE,
492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına,
Aynı Kanun'un 442/3 ve 4421 sayılı Kanunun 4/b-1 maddeleri gereğince takdiren 2.320,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine,
05.03.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Davacı vekili, Seferihisar ilçesi, Kavakdere köyü, 390 parsel numaralı çiftlikte 02.07.2004 tarihinde çıkan yangının ormanlık alana sirayet ettiğini ve 347 hektar orman alanının yandığını, çiftliğin sahibi davalılardan ... aleyhine tazminat davası açıldığını, davalılardan ...’nun mal varlığının araştırılması sonucunda Payamlı köyü 147 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ile Doğanbey köyü 1539 parsel numaralı taşınmazların çıkan yangından kısa bir süre sonra davalılardan ...’a satıldığının ve davalılardan ... tarafından da Payamlı köyü 147 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalılardan ...’ye satıldığının tespit edildiğini, davalılardan ...’nun asıl amacının ceza ve hukuk davalarında hükmedilecek tazminatları sonuçsuz bırakmak olduğunu, bu nedenle muvazaalı satış işlemlerinin iptalini talep etmiştir.
Yargılama sırasında Payamlı köyü 147 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalılardan ... tarafından ...’e satılması üzerine ... davaya dahil edilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda mahkemece, tazminat davasının red olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, bu karar Dairenin 10.02.2021 tarih 2020/873 Esas 2021/561 Karar sayılı ilamı ile davalı ... ... aleyhine Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/61 Esas 2018/214 sayılı kararı ile tazminata hükmedildiğinden , davanın esasına girilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Bozmadan sonra yeriden yapılan yargılama sonunda ise muvazaalı satışın ispat edilmediği gerekçesi ile davanın yeniden reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiş, Dairenin 21.11.2022 tarih 2022/10681 Esas 2022/15042 Karar sayılı ilamı ile, davacının davalı ... hakkındaki temyiz itirazlarının reddine, davalılar ... ve ...’nün borçlunun mal kaçırma kastını bilebilecek şahıslardan olduklarından bu davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile bozulmuştur. Davacı vekili bu kararın hatalı olduğu gerekçesi ile karar düzeltme talebinde bulunmuş, çoğunluk görüşü ile bu talebin reddine karar verilmiş ise de karar düzeltme talebinin kısmın kabulüne karar verilmesi görüşü ile karara katılmamış bulunuyorum.
Dava konularından Doğanbey köyü 1539 parsel numaralı taşınmaz yönünden, davalılar ... ve ...’nün borçlunun mal kaçırma amacını bilebilecek kişilerden oldukları dosya kapsamı ile sabit olması nedeni ile bu satışlarını iptaline karar verilmesi isabetli olup bozma ilamının bu taşınmaza ilişkin kısmına yönelik karar düzeltme talebinin reddi yerindedir. Ancak, dava konularından Payamlı köyü 147 ada 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden bozma kararı hatalı olup karar düzeltme talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği görüşündeyim.
BK’nın 19.maddesine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davalarında dava konusu şeyin dava açılmadan önce el değiştirmesi halinde , tüm el değiştirenler yönünden muvazaa olgusunun ispatlanması gerekir. Zira tasarrufun iptali davalarında davanın bedele dönüşmesini düzenleyen İİK’nın 283/2 fıkrasının bu davalarda kıyasen uygulanma imkanı yoktur. Sadece yargılama sırasında dava konusu şey el değiştirirse , genel hükümlere göre HMK’nın 125.maddesinin uygulanması gerekir.
Somut olayda, dava konularından Payamlı köyü 147 ada 2 parsel sayılı taşınmaz 14.07.2004 tarihinde davalı ... ... tarafından davalı ...’a o da 18.07.2005 tarihinde davalı ...’ye, o da yargılama sırasında yani dava açıldıktan sonra 28.03.2006 tarihinde davalı ...’e satılmıştır. Bu durumda uygulanması gereken usul kuralı HMK’nın 125.maddesidir. Anılan maddeye göre davanın açılmasından sonra dava konusu şeyin üçüncü kişiye devredilmesi halinde, davacının iki yetkisi vardır, isterse devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış kişiye karşı davaya devam eder, isterse davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür. Davacı idare vekili, dava konularından Payamlı köyü 147 ada 2 parsel sayılı taşınmazı davadan sonra devralan ...’i davaya dahil etmiş, 07.02.2008 tarihli dilekçe ve 25.03.2008 tarihli oturumdaki beyanları ile davaya tazminat davası olarak değil tapu iptali olarak devam edeceklerini belirtmişlerdir. Bu halde davacı vekili HMK’nın 125.maddesindeki seçimlik hakkını tazminata dönüştürmediği, davalı ...’e yapılan satışın da iptaline karar verilmesi yönünde kullandığı anlaşılmaktadır.Bu halde davanın kabulü için, satış silsilesi içerisindeki tüm üçüncü kişilerin kötüniyetinin somut delillerle kanıtlanması gerekir.
Davacı ...’in kötüniyetli olduğu Dairece ispatlanmadığı kabul edildiğine göre , Payamlı köyü 147 ada 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davalı ... yönünden davanın reddi diğer üçüncü kişiler yönünden davanın kabulüne karar verildiğinde, tapuyu elinde bulunduran ... olduğundan tapunun iptaline karar verilmesi ya da İİK’nın 283/1 fıkrasının kıyasın uygulanarak davacıya söz konusu taşınmaz üzerinde haciz ve satış isteme yetkisi verilmesi mümkün değildir. Davacı idare davayı tazminata dönüştürmediğini de belirttiğinden , mahkeme tazminata da karar veremeyecektir.
Bozma ilamında Payamlı köyü 147 ada 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden verdiği kabul kararının infaz kabiliyeti olmadığı ve bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan, karar düzeltme isteyenin sıfatına bakılmaksızın talebinin kabul edilmesi gerekir.
Bu nedenlerle , Dairenin Payamlı köyü 147 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili bozma gerekçesi hatalı olup, kaldırılması için karar düzeltme isteğinin kısmen kabulüne karar verilmesi kanaati ile aksi yöndeki çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.