Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7916 E. 2024/3367 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7916
Karar No
2024/3367
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/937 E., 2019/424 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü/İstinaf isteminin esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 4. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2016/265 E., 2018/34 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne sunduğu dava dilekçesinde; müvekkilinin ... plaka sayılı aracını davalı sigorta şirketi Ak Sigorta A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) ve kasko poliçeleri ile sigorta ettirdiğini, müvekkiline ait aracın davalı ... sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı araç ile kaza yaptığını, bu kaza nedeni ile davalı ...'ın diğer davalı Ak Sigorta A.Ş. aleyhine Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/201 Esas, 2011/415 Karar sayılı dosyasında tazminat davası açtığını, ancak müvekkilinin bu dosyada kasıtlı olarak taraf gösterilmediğini ve davalı sigorta şirketi tarafından müvekkiline herhangi bir ihbar yapılmadığını, mahkemece hükmedilen ödemenin müvekkiline rücu edilerek tahsil edildiğini, bu ödemenin sigorta dışında kalan kısmı için yine müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını, Adli Tıp Kurumu'ndan (ATK) alınan raporda müvekkilinin herhangi bir mağduriyetinin oluşmadığı yönünde kanaat oluştuğu ve rapora yapılan itiraz sonucu dosyanın halen Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nde olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından diğer davalı ...'a ödeme yapıldığını ve bu şekilde haksız zenginleşmenin söz konusu olduğunu, yapılan bu ödemenin iadesinden ise sigorta şirketi ile birlikte sorumlu olduğunu ileri sürerek her türlü fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 27.09.2011 tarihinde ödenen 150.000,00.TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili görevsiz Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemes 2015/868 E-2015/1733 K sayılı dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/701 E, 2014/735 K sayılı dosyasında ...’ın maluliyetinin bulunmaması sebebi ile davanın reddine karar verildiğini ve eldeki davada ise kendisi tarafından ödendiğini iddia ettiği 150.000,00 TL'nin iadesini talep ettiğini, dava dosyasına dayanak olan Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/701 E sayılı dosyası halen Yargıtayda temyiz aşamasında olduğundan bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin mahkeme kararına istinaden ödeme yaptığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 150.000,00 TL'nin 27.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın 12.10.2015'te açıldığını, ödemenin 27.09.2011 tarihinde yapıldığını, dolayısıyla 4 yıl geçtiğini, davalı tarafından yapılan ödemelerin (Ex-Gratias) ödemesi şeklindeki değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu, rücunun sebebinin Genel Şartlar 4.d'ye göre yüksek alkolden kaynaklandığını, Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/868 esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, faizin başlangıç tarihinin Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/701 esas sayılı dosyasında hazırlanan bilirkişi raporu tarihi olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı sigorta şirketinin 3. kişiye yaptığı ödemeyi yasal koşulları bulunduğu takdirde sigorta poliçesi uyarınca kazandığı halefiyet hakkına dayalı olarak talep edebileceği kabul edilebilir ise de, davalı tarafından davası tefrik edilen ...'a Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 16.06.2011 tarih ve 2011/201 Esas-2011/415 Karar sayılı ilamı gereğince yapılan ödeme davacının fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığının anlaşılması nedeniyle bir lütuf ödemesi olduğu, poliçe gereğince davacı sigortalıdan talep etme hakkı bulunmadığı, davacının talebinin ise yerinde olduğu İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde daval vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; karar gerekçesinde davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı belirtilmiş ise de Uyap sisteminden de görüleceği üzere davaya cevap dilekçesi sunulduğunu, öncelikle davaya cevap dilekçesi incelenmeksizin hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, gerek cevap dilekçesinde gerekse bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde söz konusu alacağın zamanaşımına uğramış olduğunu beyan ettiklerini, davanın zamanaşımı sebebiyle reddi gerekirken, esastan kabulüne karar verilmsinin hatalı olduğunu, zamanaşımı definin değerlendirilmediğini, davanın açılış tarihinin 12.10.2015, davacı tarafından müvekkili şirkete yapılan ödeme tarihinin 27.09.2011 olduğunu, ödemenin üzerinden 4 yıl geçtiğini, bu nedenle davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkil şirket tarafından mahkeme kararı neticesinde icra müdürlüğüne ödeme yapıldığını, söz konusu ödemenin Adli Tıp Kurumu'nun tespitine dayanılarak yapıdığını, ödeme tarihi itibari ile ...'ın maluliyetinin doğru olup olmadığı hususunda inceleme yapılmadığını, müvekkili şirket tarafından yapılan tüm ödemelerin iyi niyetli ve yasalara uygun ödemeler olduğunu, yerel mahkeme tarafından hukuken yanlış bir değerlendirme yapılarak müvekkili şirket tarafından ...’a yapılan ödemenin ex-gratia yani bir lütuf ödemesi olduğu değerlendirmesini kabul etmediklerini, kesinleşmiş mahkeme kararına göre ödeme yaptıklarını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; trafik kazasından kaynaklı dava dışı Sevilay Yılmaz'a maluliyeti nedeniyle zorunlu trafik sigortacısı tarafından yapılan ödemenin davalıya rücu edilmesi nedeniyle davalı sigorta şirketine dava dışı ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 310 ve 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 137 ve devamı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Eldeki dava öncelikle Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/868 E sayılı dosyası üzerinden 20.04.2015 tarihinde açılmış, dava dilekçesi davalı tarafa 25.05.2015 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı sigorta şirketi vekili, ön inceleme tahkikat duruşmasından önce 10.12.2015 havale tarihli cevap dilekçesi ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği savunmasında bulunmuştur. Mahkemece 11.12.2015 tarihli ön inceleme ve tahkikat duruşmasında davada görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davalı Ak Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Bu aşamadan sonra dava dosyası Adana 4. Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmiş ve yargılamaya eldeki dava ile devam edilmiştir. Mahkeme karar gerekçesinde davalı sigorta şirketi vekilinin cevap dilekçesi sunmadığını belirtmiştir. Oysa ki görevsiz mahkemede davalı vekili cevap dilekçesi ibraz etmiş olup savunmaları arasında zamanşımı defi de vardır. Mahkemece, öncelikle HMK'nın 137 ve devamı maddeleri de dikkate alınarak, davalı sigorta şirketinin zamanaşımı defi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken davanın esası hakkında hüküm tesis edilmiş olması doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1-Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkeme kararının BOZULMASINA, 2-Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir suretinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/7916, K. 2024/3367, T. 16.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-7916-e-2024-3367-k-0ca5cc029fac