Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7870 E. 2023/11985 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7870
- Karar No
- 2023/11985
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/225 E., 2022/130 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Aras Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taş. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 09.04.2010 tarihinde, müvekkillerinin oğlu/ağabeyi yaya ın, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve sigorta şirketi poliçe limitiyle sorumlu olmak kaydıyla anne için 100.000,00 TL ve kardeş için 25.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile anne için 100.000,00 TL ve kardeş için 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza (sigorta şirketinden temerrüt) tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Aras Kargo Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin davaya konu olay sebebiyle sorumluluğu bulunmadığını, tazminat taleplerinin nelerden kaynaklandığının somutlaştırılmadığını, davacıların manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, davacılarca talep edilen faiz oranının hukuka aykırı olduğunu, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı Groupama Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacıların dava açılmadan yaptıkları başvuru neticesinde yapılan aktüerya hesabı neticesinde müteveffanın yakınları lehine 7.235,99 TL destekten yoksun kalma tazminatı tahakkuk ettiğinin tespit edilmiş olduğunu, ancak ödemenin yapılabilmesi için gerekli evraklar tamamlanmadığından söz konusu ödemenin yapılamamış olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet olunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.10.2015 tarihli ve 2011/1305 Esas, 2015/321 Karar sayılı kararıyla; davalı sürücü ...'in olayın meydana gelmesinde % 50 oranında ve müteveffa yayaın % 50 oranında kusur olduğu, ölenin kaza tarihindeki aylık geliri için 1.000,00 TL'nin esas alınması gerektiği gerekçesiyle, davacı anne yönünden maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 24.296,57 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 09.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte (davalı ... yönünden 23.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı anne yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabülü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 09.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte (davalı ... haricindeki davalılar olan) davalılar araç maliki ve sürücü olan Aras Kargo Yurt İçi ve Yurt Dışı Taşımacılık A.Ş. ile ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı kardeş yönünden maddi tazminat talebinin kısmen kabülü ile 8.506,24 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 09.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte (davalı ... yönünden 23.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, yine davacı kardeş yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabülü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 09.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte (davalı ... haricinde ki davalılar olan) davalılar araç maliki ve sürücü olan Aras Kargo Yurt İçi ve Yurt Dışı Taşımacılık A.Ş. ile ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı Aras Kargo A.Ş vekili ve davalı Groupama Sigorta A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2017/3885 Esas, 2019/10085 Karar sayılı ve 25.09.2018 tarihli ilamıyla; yargılama sırasında alınan bilirkişi raporundaki kusur dağılımının oluşa uygun olması sebebiyle benimsenmesinde ve uzman bilirkişice düzenlenen maddi tazminata ilişkin raporun (aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan) hükme esas alınmasında, manevi tazminatın takdirinde Borçlar Kanununun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacılar vekilinin ve davalı Aras Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taş. A.Ş. vekilinin tüm, davalı Groupama Sigorta A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "davacı ... yönünden destek tazminatı talebinin kısmen kabulü uygun olmakla birlikte, dosyada mevcut nüfus kayıt örneğine göre davacı ... 25.11.2012 tarihinde evlenmiştir. Aktüer raporda kaza tarihinde 17 yaşında olan davacı ...'in destek tazminatı 22 yaşına yani 20.10.2014 tarihine kadar hesaplanmıştır. Ancak evlenme ile destek ihtiyacının son bulduğunun kabulü ile evlenme tarihine kadar destek tazminatı hesabı için aynı bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma yapıldığı" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş; Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 11.03.2021 tarihli ve 2020/2340 Esas, 2021/2593 Karar sayılı ilamı ile davalı Aras Kargo A.Ş vekilinin davacılar için hükmedilen manevi tazminata ve davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik karar düzeltme dilekçesinin reddine, davalı Aras Kargo A.Ş vekilinin, davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak ve bilirkişiden ek rapor alınarak davacı anne yönünden maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 24.296,57 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 09.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte (davalı ... yönünden 23.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı anne yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabülü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 09.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte (davalı ... haricindeki davalılar olan) davalılar araç maliki ve sürücü olan Aras kargo, Yurt İçi ve Yurt Dışı Taşımacılık A.Ş. ile ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı kardeş yönünden maddi tazminat talebinin kısmen kabülü ile 4.480,20 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 09.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte (davalı ... yönünden 23.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı kardeş Zeynep yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabülü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 09.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte (davalı ... haricindeki davalılar olan) davalılar araç maliki ve sürücü olan Aras Kargo Yurt İçi ve Yurt Dışı Taşımacılık A.Ş. ile ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Aras Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taş. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Aras Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taş. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; sürücü ...'e atfedilen kusur oranının fahiş ve hatalı olduğu, yayaların yaya geçişine müsait olmayan bir yolda ve gelen araçları görebilecek açılarının olmadığı bir anda karşıdan karşıya geçen yayaların tam kusurlu olduğu, manevi tazminat talebinin reddi gerektiği, müteveffanın aylık kazancına ilişkin herhangi somut bir delil olmamasına ve hatta sigorta kaydı dahi bulunmamasına rağmen aylık 1.000,00 TL ücretle çalıştığının kabulüyle maddi tazminatın hesaplanmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Aras Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taş. A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacılar vekili, meydana gelen kaza nedeni ile müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece hüküm kurulduktan sonra dosya temyiz aşamasında iken zarara neden olan aracın sigorta şirketince ödeme yapıldığı ve davacı taraf ile sulh olunduğu belirtilmiş, dairenin geri çevirme kararından sonra mahkemece sulh sebebiyle davalı ... yönünden ek karar verilmiştir. Müteselsil borçlarda, alacaklının borçlulardan biri ile ibra sözleşmesi yapması halinde durumun özelliği veya borcun niteliği diğer borçlularında borçtan kurtulmalarını gerektirebilir. (BK.nin 145/2 mad.) O halde, ibra sözleşmesinin müteselsil borçlulardan biri ile yapılması halinde, ibra edilen miktarın diğer alacaklılar içinde geçerli olması, bu hususun ibra sözleşmesinden anlaşılmasına bağlıdır. (HGK.nin 16.6.2004 gün 2004/11-359 Esas 2004/366 Karar) Davaya son veren taraf işlemleri 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 307-315 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Buna göre sulh da davaya son veren taraf işlemlerindendir. Somut olayda, yargılama aşamasında davacı vekili ile davalı ... arasında "Sulh Protokolü-ibraname" başlıklı sözleşmede, “...dava dosyasına binaen davacılara (28.776,77 TL ana para, 30.000,00 TL faiz, 2.224,60 TL yargılama gideri, 5.100,00 TL vekalet ücreti) olmak üzere 62.297,78 TL davacı vekilinin...hesabına ödeneceği, işbu ödeme ile birlikte Groupama Sigorta A.Ş. dava konusu poliçeden kaynaklanan sorumlu olduğu limitlerini ve ferilerini... ödediğinden, davacı ... ve sigortalı ile sürücü açısından dava konusu poliçeler kapsamında ileri sürdükleri tüm hak ve alacaklarından feragat edecek ve dava feragat ile sonlandırılacaktır." şeklinde düzenlenme yapılmıştır. Davacı taraf tam teselsülde olduğu gibi, zararının tümünün tazminini müteselsil borçluların hepsinden isteyebileceği gibi, birisinden de isteyebilir. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 145. maddesi (T.B.K. 166. md.) hükmüne göre, sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde, diğerleri bu oranda borçtan kurtulurlar. Ancak müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusudur. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için ya alacaklının teselsülden açıkça feragat etmiş olması yahut da böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Yine, Borçlar Kanunu'nun 147 nci maddesinde (T.B.K. 166.), rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her birinin ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağı ve alacaklının diğerleri zararına, müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerini şahsen tahammül edeceği düzenlenmiştir. Somut olayda; davacılar vekili tarafından, zarardan müteselsilen sorumlu olan araç maliki, sürücü ve araç sigortacısına karşı dava açılmış; dava devam ederken davacı vekili ile davalı ... sulh sözleşmesi imzalamıştır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında mahkemece; yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, yapılan ödeme ve sulh sözleşmesi de dikkate alınmak suretiyle, davacılar tarafından verilen 19.07.2022 tarihli ibranamenin diğer davalı araç maliki /sigortalı Aras Kargo Yurt İçi ve Yurt Dışı Taşımacılık A.Ş.'ye etkisi ve sirayet edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi; değerlendirme yapılırken, davalı ... tarafından kaza tarihindeki teminat limitinin altında bir ödeme yapılsa da, kaza tarihi itibari ile trafik sigortası teminat limitinin gözetilmesi gerekmesine göre, yargılama sırasında yapılan sulh sözleşmesinin davalıların hukuki durumlarının takdir edilmesinde değerlendirilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı davalı Aras Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taş. A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı Aras Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taş. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı Aras Kargo Yurt İçi ve Yurt Dışı Taş. A.Ş.'ye iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.