Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7099 E. 2024/8548 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7099
- Karar No
- 2024/8548
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/213 Esas E., 2022/280 K. Taraflar arasında itirazın iptali şeklinde görülen rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya direnme kararı verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin direnme kararı davalı vekilince temyiz edilmekle, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca direnme kararının Dairemiz bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 12..03.2010 tarihinde müvekkili şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı araca davalının işleteni olduğu aracın tam kusurlu olarak arkadan çarpıp kaçtığını, 3.540,04 TL olarak sigortalısına ödenen hasar bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe de davalı tarafça itiraz edildiğini ileri sürerek takibe vaki itirazın iptali ile davalının icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; aracın dava konusu kazaya karışmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.05.2014 tarihli ve 2013/78 Esas ve 2014/192 Karar sayılı kararı ile; kazaya karışan aracın davalının aracı olduğu, ödenen ve gerçekleşen zarar miktarının sunulan faturalar ve belgelerle ispatlandığı gerekçesiyle icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 26.11.2015 tarihli ve 2015/4810 Esas ve 2015/12756 Karar sayılı ilâmı ile; “…1-Dosya içindeki bilgi ve belgelere kararın dayandığı geciktirici nedenlere göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2-Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece trafik bilirkişisinden kusur durumuna dair rapor alındığı görülmüş ise de, dosya kapsamında gerçek zarar miktarı konusunda alınmış bir rapor bulunmadığı anlaşılmıştır. Ödenebilecek zararın ancak davacının sigortalısının uğramış olduğu gerçek zarar miktarı olabileceği dikkate alınarak konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi aracılığıyla araçtaki gerçek hasar miktarı belirlenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir…” gerekçesi ile karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı İlk Derece Mahkemesinin 18.05.2016 tarihli ve 2016/212 Esas, 2016/312 Karar sayılı kararı ile; gerçek zarar miktarının tespiti için uzman bilirkişiden rapor alınması istenilmiş ise de davalı tarafın gerek dilekçelerinde gerekse duruşmalarındaki beyanlarında diğer bütün konularda itiraz ve beyanlarda bulunulurken zarar konusunda herhangi bir itirazda bulunmadığı gibi bu konuda araştırma yapılmasını, bu kapsamda bilirkişiden rapor alınmasını da talep etmediği, zararın miktarının ihtilaf konusu dışında kaldığı, itiraza uğramayan fatura ve belgelerle de ispatlandığı, tarafların ihtilaf konusu etmedikleri hususlar hakkında mahkemenin kendiliğinden harekete geçerek araştırma yapmasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 187/1. maddesine aykırı olduğu gerekçesi ile direnme kararı verilmiş; direnme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. C. Hukuk Genel Kurulunca Verilen Bozma Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/(17)4-777 Esas, 2022/213 Karar sayılı ilâmı ile; "Eksik inceleme ve araştırma ile karar verilemeyeceğinden mahkemece konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi aracılığı ile teknik inceleme yapılarak davacının gerçek kararının belirlenmesi suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, hâl böyle olunca; mahkemece, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yeniden yapılan yargılama sonunda açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Manavgat 2. İcra Müdürlüğünün 2012/855 Esas sayılı icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 3.540,04 TL ana para, 294,16 TL işlemiş faiz olmak üzere takip tarihinden itibaren anaparaya yasal faiz işletilmek suretiyle davalıdan tahsili yönünde takibin devamına, davacının takip öncesi faize yönelik talebinin reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkiline ait aracın kazaya karışmadığının sabit olduğunu, mahkemece buna ilişkin tanık beyanlarının ve delillerin dikkate alınmadığını, hükme esas alınan raporun bilimsel olmadığını, itirazlarının karşılanmadığını, hükmedilen avukatlık ücretinin hukuki olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemli icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Bozma sonrası mahkemece verilen kararın bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.