Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7068 E. 2024/7526 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7068
Karar No
2024/7526
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/ 1502 Esas, 2023/584 Karar DAVA TARİHİ : 03.03.2016 BİRLEŞEN İZMİR 5 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2016/448 E SAYILI DOSYA DAVA TARİHİ : 03.03.2016 HÜKÜM/KARAR : Ret - Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİH : 23.06.2020 SAYISI : 2016/276 Esas 2020/303 Karar Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar ...ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar Abdurrahman Turgay ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl dava dosyasında davacı vekili; müvekkilleri ..., ..., Abdurrahman Turgay'ın yolcu olarak bulunduğu davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile sigortalı aracın 12.12.2015 tarihinde yaptığı çift taraflı kaza neticesinde yaralandıklarını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik her bir davacı için 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 3.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan talep etmiştir. Birleşen dava dosyasında davacı vekili; müvekkili ...'ın yolcu olarak bulunduğu davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı aracın 12.12.2015 tarihinde yaptığı çift taraflı kaza neticesinde yaralandıklarını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik geçici iş göremezlik tazminatı için 1.000,00 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı için 1.000,00 TL toplam 2.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan talep etmiştir. Davacı vekili; davacı ... için sürekli iş göremezlik tazminatını 256.351,64 TL, geçici iş göremezlik tazminatını 11.528,63 TL, davacı ... için sürekli iş göremezlik tazminatını 99.168,80 TL, geçici iş göremezlik tazminatını 7.625,66 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; öncelikle söz konusu taleplerin Zorunlu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasından karşılanması gerektiği, bu sigorta tarafından karşılanmayan zararlar için trafik sigortasına başvurulabileceğini, yapılan araştırmada aracın Zorunlu Taşımacılık sigortasının tespit edilmediğini, bu nedenle husumetin Güvence Hesabına yöneltilmesi gerektiğini, söz konusu taşımanın İzmir- Çeşme arasında ücret karşılığı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte öncelikle kusur incelemesi yapılması gerektiği, maluliyet oranının belirlenmesi maksadı ile Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak, aktüer sıfatına sahip bilirkişi görevlendirilmesini, dava açılmadan önce davalıya müracaat edilmediğini, faiz talebini kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacıların 12.12.2015 tarihli kazada yaralandıklarını beyan ederek maddi tazminat talebinde bulundukları, asıl ve birleşen dosya davacılarının davalıya sigortalı araçta yolcu olarak bulundukları, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 17,18,19 uncu maddeleri, 6704 sayılı Yasa'nın 17 nci maddesi gereği kaldırılmış ise de kaza tarihi itibari ie yürürlükte olduğu, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Tazminat Ödemesinde Öncelikli Sigorta" başlığını taşıyan B.8. maddesi gereği taşıma ilişkisinde, taşımacılık mali sorumluluk sigortası, mali sorumluluk sigortası ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası arasında sıralı sorumluluk ilişkisi kabul edildiği, Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesine göre rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabileceğinin düzenlendiği, somut olayda kaza tarihi itibari ile yolcu taşımacılığında kullanılan aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Sigortası bulunmadığı bu nedenle Güvence Hesabından taleple bulunulması gerekliği, ayrıca trafik sigortasına ancak Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası limitinin üstünde bir zararın tespiti halinde başvurulabileceği, mahkememizce davacıların bedensel zararlarının ne miktarda olduğu hususunda aktüerya bilirkişiden aldırılan raporun denetime elverişli ve açık olması nedeniyle itibar edildiği, bilirkişi tarafından belirlenen miktarların Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası limitlerinin üstünde olmadığı, davacı ... için toplam 267.880,27 TL, davacı ... için toplam 106.794,46 TL tazminat belirlendiği, bu nedenle davacıların öncelikle Güvence Hesabından talepte bulunmaları gerekirken davalı sigortadan talepte bulundukları bu itibarla davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın pasif husumet nedeni ile reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Asıl ve birleşen dosya davacıları vekili istinaf dilekçesinde; TBK ve KTK hükümleri gereğince davalı borçlular arasında müteselsil borçluluk bulunduğundan davacıların borçluların tamamından veya yalnız birinden zarar miktarını talep edebileceğini, hak sahipleri olan davacıların zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortacısına başvurmadan diğer sorumluların başvurabilmesinin müteselsil sorumluluk esasları gereği olduğunu, KTK'nın 19 uncu maddesinin hak sahiplerinin başvuru önceliğine ilişkin olmayıp bunun iç ilişkide değerlendirilmesi gerektiğini, sorumlular arasındaki iç ilişkide diğer sorumluların karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigorta poliçesi limitleri dahilinde karşıladıkları tazminatları KTK'nın 19 uncu maddesine dayalı olarak karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortacısına rücu edebileceklerini, bu bağlamda sigorta sorumlularının kendi aralarındaki ilişkide TBK'nın 62 nci maddesi gereği müteselsil sorumlu tutulması gerektiği, KTK'nın 19 uncu maddesine dayalı olarak karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortacısına rücu hakkının olduğu gerekçeleri ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yolcu taşımacılığında kullanılan aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Sigortası bulunmadığı, bu hallerde Güvence Hesabının sorumlu olacağı, kaza tarihi itibari ile taşımacılık sigortasının teminat limitinin kişi başı 290.000,00 TL, kaza başı ise 2.320.000,00 TL olduğu, davacı ... için toplam 267.880,27 TL, davacı ... için 106.794,46 TL tazminatın belirlendiği ve bu miktarların 290.000,00 TL teminat limitinin altında olduğu, davacıların öncelikle Güvence Hesabından söz konusu tazminatları talep etmesi gerektiği, işbu durumda sıralı sorumluluğun esas olduğu, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin içtihatlarında belirtildiği üzere sıralı sorumluluk esasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortacısını, ancak taşımacılık mali sorumluluk sigortasına limitinin üzerinde bir zararın tespiti halinde, limitin üzerinde kalan kısım yönünden başvurulabileceği, bedensel zararların, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise, bu aracın trafik veya ihtiyari mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğunun doğmayacağından İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davacıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen dosyada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen dosyada davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 4925 sayılı Karayolları Taşıma Kanunu’nun 19 uncu maddesi uyarınca bu sigortadan karşılanmayan tazminatların Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasından karşılanacağının düzenlendiği, özel araçların taşıma sigortası yaptırmalarının zorunlu olmadığı gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcuların sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 377 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu,Karayolu Taşıma Yönetmeliği. 3. Değerlendirme Asıl ve birleşen dosyada davacılar vekili, davacıların davalıya trafik sigortalı minibüste yolcu iken 12.12.2015 tarihinde gerçekleşen kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, davalı vekili davaya konu kaza nedeniyle öncelikle karayolu zorunlu taşımacılık mali sorumluluk sigortacısına başvuru yapılması gerektiğini savunmuş, mahkemece davaya konu taşımanın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Sigortası kapsamında bir taşıma olup olmadığı yönünden bir araştırma yapılmaksızın, tazminat isteminin öncelikle taşımacılık sigortası kapsamında karşılanması, bakiye alacak bulunması halinde davalıya başvurulabileceği gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir. Kararın asıl ve birleşen dosyada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacıların istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. Hazine Müsteşarlığı'nın 28.06.2010 tarihli 2010/8 sayılı Genelgesine göre; 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu hükümleri çerçevesinde yolcu taşımacılığı yapan taşımacıların, yurtiçi ve uluslararası yolcu taşımalarında görevlendirecekleri sürücüler ile bunların yardımcıları ve taşıyacakları yolcular için karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası yaptırmak zorunda tutulduğu, 01.07.2010 tarihinden geçerli olmak üzere; ticari amaçla yapılmayan taşımaların 4925 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin 2 nci fıkrası ile kanun kapsamı dışında bırakılan taşımalar ile yine aynı Kanun'un 2 nci maddesinin 3 üncü fıkrasıyla düzenlenmesi ilgili mahalli idarelere bırakılan il sınırları içerisindeki taşımalar ile yüz kilometreye kadar olan şehirlerarası taşımaların karayolu yolcu taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası kapsamı dışında, Ulaştırma Bakanlığınca istihsal edilen Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nde yolcu taşımaya yönelik olarak tanımlanan yetki belgelerinden ise otomobille yolcu taşımacılığı yapacak gerçek ve tüzel kişilere verilen A1, A2 yetki belgeleri ile otobüsle uluslararası ve yurtiçi yolcu taşımacılığı yapacak gerçek ve tüzel kişilere verilen B1, B2, D1 ve D2 yetki belgeleri kapsamındaki taşımaların (4925 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin 2 nci ve 3 üncü fıkrasında düzenlenen taşımalar hariç) karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası kapsamında olduğu, sigorta teminatı için açıklanan kapsama dahil yetki belgesine tâbi bir taşımanın yeterli olduğu ancak taşımanın yetki belgesi olmadan yapılmasının teminatı ortadan kaldırmadığı, davaya konu aracın kaza tarihinde Çeşme -İzmir arasında yolcu taşımacılığı yaptığı, söz konusu iki yer arasındaki mesafenin yüz kilometrenin altında olduğu, buna göre davaya konu aracın kaza tarihi itibariyle Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olmadığı, ayrıca İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Dairesi Başkanlığı'nın 20.08.2024 tarihli yazısında, "İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde ticari taşımacılık faaliyeti gösteren araçlara İBŞB Servis Araçları Yönergesi, Taksi ve Taksi Dolmuş Yönergesi (M) plakalı minibüs Çalışma Yönergesi, Karayolu Toplu Taşımacılık Esasları Yönergeleri kapsamında faaliyet gösteren ticari araçlarda Zorunlu Taşımacılık Sigortası istenmemektedir", kararları uyarınca yapılacak taşımada Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırmak zorunluluğu getirilmediğinden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığının bu kararı doğrultusunda davaya konu yapılan bu taşımada Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırma zorunluluğu yoktur. Buna göre, davaya konu kazanın il içi taşıma sırasında gerçekleştiği dikkate alındığında yapılan taşıma yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde, Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında kalmadığından aracın Karayolu Yolcu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırma zorunluluğu da yoktur. Yukarıda açıklanan nedenlerle davaya konu taşıma ve araç için Karayolu Yolcu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırma zorunluluğu bulunmadığından açılan davanın buna göre değerlendirilmesi gerekirken, aracın Zorunlu Karayolu Zorunlu Taşımacılık sigortası olması gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir. KARAR 1.Değerlendirme bölümünde davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacılara iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/7068, K. 2024/7526, T. 11.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-7068-e-2024-7526-k-83b71dfd0882