Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6968 E. 2023/10023 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6968
Karar No
2023/10023
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/130 E., 2019/267 K. HÜKÜM/KARAR : Konusuz kalan asıl davada karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2011/30 E. sayılı davanın kısmen kabulüne, birleşen 2008/440 E. sayılı davada verilen önceki karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen araç hasarı nedeniyle maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2011/30 E. sayılı davanın kısmen kabulüne, birleşen 2008/440 E. sayılı davada verilen önceki karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı asıl ve bileşen 2011/30 E. sayılı davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı İçişleri Bakanlığı vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde; 19.10.2007 tarihinde Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde görevli polis memuru davalı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı Akrep Land Rover marka zırhlı aracın direksiyon hakimiyetini kaybedip takla atması sonucu hasar görmesine neden olduğunu, araçta oluşan hasarın Aydın 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/152 D. İş sayılı dosyasından tespit edildiğini, hasara davalının kusurlu hareketinin sebep olduğunu belirterek, 60.395,00 TL tazminatın tespit masrafıyla birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 10.12.2010 tarihli ıslah dilekçesiyle polis aracının değişmesi gereken parçaları için tek yetkili firmaya 28.08.2008 tarihinde 65.000,00 TL ve 09.11.2010 tarihinde 27.190,00 TL ödeme yapıldığını belirterek, asıl davadaki talebini 92.190,19 TL ye yükseltmiştir.

Davacı İçişleri Bakanlığı vekili birleşen 2011/30 Esas sayılı dava dilekçesinde; davalılardan ...’nin kullandığı ve diğer davalı ... adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın karıştığı davaya konu kazaya ilişkin yapılan ceza yargılamasında davalı ...’nin kazanın oluşumunda 5/8 oranında kusurlu bulunduğunu ve mahkûmiyetine karar verildiğini, Hazine zararının oluşumuna davalıların kusurlu hareketlerinin sebep olduğunu belirterek, 92.190,19 TL hasar bedelinin davalılar ... ve ...’dan tahsilini talep etmiştir.

Davacı ... vekili birleşen 2008/440 Esas sayılı dava dilekçesinde; 19.10.2007 tarihinde kullandığı ... plaka sayılı araç ile davalılardan ...’nin kullandığı ve diğer davalı ... adına kayıtlı ... plakalı minibüsün kazaya karıştığını, aleyhine maddi tazminat istemiyle ikame edilen asıl davada verilen ihtiyati haciz kararı gereğince maaşına haciz konularak kesinti yapılmaya başlandığını, kazanın oluşumunda davalı ... ...’nin asli kusurlu olduğunu, diğer davalı ...’ın ise araç sahibi olarak sorumluluğu bulunduğunu belirterek, 60.395,00 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekili birleşen 2011/30 Esas sayılı davaya cevap dilekçesinde; davacı Bakanlığın asıl ve birleşen dosya davalısı ...’tan yaklaşık 45.000,00 TL para tahsil ettiğini, davacının ödediği hasar bedelini ancak kusurları oranında müvekkillerinden isteyebileceğini, davacının ödediği hasar bedelinin tamamını istemesinin mükerrer tahsilâta sebep olacağını belirterek kısmi ödemeler ve kusur oranları göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İhbar olunan Ankara Sigorta A.Ş vekili; davalılardan ...’a ait minibüsün müvekkili şirket tarafından trafik poliçesi ile sigortalandığını, poliçedeki sorumluluk miktarının maddi zararlar için 8.000,00 TL olduğunu, ancak müvekkili şirket yönünden bir temerrüdün söz konusu olmadığını beyan etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.03.2016 tarihli ve 2008/202 Esas, 2016/141 Karar sayılı kararı ile toplam 92.190,19 TL hasar bedelinin 34.571,33 TL'lik kısmından kazanın meydana gelmesinde 3/8 oranında kusurlu olan davalı ...’ın sorumlu olduğu, ancak davacı Bakanlık tarafından icra takip dosyasıyla 21.290,53 TL miktarında fazla tahsilat yapılmış olması nedeniyle bu davalıdan talep edebileceği bir alacağı kalmadığından asıl davanın reddine; birleşen 2011/30 Esas sayılı dosyanın davalıları ... ve ...’dan ise asıl davanın davalısı ...’tan yapılan fazla tahsilat nedeniyle davacının herhangi bir alacağı kalmadığı gerekçesiyle birleşen 2011/30 Esas sayılı davanın reddine; birleşen 2008/440 Esas sayılı davada davacı ...’ın kusur oranının üzerinde asıl davanın davacısı Bakanlığa yapılan fazla ödeme miktarı olan 21.290,53 TL’nin ise ödeme tarihlerinden itibaren faiziyle birlikte birleşen 2008/440 Esas sayılı davanın davalıları ... ve ...’dan tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen 2011/30 Esas sayılı davada davacı İçişleri Bakanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 25.02.2019 tarihli ve 2016/16632 Esas, 2019/964 Karar sayılı ilamıyla; asıl ve birleşen 2011/30 Esas sayılı davada davacı Bakanlık vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "Eldeki davada alınan 29.12.2014 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, kazanın oluşumunda davalı sürücü ...’nin 5/8, davalı sürücü ...’ın 3/5 oranında kusurlu oldukları, davacı Bakanlık tarafından araç hasarına ilişkin yapılan 92.190,19 TL ödemeden davalı ...’in kusuruna isabet eden miktarın 34.571,33 TL ve davalı ...’in kusuruna isabet eden miktarın ise 57.618,86 TL olduğu belirtilmiş, kazaya karışan minibüsün zorunlu mali mesuliyet sigortasından alınacak olan 8.000,00 TL'nin davacı tarafından alınmayarak davalıların zararının çoğaltıldığından bahisle, sigorta şirketinin ödemesi gerekli sigorta bedeli, davalıların sorumlu oldukları miktarlardan kusurları oranında düşülerek, davalı ...’in 19.750,53 TL fazla ödeme yaptığı, diğer davalı ve sürücünün sorumlu olduğu miktarın ise 54.618,86 TL olduğu sonucuna varılmıştır. Yargılamada alınan 25.11.2015 günlü bilirkişi raporunda ise, icra takip dosyasına davalı ...’in maaşından ihtiyati haciz kararı gereği yapılan kesintiler toplamı 50.861,86 TL, sigortadan tahsil edilmeyen miktar da hesaba katılarak davalı ...’den alınan fazla ödeme 21.290,53 TL, diğer davalılar ...ve ...’in kusurları oranında sorumlu oldukları miktar ise 54.618,89 TL olarak belirlenmiştir. Haksız eylem nedeniyle gerçek zararın karşılanacağı gözetilerek, gerçek zarar miktarı tespit edilmelidir. Dosya kapsamından; davacı Bakanlığın davaya konu aracın tamiri için toplam 92.190,19 TL ödeme yaptığı konusunda bir ihtilaf yoktur. Maddi tazminatın kapsamı, gerçek zararla sınırlıdır. Davacı Bakanlığın ödediği hasar bedelinden davalı ...’in kusur oranına göre sorumlu olduğu miktar 34.571,33 TL ve diğer davalıların kusur oranına göre sorumlu oldukları miktar ise 57.618,86 TL dir. Davacı Bakanlığın davalı ...’den yaptığı toplam tahsilat miktarı 50.861,86 TL ve ...’ın kusur oranının üzerinde icra dosyasına yaptığı fazla ödeme miktarı ise 16.290,53 TL dir. Davacı Bakanlığın davalı ...’den ihtiyati haciz kararı gereğince yaptığı toplam 50.861,86 TL miktarındaki tahsilat, davacının toplam 92.190,19 TL olan zararının tümünü karşılamamaktadır. Dolayısıyla, mahkemece birleşen 2011/30 Esas sayılı davaya ilişkin olarak, asıl dosya davalısı ...’den alınan fazla ödemenin davacı Hazinenin zararını karşıladığı gerekçesiyle birleşen 2011/30 Esas sayılı dosya davalıları ... ve ... yönünden verilen red kararı doğru olmamıştır. Şu halde, birleşen 2011/30 Esas sayılı davaya ilişkin davacı Bakanlığın istemi asıl dosya davalısı ...’den alınan fazla ödemeyle karşılanmadığından, mahkemece yukarıdaki açıklanan hususlar ve davacı Bakanlığın sigortaya başvuru yapmadığı, sigorta bedelinin hesaplamada göz önüne alınmayacağı da dikkate alınarak, davacı Bakanlığın gerçek zarar miktarının tespiti ile hesaplama yapılmak suretiyle davalıların sorumluluğunun belirlenip sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davalının sorumlu olduğu 34.571,32 TL olup bu miktar yargılama sırasında davalı ... aleyhine başlatılan icra takip dosyasında ihtiyati haciz kararı uyarınca tahsil edildiğinden bu kısım yönünden dava konusuz kaldığından asıl davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen 2011/30 Esas sayılı davaya gelince davacının uğradığı zarar toplamı 92.190,19 TL olup ...'tan tahsil edilen 50.861,86 TL düşüldüğünde 41.328,33 TL nin 28.08.2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen 2008/440 Esas sayılı davada ilk olarak verilen karar temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden bu dava yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen 2011/30 Esas sayılı davada davacı Bakanlık vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde; UYAP kayıtlarında davacı olarak yer alan "Maliye Hazinesi" ibaresinin "İçişleri Bakanlığı" olarak düzeltilmesini talep ettiklerini, asıl davada davalı ...'in zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, asıl davada yapılan değerlendirmenin hatalı olması nedeniyle birleşen davada verilen kısmen kabul hükmünün de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; asıl ve birleşen 2011/30 Esas sayılı davada, 19.10.2007 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda davacıya ait zırhlı araçta meydana gelen hasara ilişkin maddi tazminat, birleşen 2008/440 Esas sayılı davada, polis memuru davacı ...'den ihtiyati haciz kararı gereğince maaşına haciz konularak kusur oranı üzerinde yapılan fazla tahsilatın kazaya karışan karşı aracın işleteni ve sürücüsünden tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 42 ve 43 üncü (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50 ve 51) maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 88 inci maddeleri.

3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Gerekçeli karar başlığında İçişleri Bakanlığı davacı kısmında yazılı olup UYAP ile oluşturulan elektronik ortamda davacı ismine ilişkin yanlışlığın mahallinde düzeltilmesinin talep edilmesi mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmanın yalnızca birleşen 2011/30 Esas sayılı davaya ilişkin olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleşen 2011/30 Esas sayılı davalarda davacı İçişleri Bakanlığı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca asıl ve birleşen dava davacısından harç alınmamasına

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

02.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6968, K. 2023/10023, T. 02.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-6968-e-2023-10023-k-3d867165dd4c