Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6773 E. 2024/2019 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6773
- Karar No
- 2024/2019
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/594 E., 2023/31 K. DAVALILAR : 1- ... vekili Avukat ... 2- ... 3- ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 30.04.2010 HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen kararın temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın davalı ... yönünden kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden ise zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile dava dışı şirket arasındaki toptan eşya satıcılık sözleşmesinin iptal edildiğini, iptalin ardından sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle davacıya karşı ticaret mahkemesinde tazminat davası açıldığını, yargılama sonucunda tazminata hükmedildiğini ve ilgilisine ödendiğini, bu durumun davacıyı zarara uğrattığını belirterek ödenmek zorunda kalınan 18.522,31 TL'nin 23.01.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ayrı ayrı verdikleri dilekçelerinde; davanın zamanaşımına uğradığını, toptan satıcılarla yapılan sözleşmelerin uzatılması, feshi ve o bölgede yeniden ihaleye çıkarılma kararı alınması ve ihalelerin onaylanmasının yönetim kurulu kararı ile yürürlüğe girdiğini, yönetim kuruluna teklif sunulmasından önce genel müdür yardımcısı ve genel müdür ile istişarede bulunularak ve alınacak direktif doğrultusunda yönetim kuruluna teklif sunulduğunu, dava dışı toptan satıcının görevini gereği şekilde yapmadığı şikayetleri üzerine yönetim kurulunca sözleşmesinin uzatılmadığını belirterek davanın zamanaşımı ve esastan reddi gerektiğini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 02.06.2016 tarihli ve 2010/369 Esas, 2016/231 Karar sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulü ile 16.792,91 TL'nin 23.01.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 12.10.2020 tarihli ve 2018/3962 Esas, 2020/3315 Karar sayılı ilamıyla; "... davacı... Gayrimenkul Anonim Şirketi (yeni ticaret ünvanı... Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü) tarafından üçüncü şahsa yapılan ödeme tarihi 23.01.2004 olup, eldeki davanın açılma tarihi ise 30.04.2010'dur. Şu halde; mahkemece, rücuen tazminat davalarında zamanaşımı süresinin ödeme tarihi itibariyle başlayacağı, olay ve ödeme tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu gereği fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren bir yıllık süreye tâbi olduğu ve davanın açıldığı tarih itibariyle bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilerek, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir..." gerekçesiyle davalılar ... ve Şahabettin Küçük yazıcı yararına hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 02.03.2021 tarihli ve 2021/7 Esas, 2021/141 Karar sayılı ilamıyla, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 29.11.2021 tarihli ve 2021/17639 Esas, 2021/9290 Karar sayılı ilamıyla; davacının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "... yerel mahkemenin davanın kısmen kabulüne dair ilk kararı davalı ... temyiz etmemiş ve hakkında verilen hüküm kesinleşmiştir. Dolayısıyla Dairemiz bozma ilamı bu davalı yönünden geçerli olmayacaktır. Şu halde, mahkemece, Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmesine rağmen, davacının aleyhine olacak şekilde, kararı temyiz etmediği için lehine bozma kararı verilmemiş ve hakkındaki hüküm kesinleşmiş olan davalı ... yönünden de davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi davacının kazanılmış hakkını da ihlal eder nitelikte olup usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; Davanın davalı ... yönünden kısmen kabul kısmen reddi ile 16.792,91 TL'nin 23.01.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, işbu davalı bakımından fazlaya dair istemin reddine, davanın davalı ... haricindeki davalılar yönünden ise zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın açılış tarihi gözetildiğinde alacağın zamanaşımına uğramadığını, davalılar ... ve ... yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, davalılardan tahsil edilmesi gerekli olan miktarın 18.522,31 TL olduğunu, diğer davalı ... yönünden talebin tam kabulüne karar verilmesi gerekirken yerel mahkemece 16.792,91 TL üzerinden kısmi kabul kararı verilmesinin de usul ve kanun aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... temyiz dilekçesinde; Yargıtay bozma kararı çerçevesinde bir karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların davacı bünyesinde çalışırken hatalı işlemler yapmaları sonucu meydana gelen zararı, davacının mahkeme kararı sonucu dava dışı şirkete ödemek zorunda kalması nedeniyle rücuen tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 ve 60 ıncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle verilen kararın bozmaya uygun olmasına, bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen hususların yeniden incelemeye konu yapılamamasına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Davacı vekili ve davalı ...'ın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.