Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6579 E. 2023/12482 K. – Rücuen Tazminat
Konu: Rücuen Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6579
- Karar No
- 2023/12482
- Karar Tarihi
- Konu
- Rücuen Tazminat
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/118 E., 2019/175 K. HÜKÜM/KARAR : Karara Direnilmesi / Davanın Kısmen Kabulü Şirketi vekili Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya direnme kararı verilmiştir. Mahkemenin direnme kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca takdiri indirim uygulanmasına yönelik Direnme uygun bulunarak, uygulanması gereken takdiri indirim oranının yerinde olup olmadığı ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazları ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Daireye gönderilmesine karar verilmiş; yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.08.2004 tarihinde davalı polis memuru ...'un idaresindeki, davalı ... şirketine trafik sigortalı resmî araç ile davalı ...'in idaresindeki belediye otobüsünün çarpışması sonucu ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada resmî araçta yolcu olarak bulunan Özkan Dönmez'in vefat ettiğini, olay nedeni ile davalı ... tarafından Özkan Dönmez mirasçılarına herhangi bir ödeme yapılmadığını, ölenin mirasçıları tarafından İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/284 E. sayılı dosyasında açılan davada verilen ve kesinleşen karar gereğince müvekkili Bakanlık tarafından 520.689,24 TL'nin 25.06.2010 tarihinde Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2010/7256 E. sayılı dosyasına ödendiğini, yapılan ödemeden dolayı meydana gelen hazine zararının rücuen karşılanması gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı idare tarafından ödenen 520.689,24 TL'nin ödeme tarihi olan 25.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları ve kusurları oranında rücuen tazminini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini 529.178,40 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; İzmir İl Emniyet Müdürlüğüne ait aracın müvekkil şirkete trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden kaynaklı teminatın ölüm sebebi ile azami 30.000,00 TL olduğunu, manevi tazminat talebinin poliçe kapsamında olmadığını, daha önce görülen davada davalı şirketin taraf olmadığını, bu nedenle kaza veya ödeme tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, birden fazla sorumludan istenen rücu alacağında öncelikle sorumluların kusurlarının tespitinin gerektiğini, ödeme tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini, davalının kamu görevini yaparken meydana gelen kaza sonrasında %100 oranında bakıma muhtaç kalacak şekilde sakatlandığını, bu nedenle İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, davalının vazife malulü olarak emekliye ayrıldığını, ancak faal polislik mesleğinde aldığı maaş ve bir kısım yan ödemeleri alamadığından ailece geçim sıkıntısı çektiklerini, bu nedenle takdir edilecek tazminat miktarı üzerinden 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun ( BK) 43 ve 44. maddeleri gereğince indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 07.07.2014 tarihli ve 2010/396 Esas, 2014/347 Karar sayılı kararıyla; davacı idarenin 16.08.2004 tarihinde meydana gelen kazada hayatını kaybeden Özkan Dönmez'in yakınlarına ödediği maddi tazminat ve kararın kesinleşmesine kadar işlemiş faiz ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretini kusur oranlarına göre davalılardan rücuen istemekte haklı olduğu, ancak davalıların belirlenen kusur oranları, davalı ... şirketinin poliçedeki teminat limiti, davalının kamu görevini yaparken meydana gelen kaza sonrasında %100 oranında bakıma muhtaç kalacak şekilde sakatlanması, vazife malulü olarak emekliye ayrılması, faal polislik mesleğinde aldığı maaş ve bir kısım yan ödemeleri alamadığından ailece geçim sıkıntısı çektikleri gözetilerek kamu görevlisi olan davalı ...'un sorumlu olduğu miktardan BK’nın 43. maddesine göre takdiren %75 oranında indirim yapılması gerektiği, yine ödeme tarihi olan 01.07.2010 tarihinden itibaren faiz isteğinin de yerinde olduğu gerekçesiyle 36.976,31 TL’nin (davalı ... bu miktarın 30.000,00 TL’sinden ve dava tarihinden itibaren yasal faizinden sorumlu olmak üzere) 01.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazla isteğin reddine, 49.301,74 TL’nin 01.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 21.12.2017 tarihli ve 2015/4306 Esas, 2017/11923 Kararı sayılı kararı ile; davacının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, “Mahkemece, her ne kadar davalı ...’un polis memuru olduğu, kazanın kamu görevini yerine getirdiği sırada meydana geldiği, kaza nedeniyle davalı kamu görevlisinin % 100 oranında sakat kaldığı, gelirlerinin azaldığı, istenilen tazminat miktarının ödenmesi halinde davalının zor duruma düşeceği hususu da dikkate alınarak BK 43. (TBK 51) maddesine göre davalı ...'un kusur oranına isabet eden tazminat miktarından takdiren % 75 oranında indirim yapılmasının hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davalı ...'un sorumlu olduğu tazminat miktarını 36.976,31 TL olarak belirlemiş ise de koşulları oluşmadan yukarıda anılan madde kapsamında yer alan indirim sebeplerinden hiçbirine uymayan %75 indirim yapılması doğru görülmemiştir. Bozma neden ve şekline göre davalı ... vekilinin rücuya konu miktarın içerisinde maddi ve manevi tazminat ayrımı yapılmaksızın hesaplama yapılmasının hatalı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının, davacı vekilinin faiz başlangıcına ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir…” gerekçesiyle karar bozulmuş; davacı ve davalı ... vekillerinin karar düzeltme isteklerinin reddine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 28.01.2019 tarihli ve 2018/1785 Esas, 2019/699 Karar sayılı ilamıyla karar verilmiştir. B. Direnme Kararı Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... polis memuru olup kazanın kamu görevinin yerine getirildiği sırada meydana geldiği, kaza nedeniyle davalı kamu görevlisinin %100 oranında sakat kaldığı, gelirlerinin azaldığı, istenilen tazminat miktarının ödenmesi hâlinde davalının zor duruma düşeceği ve kazanın meydana gelmesinde ana kusurun yol durumu ve orta refüj sulamasından sorumlu olan kuruma ait olduğu da dikkate alınarak BK’nın 43. [6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51] maddesine göre davalı ...'un kusur oranına isabet eden tazminat miktarından takdiren %75 oranında indirim yapılmasının hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; rücuen ödenmesi talep edilen tutar, ıslah dilekçesinde talep edilen miktarla beraber 529.178,40 TL olmakla, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi ile belirlenen 493.017,22 TL üzerinden kusur oranlaması yapıldığını, bilirkişi tarafından belirlenen tutarın eksik olduğu yönündeki itirazlarının dikkate alınmadığını, rücuen tazminat davalarında iadenin kapsamının, icra dosyasındaki asıl alacak, hüküm kesinleşinceye kadar işlemiş faiz, hükmedilen vekalet ücreti, yargılama giderleri ile icra takip giderleri ve vekalet ücretinin toplamı olduğunu, hüküm altına alınan alacağın, müvekkili idarece ödenen miktarı karşılamadığını, kaldı ki bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenen kusur oranlarında da takdiri indirim yapılmak suretiyle alacaklarının çok daha azına hükmedildiğini, ceza dosyasında alınan adli tıp raporu ve mahkemece yaptırılan 26.07.2013 tarihli bilirkişi raporunda ...’un kusur oranı 3/8 olarak 25.03.2014 tarihli bilirkişi raporunda ise %10 olarak belirlendiğini, ancak mahkemece %75 oranında hakkaniyet indirimi yapıldığını, kazaya kusuru ile sebebiyet verdiği sabit olan davalıdan yapılan indirimin de yerinde olmadığını, ayrıca müvekkili idarece ödeme yapılan tarih olan 25.06.2010 itibarı ile faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmekte iken 01.10.2010 tarihinin esas alındığını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; murisin hak sahiplerine SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı veya aylık bağlanıp bağlanmadığı araştırılarak varsa tazminattan tenzili ve mükerrer ödemenin önüne geçilmesi gerektiğini, mahkemenin bunu araştırmadığını, kazanın iş kazası olduğunu, rücuya konu miktarın içerisinde maddi ve manevi tazminat ayrımı yapılmaksızın hesaplama yapıldığını, rücu konusu İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemes 2005/284 E. sayılı dosyadan verilen karar gereği ödemesi yapılan 520.689,00 TL'nin içinde hem maddi hem manevi tazminat bulunduğunu, davalı müvekkili trafik sigortası yönünden manevi tazminatların teminat dışı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin müvekkili yönünden dikkate alınmaması gerektiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Hukuk Genel Kurulu Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.06.2022 tarihli ve 2020/(17)4-265 Esas, 2022/916 Karar sayılı kararı ile; "... somut olay değerlendirildiğinde; davalı ...’un polis memuru olduğu, kazanın kamu görevini yerine getirdiği sırada meydana geldiği, kaza nedeniyle davalı kamu görevlisinin %100 oranında sakat kaldığı ve malulen emekli olduğu, gelirlerinin azaldığı, istenilen tazminat miktarının ödenmesi hâlinde davalının zor duruma düşeceği dosya kapsamından anlaşıldığı, kazanın meydana geliş biçimi, davalının çalışma koşulları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davalı polis memuru lehine uygun miktarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği; bu durumda davalı polis memuru lehine hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği yönündeki direnme kararı uygun olup yerinde olduğu; ne var ki, uygulanması gereken takdiri indirim oranının yerinde olup olmadığı ile davacı vekilinin diğer temyiz itirazları ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerektiği" gerekçesiyle dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir. Ancak, karar düzeltme yolu açık olduğundan öncelikle taraflara tebliğine karar verilmiş, davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine Hukuk Genel Kurulunun 24.11.2022 tarihli ve 2022/4-1068 Esas, 2022/1580 Karar sayılı kararı ile karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiş, mahkemece dosya diğer temyiz itirazlarının değerlendirilmesi için Özel Daireye gönderilmesi gerekirken yeniden Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiş; Hukuk Genel Kurulunca kendileri tarafından yapılacak bir işlem bulunmadığından dosyanın Hukuk Genel Kurulunun yukarıda belirtilen kararı uyarınca uygulanması gereken takdiri indirim oranının yerinde olup olmadığı, davacı vekilinin diğer temyiz itirazları ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için Özel Daireye gönderilmesine karar verilmiştir. D. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, somut olayda davalı ...’un polis memuru olduğu, kazanın kamu görevini yerine getirdiği sırada meydana geldiği, kaza nedeniyle davalı kamu görevlisinin %100 oranında sakat kaldığı, gelirlerinin azaldığı, istenilen tazminat miktarının ödenmesi hâlinde davalının zor duruma düşeceğinden bahisle %75 oranında yapılan hakkaniyet indiriminin yerinde olup olmadığı, bu gerekçelerle tazminat miktarından BK’nın 43. maddesi uyarınca indirime gidilip gidilemeyeceği, takdir indirim oranın yerinde olup olmadığı, rücuen tazminat alacağının miktarı ve faiz başlangıcının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, mülga 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 41, 43, 44, 50 ve 51 inci (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51, 52, 61 e 62 nci) maddeleri. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanu'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasına yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dairemizce yeniden yapılan incelemede; temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesinin direnme kararı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, "hakkaniyet indirim oranının olayın oluşuna uygun düşmesine, sigorta şirketinin manevi tazminattan sorumluluğu bulunmamakla" birlikte rücu edilecek miktarın kusur oranına göre, sigorta poliçe limitinin çok üzerinde olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ile davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... Şirketine yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.