Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6480 E. 2024/1936 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6480
- Karar No
- 2024/1936
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/116 Esas-2023/25 Karar DAVACILAR : 1.... 2.... 3.... 4.... DAVALILAR : 1.Ergo Sigorta A.Ş. 2.Koç Allianz Sigorta A.Ş 3.... 4.... 5.... DAVA TARİHİ : 19.12.2007 HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili, davacıların desteğinin davalılardan ...'nın işyerine çalışmaya giderken diğer davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu araçların karıştığı kazada araçta yolcu olarak bulunan desteğin öldüğünü açıklayıp her bir davacı için ayrı ayrı 35.000,00 TL manevi tazminat ile davacı ... için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini davacı ... için 138.280,55 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalılar davanın reddini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 13.11.2012 tarihli ve 2007/782 Esas, 2012/573 Karar sayılı kararıyla; toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile 138.280,55 TL maddi tazminatın (davalılar İsviçre Sigorta A.Ş. ve Koç Allianz Sigorta A.Ş. nin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulması kaydıyla), davalı ... şirketleri açısından dava tarihinden, davalılar ..., ..., ... ve ... açısından ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılardan ...'a ödenmesine, davacıların her biri için 10.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ..., ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, davacıların manevi tazminata ilişkin fazlaya yönelik taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ... ve ... ile davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 15.09.2014 tarihli ve 2014/15090 Esas, 2014/11797 Karar sayılı ilamıyla; "...Somut olayda, asıl dava genel mahkeme sıfatıyla açılırken birleştirilen dava iş mahkemesi sıfatıyla açılmıştır. Mahkemece, birleştirilen davada, davanın farklı sıfatla görüldüğü gözden kaçırılarak birleştirme kararı verilmesi usul hükümlerine aykırı olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir” gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 13.02.2018 tarihli ve 2015/107 Esas, 2018/78 Karar sayılı kararıyla; bozmaya uyulmasına karar verilerek, işveren ... aleyhine iş mahkemesinde açılan ve birleştirilen dava dosyası tefrik edilerek, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacıların maddi tazminata ilişkin taleplerinin kabulü ile 138.280,55 TL maddi tazminatın (davalılar Ergo İsviçre Sigorta A.Ş. ve Koç Allianz Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulması kaydıyla), davalı ... şirketleri açısından dava tarihinden, davalılar ..., ... ve ... açısından ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılardan ...'a ödenmesine, davacıların manevi tazminata ilişkin taleplerinin kısmen kabulü ile davacıların her biri için 10.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılar ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, davacıların manevi tazminata ilişkin fazlaya yönelik taleplerinin reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ...Ş vekili ile davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 03.02.2020 tarihli ve 2018/3618 Esas, 2020/392 Karar sayılı ilamıyla; sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin infaz aşamasında gözetilecek olmasına göre davacılar vekili ve davalı ...Ş vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "...Somut olayda davalılar, kazaya karışan araçların zorunlu trafik sigorta şirketleri, araçların malikleri ve müteveffa destek...’ın içerisinde yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsüdür. Trafik kazası tespit tutanağında, soruşturma aşamasında yapılan keşif sonrası Trafik Polisi bilirkişi Yurdakul Günal tarafından düzenlenen 07/09/2007 tarihli bilirkişi raporunda ve yine soruşturma aşamasında İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 09/12/2007 tarihli rapora göre; kazanın meydana gelmesinde karşı araç sürücüsü ...in asli ve tam kusurlu olduğu, desteğin içinde bulunduğu araç sürücüsü davalı ...’ın kusursuz olduğu belirlenmiş, Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığının 2007/1404 Soruşturma sayılı dosyası üzerinden şüpheli ... hakkında, kazanın oluşumunda kusursuz olduğu belirlendiğinden kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Mahkemece 26.05.2015 tarihli celsede Dairemizin 15.09.2014 tarihli ve 2014/15090 Esas, 2014/11797 Karar sayılı ilamına uyulmasına karar verildikten sonra, 23.10.2015 tarihli celsede dosyanın geçirdiği safaat dikkate alındığında bu aşamadan sonra tefrik kararı verilmesinin usul ekonomisine uygun düşmeyeceği kanaatine varıldığından asıl ve birleşen dosyaya iş mahkemesi sıfatıyla bakılmasına karar verilmiş, davaya iş mahkemesi sıfatıyla bakmaya devam edilirken, 12.09.2017 tarihli celsede mahkemenin dosyası ile birleştirilmesine karar verilen mahkemenin 2012/328 Esas, 2012/454 Karar sayılı dosyasının uyulmasına karar verilen Dairemizin 2014/15090 Esas, 2014/11797 Karar sayılı bozma ilamı gereğince tefrikine, karar verilmiş ve işveren ... aleyhine açılan dava Bilecik Asliye hukuk Mahkemesinin(iş Mahkemesi Sıfatıyla) 2017/331 Esasına kaydedilmiştir. Mahkemece davaya iş mahkemesi sıfatıyla bakıldığı sırada; 3 kişilik makine mühendisi ve aynı zamanda İş Güvenliği Trafik Uzmanı olan bilirkişi Heyeti tarafından iş hukuku ilkelerine göre düzenlenen ve mahkemece hükme esas alınan 15.03.2016 tarihli kök rapora ve 07.06.2017 tarihli ek rapora göre; kazanın meydana gelmesinde karşı araç sürücüsü ...in asli ve %80 oranında kusurlu olduğu, davalı işverenler ... ve ...’nın araç sürücüsüne iş sağlığı ve iş güvenliği eğitimi vermedikleri, çalışanın iş sağlığı ve güvenliği konusunda önlem alma yükümlülüğünü çalışanın insiyatifine bıraktıkları için %20 oranında kusurlu oldukları, desteğin içinde bulunduğu araç sürücüsü davalı ...’ın, her ne kadar aracını yolun sağ tarafına yanaştırmışsa da karşı taraftan gelecek aracın çarpmasını engelleyecek kadar hızını düşürmediği için işverenin %20 oranındaki kusurunun içerisinde olması kaydıyla az da olsa %3 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Buna göre; aynı kazayla ilgili alınan bilirkişi raporları arasında taraflara izafe edilen kusur oranları yönünden çelişki bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, eldeki davanın Karayolları Trafik Kanununda belirlenen sorumluluk hükümlerine göre açıldığı gözetilerek, İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsünden ya da Karayolları Fen Heyeti’nden 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda belirlenen esaslar dikkate alınarak tüm dosya kapsamına göre tarafların kusur durumunun tespiti hususunda, önceki raporlar irdelenerek, ayrıntılı, gerekçeli, çelişkiyi giderici denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır" şeklindeki gerekçeyle hükmün bozulmasına, bozma sebep ve şekline göre davalılar ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. Davacılar vekilinin karar düzeltme istemi Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 08.03.2021 tarihli ve 2020/2554 Esas, 2021/2348 Karar sayılı ilamıyla reddedilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak alınan 15.12.2021 tarihli kusur raporunda sürücü ...in yüzde yüz kusurlu olduğu, diğer sürücü/işleten ...'ın kusuru bulunmadığı, bu nedenle davalı ..., davalı ... ve davalı ...Ş'nin oluşan zarardan sorumlu tutulamayacağı, davalı ...'in ise aracın ruhsat sahibi/işleteni olarak zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 138.280,55 TL maddi tazminatın davalılar ... ve davalı Ergo İsviçre Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılardan ...'a ödenmesine, davacıların her biri için 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'tan tahsili ile davacılara ödenmesine, davacıların manevi tazminata ilişkin fazlaya yönelik taleplerinin reddine, davalılar ..., ... ve Allianz Sigorta AŞ aleyhine açılan davanın davalıların meydana gelen kazada kusurları bulunmadığından reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, kusur durumunun hatalı belirlendiğini, risk gerçekleştiğine göre davalı ...Ş'nin zarardan sorumlu tutulması gerektiğini, davacıların desteğinin işyerine giderken kaza gerçekleştiğine göre davalı işverenin kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu, davalıların manevi tazminattan sorumlu tutulmamalarının hatalı olduğunu belirtmiştir. 2.Davalı ... vekili, kazaya karışan aracın kaza tarihinden önce noter sözleşmesi ile satıldığını ve teslim edildiğini, davalının işleten ve malik sıfatına sahip olmadığını, sigorta şirketinin sorumlu olduğu teminat limiti tutarının kararda belirtilmesi gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların trafik sigortacısı işleteni ve sürücüsü olduğu araçların karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle yolcu olan ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 Sayılı Borçlar Kanununun 41 inci, 45 inci maddesi, 3. Değerlendirme Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ilamı ile kesinleşen yönlere ilişkin yeniden temyiz incelemesinin yapılamayacak olmasına, karara esas alınan raporun karar vermeye elverişli olmasına, mahkemenin 13.02.2018 tarihli hükmünün davalı ... tarafından temyiz edilmeyerek davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuş olmasına göre temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılar ve davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.