Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6450 E. 2025/6949 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6450
- Karar No
- 2025/6949
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2022/942 Değişik İş - 2022/883 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/46516 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/171106
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı kaza sonucu iş yerinde maddi hasar meydana geldiğini, Malatya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/36 D.iş sayılı dosyasında davacının iş yerinde meydana gelen hasarın 53.267,00 TL olarak tespit edildiğini, davalı ... şirketine hasarın karşılanması talebi ile yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca 5.001,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin oluşan zarardan poliçe limiti ile sorumlu olduğu, kaza tarihinde yürürlükte olan poliçe limitinin araç başına 43.000,00 TL, kaza başına 86.000,00 TL olduğu, dosyada yer alan bilgi ve belgelerden yapılmış olan ödemeler sonucunda poliçe limitinin (86.000,00 TL) dolduğu ve davalının tazminat ödeme sorumluluğunun kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi bakımından 18.09.2022 tarihli ara karar ile tarafların kusur oranlarının belirlenmesi ve belirlenen kusur oranları nazara alınarak, hasar miktarı belirlenerek ve poliçe limiti nazara alınarak bakiye tazminatın hesaplanması için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, belirtilen bilirkişi ücretinin davacı vekili tarafından yatırılması için 3 günlük kesin süre verildiği ve verilen sürede bilirkişi ücretinin yatırılmaması halinde inceleme yapılamayacağından dosyada mevcut bilgi ve belgeler üzerinden karar verileceği hususunun davacı tarafa ihtar edildiği, davacı vekili tarafından söz konusu bu ara karardan rücu edilmesinin talep edildiği, 30.09.2022 tarihli ara karar ile ara karardan rücu talebinin reddine karar verildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 94. maddesinde “Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar.” düzenlemesine yer verildiği, davacı tarafından verilen kesin sürede ve ek süre sonrasında ara kararın gereğinin yerine getirilmediği, dolayısıyla davacının talebine dayanak olarak ileri sürdüğü iddialarını ispat edemediği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca zarar görenin zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu, davacı tarafından iddia edilen zararın dosya kapsamında somut ve hukuka uygun ve denetime elverişli bir şekilde ortaya konulamadığı ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyeti tarafından kazada birden çok aracın zarar gördüğü, bu nedenle poliçe limitinin yeterli olup olmadığının sigortacıdan sorulması yönündeki ara kararına rağmen davalı şirket tarafından kötüniyetli ve dürüstlük kurallarına aykırı bir şekilde dosyaya herhangi bir cevap verilmediğini, davacının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, vekalet ücreti yönünden verilen hükmün mevzuata açıkça aykırı olduğunu, ödemeye ilişkin kayıtların tamamının sunulmadığını, ödeme evrakı niteliği taşımayan bir kısım evraklara itiraz edilse de bu durumun hukuka aykırı bir şekilde dikkate alınmadığını, resmi bir geçerliliği olmayan ve davalı ... eli ile düzenlenen bir excel dosyasının ödeme evrakı olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, tek taraflı ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile meydana gelen ve itiraz edilmeyen kusur ile ilgili bilirkişi marifeti ile kusur tespiti yapılması işleminin açıkça hukuka aykırı olduğunu ve hasar miktarının mahkeme tarafından tespit edildiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu iş yerinde meydana gelen hasar bedeli talebine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ve özellikle davacı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi bakımından 18.09.2022 tarihli ara karar ile tarafların kusur oranları ve hasar miktarı belirlenerek poliçe limiti dahilinde bakiye tazminatın hesaplanması için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olmasına rağmen davacı tarafından ara kararın gereğinin yerine getirilmediğinin anlaşılmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre karar, usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.