Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6337 E. 2023/8880 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6337
Karar No
2023/8880
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/69 E., 2022/48 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... hakkında Dereli İcra Müdürlüğü'nün 2012/72 ... takip dosyasından icra takibi yapıldığını, ancak davalının borcunu ödemediğini, bu sırada adına kayıtlı Dereli ilçesi ... Köyü 103 ada 15 parsel ... taşınmazını mal kaçırmak amacıyla kardeşi ...'a, ...’ın da diğer davalı ...’a devrettiğini belirterek davanın kabulü ile Dereli ilçesi ... köyü 103 ada 15 parsel ... taşınmaza ilişkin 31.08.2012 tarihinde yapılan satışın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın usulden reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın öncelikle zaman aşımı yönünden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir. 3. Davalı ... cevap dilekçesinde; taşınmazı devralmasında mal kaçırma ve kötü niyet amacının olmadığını, tamamen tapuya ... ilkesi çerçevesinde hareket ettiğini, davacı tarafın on yıl boyunca tapuya şerh koydurmamış olmasının bedelini şahsının ödemesinin beklenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 23.10.2015 tarihli ve 2013/337 Esas, 2015/177 Karar ... kararı ile; davalı ...'in sahip olduğu taşınmazlardan 103 ada 15 nolu parseli yeğeni ...'a mal kaçırmak amacı ile sattığı, davalı ...'nin de taşınmazı diğer yeğen ...'a sattığı ve tazminat alacağının tahsilini imkansız hale getirdikleri, davalılar ... ile ...'un ...'in içinde bulunduğu durumu bilmemelerinin imkansız olduğu ve taşınmazların bedellerinin çok altında satıldıkları gerekçesiyle davanın kabulü ile Giresun ili Dereli ilçesi ... Köyünde bulunan 103 ada 15 parsel ... taşınmaza ilişkin 31.08.2012 tarihli 1105 yevmiye numaralı satış işleminden ibaret tasarrufun iptali ile eski halin iadesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 05.10.2020 tarihli ve 2019/4145 Esas, 2020/5061 Karar ... ilamı ile; "... 1-Temyiz olunan mahkeme kararı davalı ...’a 05.01.2016 tarihinde tebliğ olunmasına karşın karar HUMK'nun 432/1. maddesinde öngörülen 15 günlük temyiz süresi geçirildikten sonra 26.02.2016 tarihinde temyiz edildiğinden HUMK'nun 432. maddesi hükmü uyarınca davalı ...’ın temyiz isteminin süreden reddi gerekmiştir. 2-Dava İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Somut olayda davacı vekili; dava konusu taşınmazın davalı borçlu ... adına kayıtlı iken aleyhine açılan destekten yoksun kalma ve tazminat davası nedeniyle mal kaçırmak amacıyla 25.03.2003 tarihinde taşınmazı davalı ...'a devrettiğini, bunun üzerine Dereli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/101 Esas ... dosyası ile açılan tasarrufun iptali davasında mahkemenin satışın iptaline karar verdiğini, satışın iptali davasının kesinleştirilmemesini fırsat bilen davalı ...’ın taşınmazı diğer davalı ...'a sattığını, iş bu satışın müvekkillerine zarar vermek amacıyla yapılmış olduğunu belirterek bu tasarrufun iptalini talep etmiş ve mahkemece dava; hukuki tasnifinde İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali olarak kabul edilmiş ve dava bu şekilde görülmüştür. İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Aynı yasanın 284.maddesinde iptal davasının tasarruf tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılacağı hükme bağlanmıştır. Dosya içerisindeki belgelerden dava konusu taşınmazın ilk olarak davalı borçlu ... tarafından davalı 3.kişi ...’a 25.03.2003 tarihinde devredildiği, daha sonra davalı borçlu ... ile davalı 3.kişi ... arasındaki bu tasarrufun iptali için Dereli Asliye Hukuk Mahkemesi 2003/101 Esas ... dosyasından dava açıldığı, tasarrufun iptaline karar verildiği ve bu kararın, 16.05.2013 tarihinde kesinleştiği, sözü edilen karar kesinleşmeden önce 31.08.2012 tarihinde dava konusu taşınmazın davalı 3. kişi ... tarafından davalı 4. kişi ...’a devredildiği ve eldeki davanın 26.11.2013 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre İİK'nun 284. madde kapsamında, taşınmazın ilk tasarruf tarihi olan 25.03.2003 tarihinden itibaren 5 yıllık süre geçtiğinden ve davalı borçlu ... ve davalı 3. kişi ...’a karşı açılan ilk tasarrufun iptali davası eldeki dava açılmadan önce kesinleştiğinden, mahkemece İİK’nun 284. maddesine göre hak düşürücü süre geçtiği için davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; eldeki davanın 26.11.2013 tarihinde açıldığı, yani taşınmazın ilk tasarruf tarihi olan 25.03.2003 tarihinden itibaren 5 yıllık süre geçtikten sonra açıldığı, davalı borçlu ... ve davalı 3.kişi ...’a karşı açılan ilk tasarrufun iptali davası eldeki dava açılmadan önce kesinleştiğinden iş bu davanın davacı vekilinin itirazları doğrultusunda hak düşürücü süre içerisinde açıldığının kabulünün mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın İİK’nun 284. maddesine göre hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; bu davanın ikinci ve farklı bir satışa ilişkin olduğunu, hak düşürücü sürenin ikinci ve farklı kişiye satışın yapıldığı 31.08.2012 tarihinde başladığını, buna göre davanın yasal süresi içinde 26.11.2013 tarihinde açıldığını, bu nedenle davanın kabulü gerektiğini, mahkemenin gerekçeli kararında sadece müvekkil ...'dan bahsedilerek hata edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 ... İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, taşınmazın ilk tasarruf tarihi olan 25.03.2003 tarihinden itibaren 5 yıllık süre geçtiği ve davalı borçlu ... ve davalı 3. kişi ...’a karşı açılan ilk tasarrufun iptali davasının eldeki dava açılmadan önce kesinleştiği anlaşılmakla; davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6337, K. 2023/8880, T. 11.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-6337-e-2023-8880-k-b0e12d92021d