Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6317 E. 2024/3159 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6317
- Karar No
- 2024/3159
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/81 E., 2023/18 K. DAVA TARİHİ : 30.05.2011 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazası sonucu meydana gelen maluliyet nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan ) 17. Hukuk Dairesi tarafından kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, 29.07.2008 tarihinde sevk ve idaresindeki motosiklette yolcu konumunda iken plakası belirlenemeyen aracın çarpması sonucu müvekkili davacının ağır yaralandığını, kalıcı maluliyeti olduğunu, plakası tespit edilemeyen araç olması nedeniyle ...'nın sorumlu olduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 7.800,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan ödeme ile sorumluluklarının sona erdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.11.2014 tarihli ve 2011/495 Esas, 2014/562 Karar sayılı kararıyla; 75.580,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 22.06.2016 tarihli ve 2015/2615 Esas 2016/7618 Karar sayılı ilamıyla; "Dosyada bulunan maluliyet raporları arasında maluliyet oranları yönünden bulunan çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu, aktüer hesap raporunun denetime elverişli olmadığı ve davacının yolcu olarak bulunduğu motorsiklete kasksız bindiğinin kaza sırasında kafa bölgesinden yaralanması nedeniyle sabit olduğu ve bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği" gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 74.034,61 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrası alınan maluliyet raporunun hatalı yönetmeliğe göre düzenlendiğini, yapılan ödemenin güncel değerinin mahsup edilmesi gerektiğini, hatır taşıması olması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; motorsiklette yolcu olan davacının, 29.07.2008 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanarak malul kalmasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43, 44 ve 46 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.