Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6064 E. 2025/15877 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6064
- Karar No
- 2025/15877
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/3772 E., 2022/1730 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/195 E., 2019/227 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı asıl tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; 12.08.2016 tarihinde kendisine ait araç ile 23... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağının taraflar arasında düzenlendiğini, sigorta şirketleri arasında kusur oranı belirleme aşamasında mutabakatsızlık oluşması nedeniyle kusur oranlarını belirleme ile yetkili kılınan ... aracılığı ile kusur oranlarının tespitinin yapıldığını, tarafların tutanakta farklı beyanlar vermesi nedeniyle kusurun hem kendisine hem de diğer araç sürücüsüne %50'şer olacak şekilde belirlendiğini belirterek dava konusu olay sonucunda kusur oranlarının bilirkişi marifetiyle tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; olaya karışan araçların sigorta poliçesini düzenleyen şirketlerin kusura ilişkin mutabakat sağlayamaması üzerine müvekkili bünyesinde bulunan Kusur Komisyonunun değerlendirme yaptığını ve kusur dağılımını gerçekleştirdiğini, Kusur Komisyonunun taraflarca anlaşmalı olarak düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında bulunan bilgiler ve olay yerine ilişkin yol durumunun değerlendirilmesi ile kusur dağılımına karar verdiklerini, karara itiraz imkanı olmasına karşın süresi içerisinde itirazda bulunulmadığını, yapılacak incelemede kusur dağılımının kusur komisyonu tarafından nihai olarak oluşturulan şekli ile geçerli olacağının anlaşılacağını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 28.02.2019 tarihli bilirkişi raporu uyarınca 12.08.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında 23... plakalı aracın %100 kusurlu olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı asıl temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, tarafınca herhangi bir eda davası açma isteği olmadığını, dava yoluyla düzeltilecek kusur durumuna göre sigorta yenileme döneminde hasarsızlık indiriminden faydalanma yönünde menfaati olduğunu, davalının kusur tespiti nedeniyle hasarsızlık indiriminden faydalanamadığını, olması gerekenden yüksek tutarda prim ödendiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacıya ait araç ile dava dışı bir aracın 12.08.2016 tarihinde karıştığı trafik kazasında kusur durumunun tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, davacının salt tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmaması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı asıl tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı asılın tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.