Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5922 E. 2025/14457 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5922
Karar No
2025/14457
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/323 E., 2023/283 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çemişgezek Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/ 49... /27 Karar

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 07.07.2011 tarihinde davalının davacı ...'ya ait taşınmaza ve taşınmazda bulunan ...'nın vücut bütünlüğüne yönelik saldırısı olduğunu, Çemişgezek Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda davalının ...'ya yönelik mala zarar verme, ...'ya yönelik hakaret, tehdit ve mala zarar verme eylemlerinden dolayı cezalandırılmasına karar verildiğini, davalının davacı ...'ya yönelik eylemi nedeniyle davacının böbrek hastalığının nüksettiğini ileri sürerek davacı ... yönünden fazlaya ilişkin talepler saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davacı ... yönünden fazlaya ilişkin talepler saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiş, davacı ...' nin maddi zararı yönünden talebini 1.255,00 TL' ye ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının ... yönelik fiziksel şiddet içeren bir fiilinin olmadığını, ceza mahkemesinde Adli Tıp Kurumundan alınan raporda bu davacının vücut bütünlüğüne yönelik bir zararın olmadığının ortaya çıktığını, tazminat taleplerinin iyi niyetli olmadığını, davacının hastanede yatmasına sebep olan kronik böbrek rahatsızlığı ile dava konusu olay arasında illiyet bağının olmadığının ceza davasındaki raporda belirlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ... mirasçılarının davasının kısmen kabulü ve kısmen reddi ile; maddi tazminat talebinin reddine, 2.500,00 TL manevi tazminatın 06.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak mirasçılık belgesindeki payları oranında davacı mirasçılara verilmesine, davacı ...'nın davasının maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacı ...'nin böbrek yetmezliği hastalığının haksız fiil tarihinden sonra nüksettiğini ve tedavi gördüğünü, tahlil ve tedavi evrakları ile durumun sabit olduğunu, davacının rahatsızlığının nüksetmesi ile davalının eylemi arasında illiyet bağı bulunduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının 45 gün için hesaplanmasının hatalı olduğunu, davacı ...' nin ömrünün sonuna kadar haftada 3 gün diyalize girdiğini, davacı ...'nin davalının saldırısı sonrası vücut sağlığı bozulduğunu, yaşamı boyunca diyalize bağlı kaldığını, davacı ...'in de eşinin tedavisi için koşturduğunu, olaydan sonra tüm hayatlarının değiştiğini, büyük maddi ve manevi zarar doğduğunu, davacı ... yönünden manevi tazminat miktarının az olduğunu, davacı ...'in maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddinin de yerinde olmadığını, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin de hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; haksız fiil nedeniyle davacıların maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve Adli Tıp Kurumu raporlarında davacı ...'nin böbrek rahatsızlığı ile haksız eylem arasında illiyet bağı bulunmadığının tespit edilmiş olmasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince davacı ... mirasçıları kendileri vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 300,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin "Tarifenin üçüncü kısmına göre ücret" kenar başlıklı 10. ve 13. maddelerinin ilgili bölümü şöyledir: “Madde 10 – (1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Madde 13 - (1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez...” Şu durumda tarifenin anılan bu maddelerine göre; öncelikle Tarifenin 3. Kısmına göre kabul edilen kısım yönünden davacılar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Tarifenin 3. Kısmına göre belirlenecek vekalet ücreti, Tarifenin 2. Kısım 2. Bölümünde yazılı maktu vekalet ücretinin altında ise vekalet ücreti maktu vekalet ücreti kadar olmalıdır. Ancak kabul edilen kısım maktu vekalet ücretinin altında ise vekalet ücretinin asıl alacağı geçemeyecek olması sebebiyle hükmedilen asıl alacak miktarı kadar vekalet ücreti belirlenmesi gereklidir. Somut olayda davacılar ... mirasçıları lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı 2.500,00 TL olup, bu miktar maktu vekalet ücreti 3.600,00 TL'nin altında kalmaktadır. Bu durumda asıl alacak 2.500,00 TL kadar davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte olup AAÜT'nin yukarıda anılan maddelerine aykırı olarak davacılar lehine 300,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan "300,00 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "2.500,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5922, K. 2025/14457, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-5922-e-2025-14457-k-0eba63f4df0f