Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5650 E. 2023/9536 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5650
Karar No
2023/9536
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/683 Esas - 2022/647 Karar HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan)17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; 07.12.2014 tarihinde dava dışı ... İnşaat Nak.Turz. San. Tic. Ltd. Şti adına kayıtlı davalı ... şirketi nezdinde sigortalı bulunan çekici ve ona bağlı yarı römorkun tek taraflı sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda davacıların murisi ...'ın hayatını kaybettiğini ve desteğinden yoksun kaldıklarını, müvekkilleri tarafından zararlarının ödenilmesi talebi ile davalı ... şirketine müracaat edildiğini ve 34.486,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin yetersiz olduğunu, müvekkillerinin müteveffanın vefatı nedeni ile destekten yoksunluk zararının gerçek gelir durumu dikkate alınmak suretiyle uzman bir bilirkişi vasıtasıyla hesaplatılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle şimdilik fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilleri ... için 7.000,00 TL, İbrahim için 2.500,00 TL destekten yoksunluk ve 500,00 TL cenaze gideri olmak üzere 10.000,00 TL 'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davacılar vekili 13.01.2016 tarihli dilekçesiyle davacı ... için 118.568,42 TL ve davacı İbrahim için 55.765,44 TL olarak talebi artırmıştır. Birleşen dava da davacı ... vekili; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 57.180,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 20.01.2015 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 28.04.2022 tarihli dilekçesiyle birleşen davada talebi 112.945,47 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin maddi tazminat talepleri açısından poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında davacının zararlarını gidermekle yükümlü olduğunu, meydana gelen olayda müteveffanın %100 kusurlu olup, kendi kusurundan yararlanamayacağını, bu sebeple yansıma zarar gören davacıların tazminat talep edemeyeceklerini, müvekkili şirketin davacıların zararlarının giderilmesi için yaptırılan ekspertiz raporu sonucuna göre toplam 36.486,00 TL ödemede bulunduğunu, davacıların tüm zararlarının giderildiğinden ve cenaze ile defin giderleri için herhangi bir belge sunulmadığından bu yöndeki tüm taleplerinin reddi gerektiğini, ticari avans faizi talebinin hukuka aykırı olup, talep edilebilecek faizin yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 14.03.2016 tarih ve 2015/252E.-2016/190 K. sayılı kararı ile; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile davacı ... için 55.764,44 TL ve davacı ... için 118.568,42 TL olmak üzere toplam 174.333,86 TL destekten yoksun kalma tazminatının 03.03.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacılara verilmesine, 500,00 TL cenaze ve defin giderinin davalıdan alınıp davacılara eşit olarak ödenmesine, 03.03.2015 ödeme tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Kararın davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.05.2019 tarihli ve 2016/13653E.- 2019/5843 K. sayılı bozma ilamında özetle; davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, “...Somut olayda, vefat tarihi itibariyle evli olmayan ve çocuğu da bulunmayan desteğin, öncelikle TÜİK verilerine göre ilk evlenme yaşının belirlenmesi ve sonrasında desteğin davacı anne ve babaya destekliğinin belirlenebilmesi için tüm bu ilkelere uygun, denetime elverişli aktüer raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, desteğin hemen evleneceğinin kabulü ile yanlış pay ayrılarak yapılan tazminat hesabının hükme esas alınmasının doğru olmadığı, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesinin doğru olmadığı ve somut olayda her bir davacı lehine hükmedilen maddi tazminat için kendisini vekille temsil ettiren lehine vekalet ücreti taktiri gerekirken toplam tazminat miktarı üzerinden vekalet ücreti taktir edilmesinin de doğru olmadığına" değinilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Yargılama sırasında 05.10.2016 tarihinde davacı baba İbrahim vefat etmiştir. Vefat eden baba yönünden dosyanın tefrikine 31.01.2022 tarihinde karar verilmiştir. Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davada davanın kabulü ile 118.568,42 TL destekten yoksun kalma tazminatının 03.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacı ...'a verilmesine, 250 TL cenaze ve defin giderinin, 03.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacı ...'a verilmesine, davalı yanca mahkemenin 2015/252 Esas,-2016/190 Karar sayılı ilk kararı sonrası İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğünün 2016/10214 esas sayılı dosyasına ... adına yapılan 189.440,06 TL ödemenin işbu karar ile hükmedilen tazminat tutarı ile tahsilde tekerrür olmamasına ve yapılan ödemenin infazda dikkate alınmasına, birleşen İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/30 E. sayılı dava dosyasında davanın kabulü ile 112.945,47 TL destekten yoksun kalma tazminatının 03.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacı ...'a verilmesine, davalı yanca mahkemenin 2015/252 Esas-2016/190 Karar sayılı ilk karar sonrası İstanbul Anadolu 20. İcra müdürlüğünün 2016/10214 esas sayılı dosyasına ... adına yapılan 189.440,06 TL ödemenin mahkememizce işbu kararı ile hükmedilen tazminat tutarı ile tahsilde tekerrür olmamasına ve yapılan ödemenin infazda dikkate alınmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı şirketin maddi tazminat talepleri açısından, poliçe limitleri dâhilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında davacının zararlarını gidermekle yükümlü olduğunu, kaza tarihi itibariyle poliçe limitinin 268,000.00 TL olduğunu, dava konusu kaza sebebiyle sigorta şirketinin davacılara 07.09.2018 tarihinde 174.833,86 TL, 03.03.2015 tarihinde ise 36.486,00 TL toplamda 211.319,86 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemelerden sonra poliçe limitinden 56.680,14 TL kaldığını, poliçe limiti üzerinde sigorta şirketinin sorumluluğunun kalmadığını, SGK tarafından gönderilen yazıda desteğin asgari ücretle çalıştığı belirtilmesine rağmen işveren beyanına dayanarak tazminat hesabı yapılmasının doğru olmadığını, davacılar tarafından müteveffanın gelirine ilişkin bir delil sunulmadığını, bu nedenle bilirkişi tarafından asgari ücretin üzerinde gelire göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; asıl ve birleşen davada davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5650, K. 2023/9536, T. 20.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-5650-e-2023-9536-k-bb0df159f282