Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5181 E. 2025/16459 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5181
- Karar No
- 2025/16459
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1569 E., 2022/1899 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİH : 02.03.2021 SAYISI : 2017/416 E., 2021/202 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ZMSS poliçesi bulunmayan motosikletin, yaya olan davacıya çarpması sonucunda 07.08.2016 tarihinde yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapıldığını beyanla fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş ve ıslah dilekçesiyle talebini 149.784,06 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 01.06.2015 tarihli Genel Şartların iş bu davada uygulanması gerektiğini, davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kazaya sebebiyet veren aracın cinsinin tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun ZMSS poliçesi bulunmayan aracın sürücüsünün kusuru oranında ve kaza tarihindeki ZMSS poliçe limitleri dahilinde olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, davacıda kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranının tespiti için rapor alınması gerektiğini, SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yöntemine göre hesaplanması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 02.03.2021 tarihli 2017/416 Esas, 2021/202 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, 149.784,06 TL tutarındaki geçici iş göremezlik tazminatının 17.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta limiti dahilinde kalmak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Batman 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 02.03.2021 tarihli, 2017/416 Esas ve 2021/202 Karar sayılı kararının kaldırılarak 6100 sayılı Kanunun 353/1-b.2 maddesi esas hakkında yeniden usuli müktesep haklar da gözetilmek suretiyle infaza elverişli olacak şekilde yeniden hüküm kurulmasına bu suretle: davanın kabulüne, 149.784,06 TL tutarındaki daimi iş göremezlik tazminatının sorumluluk limiti dahilinde kalmak kaydıyla 17.02.2017 (davalı sigortaya ihbar edilen tarihten itibaren 8 iş günü) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta limiti dahilinde kalmak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan motosikletin, yaya olan davacıya çarpması ile meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmasının Dairemiz içtihatları gereği olmasına, davalı lehine olacak şekilde PMF 1931 Yaşam Tablosu kullanılarak hesaplama yapılmasına, temerrüt tarihinin davalı lehine olacak biçimde belirlenmiş olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta, kaza tarihi 07.08.2016 olup, davacının yaralanması sonucu oluşan maluliyetin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerekirken, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan alınan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenmiş raporun hükme esas alınması doğru olmamıştır. Mahkemece; davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun biçimde, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.