Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5177 E. 2024/4615 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5177
- Karar No
- 2024/4615
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/188 E., 2022/338 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar ... ile ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın yaya murise tam kusurlu olarak çarpması sonucu murisin vefat ettiğini, murisin müvekkillerinin eşi ve babaları olduğunu, murisin emekli olup ayrıca ek gelir amaçlı bahçe işlerinde çalıştığını, mahallede bulunan derneğin lokalini işlettiğini, davacı eş ...’ın destekten yoksun kaldığını, davacı evlat ...’ün atipik psikoz hastası olup hastalığı nedeniyle çalışamadığını, kendisine murisin baktığını, onun da destekten yoksun kaldığını, tüm müvekkillerinin elem çektiğini beyanla, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacı eş ... için 8.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, davacı evlat ... için 2.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi, diğer davacı evlatların her biri için ayrı ayrı 30.000,00’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan (davalı ... şirketi poliçe limitiyle sınırlı sorumlu) müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle fazlaya dair haklarını saklı tutarak maddi tazminat talebini davacı eş ... için 63.366,12 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, olayda davalı tarafa atfedilecek bir kusur bulunmadığını, ayrıca sorumluluklarının poliçe ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın zararını ve kusursuz olduğunu ispatlaması gerektiğini ve ayrıca davacıların kaza sebebi ile elde ettikleri gelir ve tazminatların da mahsubu gerektiğini, manevi tazminat ile ilgili bir sorumluluklarının bulunmadığını ve kendilerinden istenebilecek faizin yasal nitelikte olup, temerrüt tarihinden itibaren hesaplanması gerektiğini beyan ederek, haklarındaki davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, olayda davalı ... ...'a atfedilecek bir kusur bulunmadığını, müvekkilinin kaza anında manevra sırasında tüm ihtimamı gösterdiğini, kazanın tamamen maktulün araç trafiğine açık olan bir sahada gerekli trafik kurallarına riayet etmemesi sebebi ile meydana geldiğini, bu nedenle haklarındaki davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi'nin16.12.2014 tarihli, 2011/13 E., 2014/464 Karar sayılı ilamı ile, davanın davacı ... ile ilgili olarak maddi tazminat açısından reddine, davanın davacı ... ile ilgili olarak maddi tazminat açısından ıslah edilmiş şekliyle kabulüne ve 63.366,12 TL maddi tazminat bedelinin davalılar ... ... ve ...'dan olay tarihi 19.6.2009 tarihinden itibaren ve davalı ...Ş. açısından dava tarihi 07.01.2011 tarihinden itibaren davalı ... için poliçe limitindeki sınırlar dahilinde kalacak şekilde yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davanın manevi tazminat açısından kabulü ile davacı eş ... için 5.000,00 TL ve davacı çocuklar ..., ... ve ... için 2.000,00'er TL olmak üzere toplam 11.000,00 TL manevi tazminat bedelinin olay tarihi 19.06.2009 tarihinden itibaren davalılar ... ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyizi ile Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 19.12.2017 tarihli, 2015/5913 E, 2017/11861 K. sayılı bozma ilamı ile "....Mahkemece makine mühendisinden aldırılan 28.6.2012 tarihli bilirkişi raporunda davacıların murisi %25 (2/8) oranında, davalı taraf %75 (6/8) oranında kusurlu bulunmuştur. Davacı ve davalı tarafın bilirkişi raporuna itirazı üzerine başka bir makine mühendisinden aldırılan 11.12.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre ise davacıların murisi %15 oranında, davalı taraf %85 oranında kusurlu bulunmuştur. Mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda davacı eş ... için davalı tarafın %75 kusur oranına göre hesaplama yapılmış, davacı ... tarafından fazlaya dair haklar saklı tutularak dava bu hesap raporuna göre ıslah edilmiş, mahkemece davacı ... bakımından maddi tazminat davasının kabulüne karar verilmiş ise de; hükmün gerekçesinde ceza ve hukuk yargılamaları sırasında alınan kusura ilişkin bilirkişi raporlarına göre davalı ... ...'ın olayda %85 oranında kusurlu olduğunun sabit olduğundan bahsedilmesi suretiyle, hükme esas alınan kusur oranı bakımından çelişki oluşturulması doğru olmayıp hükmün bozulması gerekmiştir. Kabule göre de; Borçlar Kanunu’nun 47 nci maddesi (TBK md 56) hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarının adalete uygun olması gerekir. Tazminatın amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmaktır. Somut olayda, davacılar eş ve babalarını davaya konu trafik kazasında kaybetmiş, davacı eş ... 50.000,00 TL manevi, davacı evlatların her biri ayrı ayrı 30.000,00’er TL olmak üzere toplam 140.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir. Mahkemece davacı eş ... için 5.000,00 TL ve davacı evlatların her biri için ayrı ayrı 2.000,00'er TL olmak üzere toplam 11.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Desteğin ölümü yanında, desteğin tali kusurlu oluşu, kaza (ölüm) tarihi (19.6.2009), tarafların ekonomik ve sosyal durumu, duyulan acı gibi nedenler dikkate alındığında, davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarı, duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde değildir. Hükmedilen manevi tazminat miktarı tüm davacılar için az olup, daha üst düzeyde manevi tazminat takdiri için hükmün bozulması gerekmiştir. Davacı ...’ın adının hükümde Dilfinaz olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak değerlendirilmiştir." gerekçesiyle bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın davacı ... ile ilgili olarak maddi tazminat açısından reddine, davanın davacı ... ile ilgili olarak maddi tazminat açısından ıslah edilmiş şekliyle kabulüne ve 63.366,12 TL maddi tazminat bedelinin davalılar ... ... ve ...'dan olay tarihi olan 19.6.2009 tarihinden itibaren ve davalı ...Ş. açısından dava tarihi olan 07.01.2011 tarihinden itibaren davalı ... için poliçe limitindeki sınırlar dahilinde kalacak şekilde yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, verilen hüküm akabinde anılan alacak kalemleri için İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğünün 2015/2366 sayılı dosyasına istinaden yapılan ödemelerin tahsilde tekerrüre sebebiyet vermeyecek şekilde kararın infazı aşamasında nazara alınmasına, davanın manevi tazminat açısından kabulü ile davacı eş ... için 14.000,00 TL ve davacı çocuklar ..., ... ve ... için 8.000,00'er TL olmak üzere toplam 38.000,00 TL manevi tazminat bedelinin olay tarihi 19.06.2009 tarihinden itibaren davalılar ... ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ile ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar ... ile ... temyiz dilekçesinde; hesaplamanın hatalı olduğunu, payların hatalı şekilde hesaplandığını, kusur oranının hatalı tespit edildiğini, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45 ve 47 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulamasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Dosya içerisinde, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ...'ın tüm, davalı ...'nın aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10 uncu maddesi " (1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.(2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez." hükmünü haizdir. Manevi tazminat talebi kısmen kabul edilmiş ve reddedilen miktar yönünden davalı ...'a vekalet ücreti verilmiş, Sinan Narmalı lehine vekalet ücreti verilmemiştir. Açıklanan nedenle kararın bozulması gerekirse de; belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'un 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ile ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (8) numaralı bendinin çıkartılarak; "Karar tarihinde geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre manevi tazminat talebi yönüyle davanın reddedilen bölümü üzerinden hesap olunan 5.700,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar ... ve davalı ...'ya verilmesine" söz dizisinin eklenmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'ya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.