Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/453 E. 2023/12894 K. – Maddi Ve Manevi

Konu: Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/453
Karar No
2023/12894
Karar Tarihi
Konu
Maddi Ve Manevi Tazminat

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/516 E., 2020/108 K. HÜKÜM/KARAR : Direnme/davanın kısmen kabulü Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacılar vekili bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince bozma kararı yerinde bulunarak direnme kararı incelenmek üzere dosya Hukuk Genel Kurulunca direnme kararın yerinde olduğuna karar verilerek, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazları ile ilgili inceleme yapılması için dosyanın Dairemize gönderilmesi üzerine Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada desteğin öldüğünü, davacı ...'ın da yaralanıp malul kaldığını, tedavi giderlerinin davacı tarafından karşılandığını açıklayıp maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kusura ve tazminat miktarına itiraz ederek davanın reddini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 14.07.2016 tarihli ve 2010/219 E., 2016/515 K. sayılı kararı ile davalı ... aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 15.025,17 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... ve ... için 15.000,00’er TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılar ..., ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 19.06.2019 tarihli ve 2016/18202 E., 2019/7801 K. sayılı kararı ile “…1-Dava, trafik kazası nedeni ile cismani zarara dayalı tazminat istemine ilişkindir. “Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan” başlığı altında düzenlenen TBK'nın 46. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmektedir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu'nun raporunda davacının yaralanmasının vücut genel çalışma gücünden %48,0 oranında kaybettiği, Ege Üniversitesi hastanesinden alınan maluliyet raporunda %100 oranında kaybettiği belirlenmiştir. Mahkemece davacıda oluşan maluliyet oranının %48,0 olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmış ve sonucuna göre hüküm kurulmuştur. Her iki rapor arasında açıkça ve büyük oranda bir çelişki bulunmaktadır. Yargılama sırasında davacı tarafça bu konuda itiraz edilmiştir. Mahkemece, davacının da itirazlarını karşılayacak şekilde çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2-Bozma ilamının neden ve şekline göre davacılar vekilinin sair, davalılar ..., ..., ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir…” gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin 14.07.2016 tarihli celsede alınan imzalı beyanında davalılarla görüşüp 15.025,17 TL maddi tazminat miktarı üzerinden anlaştıklarını, manevi tazminatı ise mahkemenin taktirine bıraktıklarını, ileriye dönük ve fazlaya ilişkin tüm haklarından feragat ettiklerini, davalılar vekillerinin ise aynı celsede imzalı beyanlarında davacının beyanlarını teyit ederek kabul ettiklerini bildirdikleri, bozma kararının bu hususu gözden kaçırdığı ve mahkemenin ilamının kaldırıldığının anlaşıldığı, mahkemece Yargıtay ilamına uyularak alınacak raporun usulî kazanılmış hak nedeniyle karara etki edemeyeceğinden usul ekonomisi ilkesi de dikkate alınarak direnilmesi gerektiği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin, yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; direnme kararının hukuka aykırı olduğunu davacıdan oluşan maluliyet oranı %100 olarak tespit edilmişken %48 oranının karara esas alınmasının hatalı olduğunu, manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu belirtmiştir. C. Daire Kararı Dairemizce yapılan incelemede, manevi tazminatın belirlenmesi yönünden Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. D. Hukuk Genel Kurulu Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.11.2022 tarih ve 2021/17-105 Esas, 2022/1533 Karar sayılı ilamı ile "... mahkemece alınan Adli Tıp Kurumunun raporunda davacının yaralanmasının vücut genel çalışma gücünden %48 oranında kaybettiği, Ege Üniversitesi Hastanesinden alınan maluliyet raporunda %100 oranında kaybettiği belirlenmiştir. Mahkemece davacıda oluşan maluliyet oranının %48 olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Davacılar vekili 20.06.2016 havale tarihli ıslah dilekçesinde; “Yeni bir bilirkişi raporu alınması ve yeniden rapora itiraz süreci başlaması davayı daha da uzatacağından "tedavi ve yol giderleri" ve "cenaze ve defin masrafları" yönünden taleplerimizi atiye bırakıyoruz.” şeklinde beyanda bulunmuş ve ıslah talebini %48 oranında belirlenen maluliyeti kabul ederek yapmıştır. Yine 14.07.2016 tarihli celsede; “Biz davalılar ile görüştük anlaşmaya vardık, anlaşma neticesinde talep ettiğimiz ve ıslah ile arttırmış olduğumuz 15.025,17 TL.lik maddi tazminat talebimiz ve mahkemenin takdirindeki manevi tazminata hükmedilmesi şartıyla davamızın bu şekilde kabul edilmesini talep ediyoruz, ileriye matuf haklar da dahil olmak üzere fazlaya ilişkin taleplerimizden vazgeçiyoruz, atiye bırakma taleplerimizden de vazgeçiyoruz.” şeklinde beyanda bulunmuştur. Dolayısıyla davacılar vekili 14.07.2016 tarihli celsedeki imzalı beyanında davalılarla görüşüp 15.025,17TL maddi tazminat miktarı üzerinden anlaştıklarını, manevi tazminatı ise mahkemenin taktirine bıraktıklarını, ileriye dönük ve fazlaya ilişkin tüm haklarından feragat ettiklerini bildirmiş, davalılar vekili ise; 14.07.2016 celsede imzalı beyanlarında davacının beyanlarını teyit ederek kabul ettiklerini beyan etmişlerdir. Islah dilekçesinde yer alan açıklamalar, 14.07.2016 tarihli celsedeki davacı vekilinin ve davalı vekillerinin beyanları karşısında maluliyet oranının %48 olduğu kabul edilerek sonuca gidilmesi gerektiği açıktır. Aksi durum, tarafların kabulüne, taleple bağlılık kuralına ve özellikle de yukarıda açıklanan usulî kazanılmış hak ilkesine aykırı düşecektir. Bu nedenle, maluliyetin tespiti bakımından alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi giderecek mahiyette yeni bir bilirkişi raporu alınmasına gerek bulunmamaktadır. Hâl böyle olunca, mahkemece maluliyet oranının %48 olduğunun kabul edilmesi ve yeni bir bilirkişi raporu alınmasına gerek olmadığı yönünde verilen direnme kararı yerinde bulunmuştur. " gerekçesi ile direnme kararı yerinde bulunarak davacılar vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden inceleme yapılmak üzere dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir. E. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci, 45, 46 ve 47 nci maddeleri. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen kararı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, manevi tazminatların takdirinde isabetsizlik bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/453, K. 2023/12894, T. 30.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-453-e-2023-12894-k-5a35b18fe0a7