Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/438 E. 2023/5061 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/438
Karar No
2023/5061
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/569 Esas-2020/121Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleştirilen davada, davalıların işleteni, sürücüsü, trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın tek taraflı kazasında davacının desteğinin öldüğünü açıklayıp asıl davada 10.000,00 TL maddi tazminatın, birleştirilen davada 50.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli kararıyla, asıl davada davanın kısmen kabulüne, 59.872,80 TL maddi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, birleştirilen davada davanın kısmen kabulüne, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.05.2019 tarih, 2016/12621 Esas, 2019/5811 Karar sayılı ilamı ile "... Somut olayda mahkemece, davacının murisinin davalıların sorumluluğunda olan araçta yolcu olarak bulunduğu ve hatır için taşındığı kabul edilerek %20 oranında indirim yapılmak suretiyle tazminata hükmedilmesi yerinde olmakla birlikte söz konusu indirimden yararlanma hakkı olan ve bu yönde savunma yapan davalı ... dışındaki, hatır indirimi savunmasında bulunmayan diğer davalılar yararına da hatır indirimi yapılmış olması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir... takdir olunan manevi tazminatın oldukça düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir...Cenazenin nakli ve defini için bilirkişi tarafından tespit edilen 2.000,00 TL'nin dosya kapsamına uygun olduğu gözetilerek bu yöndeki talebin kabulüne karar verilmek üzere...Davanın kabul edilen 59.872,80 TL’lik kısmı üzerinden davacı lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücreti hatalı olarak davalılar lehine hükmedilmiştir. Davanın kabul edilen kısmı yönünden davacı yararına vekalet ücreti takdiri gerekirken davalılar yararına karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile asıl davada 73.091,00 TL maddi tazminatın (71.091,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 2.000,00 TL defin gideri), birleştirilen davada 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, defin gideri talebi yönünden karar verilmemesinin hatalı olduğunu, manevi tazminat miktarının hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 87, 88, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmamasına, mahkemece defin gideri talebinin kabulüne karar verilmiş olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 56 ncı maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacıca göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.06.2004, 13/291-370) Yukarıda belirtilen hususlar ve olayın oluş şekli dikkate alındığında, davacı yararına takdir olunan manevi tazminatın düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ...'a iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/438, K. 2023/5061, T. 06.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-438-e-2023-5061-k-9831393ad273