Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4359 E. 2026/1553 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4359
- Karar No
- 2026/1553
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/3542 Esas, 2022/1790 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ... San. ve Tic. AŞ vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının kızının 12.05.2016 tarihinde yaya yolunda yürümekte iken, davalı ... Belediyesine ait hafriyat kamyonunun çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybettiğini, araç sürücüsü ...'ın davalı ... şirketinin işçisi olup, kazanın oluşumunda tam kusurlu bulunduğunu ileri sürerek 500.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; kaza nedeniyle sorumluluklarının olmadığını, İstanbul genelinde kıyıların ve denizlerin temizlenmesi hizmet alımı işinin diğer davalıya ihale edildiğini, diğer davalı yüklenici şirket ile hizmet sözleşmesi ve yer teslim tutanağı imzalandığını, bu nedenle zarardan diğer davalının sorumlu olduğunu, ayrıca kazaya neden olan sürücünün diğer davalının çalışanı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... San. ve Tic. AŞ vekili cevap dilekçesinde; zarardan sorumlu olmadıklarını, ihale ile işin kendilerine verildiğini ancak tüm planlama, sevk ve idaresi .... Hizmetleri Müdürlüğü tarafından yapıldığını, davalı müvekkili şirketin personel ve araç temini dışında bir yetki yükümlülük ve sorumluluğunun bulunmadığını, araç sürücüsü ...'ın diğer davalı belediyeye ait aracı kullanmak üzere müvekkili şirket tarafından geçici olarak ... Hizmetleri Müdürlüğü emrinde görevlendirilen bir personel olduğunu, dava konusu olayın meydana gelmesinde müteveffanın da kusuru bulunduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "aracın gözcü kullanmadan kontrolsüzce manevrası sonucu yayaya çarptığı tespit edilmiş, ceza davasında da bu durumun ortaya konulduğu incelenmiştir. Kusur ceza dosyasında da dosyamızdaki bilirkişi raporunda da %100 personel ...'ın kusuruyla olduğu ispatlanmıştır. Yayanın kaldırımda olduğunu düşünülünce kusursuz olduğu ortadadır. İBB olayda şirket ile yaptığı anlaşma nedeniyle kazadan sorumlu değildir. Denetim ve gözetim sorumluluğu işi yerine getiren ... olup kazada bu şirkete bağlı çalışan kişinin çalıştığı şirketin sorumluluğu söz konusudur. Zira sözleşmede çalışan şirketin çalışma alanına ikaz işaretleri kayması, sesli ve ışıklı uyarıları sistemleri kayması çalışma alanında 20 km hız yapması konusunda uyarı hükümleri vardır. ... bu uyarılara uymayarak İBB sorumluluğunu ortadan kaldırılmasıyla kendisi sorumlu çıkmıştır" gerekçesiyle davalı ... Beledye Başkanlığı aleyhine açılan davanın husumet bulunmaması nedeniyle reddine, davalı ... Sanayi Ticaret AŞ aleyhine açılan davanın kısmen kabulüyle 300.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... Sanayi Ticaret AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Sanayi Ticaret AŞ vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile "kazaya sebebiyet veren kamyonun davalı ... Başanlığı(İBB) adına kayıtlı olduğu, kaza anında aracı sevk ve idare eden ....'ın davalı ... AŞ'nin işçisi olduğu, kazanın İBB tarafından yaptırılan ... ıslah çalışmaları sırasında çıkan hafriyatın taşınması amacıyla yapılan işletilme sırasında meydana geldiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı...kazanın meydana geldiği alanın yanında yer alan ve İBB tarafından yaptırıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmayan ... Islah çalışmalarında hafriyat kamyonu olarak çalıştırılan ve davalı ... adına kayıtlı bulunan bir aracın neden olduğu trafik kazasında araç maliki ve aynı zamanda üst iş veren olan İBB'nin işleten sıfatının olmadığını kabul etmek mümkün değildir. Davalılar arasında akdedilen Hizmet Alım Sözleşmesi, tarafların kendi iç ilişkileri düzenlemekte olup, davacı tarafı ilgilendiren bir nitelik taşımamaktadır. Bundan ayrı kazaya sebebiyet veren araç sürücüsü ....'ın işçisi olup, ... aynı zamanda İBB'nin taşeronu olup, ceza yargılaması sonucunda da ... elemanlarının gerekli denetim ve gözetim faaliyetlerini yerine getirmedikleri kazanın meydana gelmesinde sorumlulukları bulunduğu kabul edilerek mahkumiyetleri yoluna gidildiği görülmüştür. Bu durumda mahkemece her iki davalının oluşan zarar nedeniyle birlikte hukuki sorumluluğu yoluna gidilmesi gerektiği" gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüyle 300.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren (12.05.2016) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminat miktarının tatmin edici düzeyde olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... Sanayi Ticaret AŞ vekili temyiz dilekçesinde; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, sözkonusu çalışmada araç ve şöför temini dışında bir sorumluluğunun bulunmadığını, Hizmet Alım Sözleşmesine göre davalı müvekkilinin kazanın meydana geldiği çalışmada dahili olmadığını, çalışmaların belediye tarafından planlanıp yürütüldüğünü, bu çalışma kapsamında hiçbir şekilde asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, herhangi bir yer teslimi yapılmadığını ve çalışma talimatı verilmediğini, teknik şartnameye göre davalı müvekkilinin sorumluluğunun personel görevlendirilmesi, endüstriyel ve standart eksvatör temini, damperli kamyon temini ve çamur tarama temininden ibaret olduğunu, olay sırasında görevli olan araç sürücüsü ....'ın ... . Hizmetleri Müdürlüğü emrine görevlendirilmiş bir personel olduğunu, davalı müvekkilinin adam çalıştıran kapsamında sorumluluğunun da bulunmadığını, çalıştıracağı personeli ve temin edeceği aracı seçerken tamamen özen yükümlülüğüne uygun davranmış olmasının yanı sıra müvekkilin bu çalışmada sevk ve idaresi bulunmaması nedeniyle de özen yükümlülüğünün gösterilmesi ve kazada meydana gelen sonuç arasında illiyet bağı da bulunmadığını, tespit edilen kusur oranlarının hatalı olduğunu, önlemlerin alınması konusunda davalı müvekkilinin yükümlülüğünün bulunmadığını, çalışma alanı ile ilgili iş sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin alındığını, meydana gelen kazada murisin de kusurlu olduğunu, kaza mahallinin girişine yaya girişine kapalı olduğuna dair levhalar yerleştirildiğini, çalışma mahallinin etrafının şeritlerle çerçevelenerek dubalar konulduğunu, mütevefanın kaza sırasında kulağında kulaklık ile müzik dinlediği ve cep telefonuna baktığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, hizmet alım ihalesi ile kıyıların temizlenmesi hizmet alım sözleşmesi imzalandığını ve yer teslim tutanağı düzenlendiğini, diğer davalı şirketin kazanın meydana geldiği alanda iş güvenliği dahil her türlü tedbiri alma yükümlülüğü bulunduğunu, olay yerinde belediyenin doğrudan yaptığı bir çalışma, işçisi veya memuru olmadığını, kazaya sebebiyet veren personelin işvereninin diğer davalı yüklenici şirket olduğunu, sözleşmeye göre müvekkil belediyenin sahibi olarak ancak projelere fen ve sanat kaidelerine uygunluğu denetleyebildiğini, hizmet alım ihalesi sözleşmesine göre her türlü sorumluluğun yükleniciye ait olduğunu, teknik şartnamenin 4. maddesi ve sözleşmenin 36. maddesine göre çalışma esnasında trafik ve emniyet bakımından önlemlerin diğer davalı yüklenici şirket tarafından alınacağının düzenlendiğini, araçlarla ilgili her türlü zarar ve cezaların yükleniciye ait olduğunun sözleşme ile kararlaştırıldığını, davalı belediyenin üst işveren ve işleten olarak kabul edilmesinin sözleşmeye ve mevzuata aykırı olduğunu, kazaya karışan aracın belediyeye ait olmasının belediyenin asıl işveren ve iş güvenliği açısından sorumluluğunu doğurmayacağını, olaya karışan aracın ihale kapsamında ve iş başlamadan tutanak ile yükleniciye teslim edildiğini, dolayısıyla ihale sürecinde araç işleteninin diğer davalı yüklenici şirket olduğunu, ceza yargılamasında belediyenin çalışanları yönünden beraat kararı verildiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; trafik kazası sonucunda meydana gelen ölüm nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle; davacı vekili, davalı ... San. ve Tic. AŞ vekili ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.