Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3671 E. 2026/1704 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3671
- Karar No
- 2026/1704
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1114 E., 2022/1898 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tavas Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/13 E., 2019/509 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.07.2017 tarihinde davacının eşinin sevk ve idaresindeki motosikletin davalı tarafından tarlasını sulamak amacıyla asfalt yolu bir kenarından diğer kenarına kadar geçen su borusunu korumak amacıyla borunun önüne koyduğu ağaç kütüğüne çarptığını, bu kaza sonucu davacının eşinin vefat ettiğini, söz konusu trafik kazası ile ilgili olarak Tavas Asliye Ceza Mahkemesinde açılan davada davalı ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçu sabit olduğundan mahkumiyet kararı verildiğini, müvekkili davacının müteveffanın acı ve beklenmedik ölümü sonucu uğradığı manevi kaybın yanı sıra maddi olarak da desteğinden yoksun kaldığını ileri sürerek 75,000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, belirsiz alacak davası olmak üzere 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müteveffanın kaza anında 250-300 promil alkollü olduğunun sabit olduğunu, bu promille müteveffanın motosikleti sağlıklı bir şekilde kullanabilmesinin mümkün olmadığını, motosikletin farının arızalı olduğunu, kazanın hem alkol hem de farın yanmamasından kaynaklandığını, müteveffanın kazaya asli ve tam kusuru ile sebebiyet verdiğini, manevi tazminatın da içtihatlarda belirtilen kriterlere uygun olarak belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 10.000,00 TL manevi tazminatın 31.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacının açtığı maddi tazminat davasının kabulüne, 113.208,31 TL destekten yoksun kalma tazminatının 31.07.2013 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 30.000,00 TL manevi tazminatın 31.07.2013 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı ve müteveffanın resmi nikahlı olmakla birlikte uzun süredir ayrı yaşadıklarını, aralarında fiilen bir evlilik birliği, duygusal ve manevi bir yakınlık bulunmadığını, yasa ve içtihatlarda destek kavramının hukuki ilişkiyi değil, eylemli bir durumu tarif ettiğinin bildirildiğini, müteveffanın sağlığında davacının bakımını, geçimini üstlenmediğinden destek olarak kabulünün mümkün olmadığını, bu husus değerlendirilerek davanın reddi yerine kabulünün hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacının, eşinin geçirdiği trafik kazası sonucu vefatı nedeniyle kazaya sebep olan davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.