Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4312 E. 2023/12731 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4312
- Karar No
- 2023/12731
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/402 E., 2021/804 K. Avukat ... HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davacı vekili Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 04.10.2022 tarihli ve 2022/2990 Esas, 2022/11371 Karar sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir. Dairece verilen kararın düzeltilmesi davacı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, karar düzeltme şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı arasında Beşiktaş 3. Noterliği'nin 17.04.2008 tarih ve 13071 yevmiye sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşme kapsamında bir adet biçerdöverin dava dışı şahsa teslim edildiğini, anılan sözleşmenin Bafra 1. Noterliği'nin 22.03.2011 tarih ve 02165 yevmiye sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesi ile tadil edildiğini, sözleşme konusu biçerdöverin Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi ile müvekkilince davalı şirkete sigorta ettirilmiş iken ve poliçe süresi kapsamında meydana gelen kaza neticesinde kullanılamaz derecede hasarlandığını, davalı şirketin başvurularına rağmen herhangi bir ödeme yapmadığını, ayrıca hiçbir beyanda da bulunmadığını beyanla, biçerdöverin gerçek değeri tahkikat sonucu belirleneceğinden, şimdilik 30.000,00 TL'nin 20.05.2012 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; 05.12.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini toplam 134.536,00 TL'ye ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; biçerdöverin yanmasına neden olan yangının dava dışı tarafından çıkarıldığını, anılan şahsın dava dışı kiralayan 'nın yanında çalıştığını, bu nedenle nın, yanında çalışan nin kusurundan sorumlu olacağını, dolayısı ile yangın olayının teminat kapsamında olamayacağını, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirket aleyhinde ancak dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini beyanla davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 2014/836 Esas, 2015/64 Karar sayılı ve 10.02.2015 tarihli kararıyla; Bafra Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/370 Esas sayılı dosyasında alınan raporlara göre yangının kazaen çıktığının belirlendiği, davaya konu biçerdöverin sigorta poliçesi kapsamında olduğu, yangın sonucunda biçerdöverde meydana gelen hasarın tespit edildiği, hasar sonrasında tamirin mümkün olmadığı ve kullanılamaz ... gelmesinden dolayı çalışır durumdaki biçerdöverin emsal fiyatının 134.536,00 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle; davacının davasının kabulü ile 30.000,00 TL'nin 20.05.2012 tarihinden itibaren, 104.536,00 TL'nin ıslah tarihi olan 05.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince 2015/11492 Esas-2018/1176 Karar sayılı ve 21.02.2018 tarihli ilamıyla; "Türk Ticaret Kanunu'nun 1429 uncu maddesine göre, sigortacı aksine sözleşme yoksa sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararların tazmini ile yükümlü olduğu, 1448 inci maddesine göre ise sigorta ettirenin rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda zararın önlenmesi ve azaltılması ve engel olunması için imkanlar dahilinde önlemler almakla yükümlü olup bu yükümlülüğe aykırılık sigortacı aleyhine bir durum yaratmış ise kusurun ağırlığına göre tazminattan bir indirim yapılması gerektiği, somut olayda hasarın davacının aracını kiralayanın çalışanı olan nin dava konusu biçerdöver ile aynı depoda bulunan başka bir biçerdöverin tamiri sırasında kaynak makinesinden çıkan kıvılcımlar sebebi ile yangının meydana geldiği, dava dışı aleyhine Bafra Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2012/370 Esas- 2012/1019 Karar sayılı dava dosyası ile “Genel Güvenliği Taksirle Tehlikeye Sokulması” suçundan ceza verildiği, söz konusu cezanın da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına çevrildiği, dava dışı nin kendi aracının tamiri sırasında kaynak makinesinden çıkan kıvılcımlar sebebi ile yangının meydana gelmesine sebep olduğundan TTK'nın 1448 inci maddesine göre davacının kiralayanın çalışanının zararın artmasına neden olup olmadığı, zararın meydana gelmemesi için gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığı, tedbirler alınmadı ise tazminattan indirim yapılıp yapılmayacağı hususunun ceza dosyası da değerlendirilerek karar verilmesi ve davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına göre de davacının alacağının tamamına talep gözönüne alınarak 20.05.2012 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 2018/556 Esas, 2019/1173 Karar sayılı ve 19.11.2019 tarihli kararıyla; bozma ilamına uyularak dosyada alınan bilirkişi heyeti raporunda 04.04.2011 tarihli araç yangınında, 'ya ait garajın içinde kolay tutuşma özelliğine sahip yanıcı maddeler bulunduğu, yangın çıkmasına karşı önlem ve yangın çıktıktan sonra müdahale için gerekli donanımların bulunmadığı, davacının kiralayanının çalışanının ile yanma riski yüksek malzeme bulunan ancak yangın için tedbir alınmamış mahalde kaynak işlemi yapılmasına onay veren yangın çıkmasında eşit derecede kusurlu olduklarının tespit edildiği, davacının aracını kiralayanın çalışanı olan 'nin aynı depoda bulunan başka bir biçerdöveri tamiri sırasında çıkan yangında oluştuğu, olay ile ilgili olarak ceza yargılamasının yapıldığı ve dava dışı hakkında, yangına sebebiyet vermesinden ötürü genel güvenliği taksirle tehlikeye sokulması suçundan hüküm verildiği, mahkemece yaptırılan inceme neticesinde meydana gelen yangından ve bu yangın sonucu oluşan hasardan nin ve dolayısı ile iş vereni pozisyonundaki kiralayan nın sorumlu ve kusurlu olduğu, bu kusurun % 50 oranında olduğu kabul edildiği, sigortalının kusuru oranında zarardan indirim yapıldığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile 67.268,00 TL'nin 20.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. C. İkinci Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2020/3093 Esas, 2021/3277 Karar sayılı ve 25.03.2021 tarihli ilamıyla; davalının temyiz itirazının reddine karar verildiği belirtilerek, "kasko sigortası hükümlerine göre sigortalının rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep olup olmadığı, sigortacının tazminat borcundan kurtulup kurtulmayacağı, sigorta ettirenin rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda zararın önlenmesi ve azaltılması ve engel olunması için imkanlar dahilinde önlem alma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğini, sigortacı aleyhine bir durum yaratmış ise kusurun ağırlığına göre tazminattan bir indirim yapılıp yapılmayacağını irdelemeden doğrudan kusur oranına göre indirim yapılmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyulan kararıyla; dava konusu yangın olayında kastın olmadığı, yangının kaza sonucu çıktığı ve yangın nedeni ile davacıya ait biçerdöverin tamamen yandığı, yangının meydana gelmesinde, zararın ortaya çıkmasında ve artmasında sigortalı'nın kasti bir eyleminin mevcut olmadığı, dava dışı nin kolay tutuşabilir maddeler ile kaplı zeminde biçerdöverlerin radyatör kaynaklarını yapması, sigortalı 'nın, bu ortamda yangın çıkma ihtimalini göz önüne almadan biçerdöveri bu sahada bulundurduğundan ile birlikte ortak kusurlu olduğu kabul edilerek Kasko Sigortası Genel Şartları A/1 maddesine göre aracın yanması halinin sigorta teminatı kapsamında olduğu ve her halde sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve teminat limitleri ile sınırlı olacağı ve bilirkişi raporlarında tespitler doğrultusunda mahkemece davalının sigortalısına yüklenen %50 oranında kusurdan ve bu kusura denk gelen maddi zarardan, kusurun ağırlığına göre %25 oranında indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 50.451,00 TL nın 20.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Dairenin 2022/2990 Esas, 2022/11371 Karar sayılı ve 04.10.2022 tarihli kararı ile; mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde; bozma üzerine verilen kararda hem bozma öncesindeki gibi %50 oranında kusur indirimi uygulandığını, hem de bu indirim üzerine ikinci olarak kusurun ağırlığı kapsamında ilave %25 oranında takdiri indirim yapıldığını, bozma kararının son derece açık olduğunu ve sigorta tazminatından sigortalının hasarın meydana gelmesindeki kusurundan dolayı kusur oranına bağlı bir indirim yapılmasının mümkün olmayacağını, bozma kararında da açıkça belirtildiği üzere TTK'nın 1448 inci maddesi uyarınca kusurun ağırlığına göre fakat kusur oranından bağımsız ve hâkimin takdirine göre bir indirim yapılmasının mümkün bulunduğunu, ancak kararda kusur oranında indirim ile TTK'nın 1448 inci maddesi uyarınca indirimin birlikte uygulanmasının açıkça bozma kararına ve TTK hükümlerine aykırı olduğunu, bu itirazların temyiz incelemesi sırasında dikkate alınmadığını belirterek onama kararının düzeltilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait araçta yangın nedeniyle meydana gelen hasar talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440 ıncı maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1409, 1429 ve 1448 inci maddeleri, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Dosyadaki yazılara, Yargıtay ilamında bildirilen gerektirici nedenlere göre 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirine uygun olmayan davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6102 sayılı TTK’nın mal sigortasına ilişkin 1278 inci maddesine göre, mukavelede aksine hüküm olmadıkça sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken mesul bulundukları kimselerin kusurlarından doğan hasarların tazminiyle yükümlüdür. Mal sigortaları türünden olan kasko sigorta poliçesinin teminat kapsamını belirleyen Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A/1. maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler aracın yanması çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Kasko sigortaları bakımından sigorta teminatı kapsamı dışında kalan haller, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5. maddesinde sayılmış olup kusur bu madde kapsamında yer almamıştır. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamlarında; davacının aracını kiralayan şahsın çalışanı olan nin dava konusu biçerdöver ile aynı depoda bulunan başka bir biçerdöverin tamiri sırasında kaynak makinesinden çıkan kıvılcımlar sebebi ile yangın çıkmasına sebep olduğu, çalışanının eylemi sebebiyle zararın artmasına neden olup olmadığı, zararın meydana gelmemesi için gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığı, tedbirler alınmadı ise tazminattan indirim yapılıp yapılmayacağı hususlarında ceza dosyasının da değerlendirilerek karar verilmesi istenmiştir. Mahkemece, sigortalı nın kasti bir eyleminin mevcut olmadığı, dava dışı 'nin kolay tutuşabilir maddeler ile kaplı zeminde biçerdöverlerin radyatör kaynaklarını yapması, sigortalı'nın bu ortamda yangın çıkma ihtimalini göz önüne almadan biçerdöveri bu sahada bulundurduğundani ile birlikte ortak kusurlu olduğu kabul edilerek davalının çalışanına yüklenen % 50 oranında kusurla birlikte ayrıca kusurun ağırlığına göre %25 oranında indirim yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2020/3093 Esas-2021/3277 Karar sayılı 25.03.2021 tarihli kararının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş olup mahkemece kararda belirtilen şekilde olayın değerlendirilerek ihmali eylem sebebiyle tek indirim yapılması gerekirken davacı tarafından talep edilen tazminattan kusur sebebiyle %50 ve ayrı olarak %25 takdiri indirim yapılması hatalı olduğundan yazılı şekilde ve yanılgılı değerlendirme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçeyle bozulması gerekirken onanmasına karar verildiği bu defa yapılan incelemede anlaşıldığından, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairenin 04.10.2022 tarihli ve 2022/2990 Esas, 2022/11371 Karar sayılı onama ilamı kaldırılarak hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairenin 04.10.2022 tarihli ve 2022/2990 Esas, 2022/11371 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA, mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcı ile karar düzeltme peşin harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2023 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Doğrudan kusur indirimi yapılması doğru değilse de, dava dışı sigortalı 'nın çalışanı 'nin olaydaki ağır ihmali nedeniyle sonuçta hüküm altına alınan miktar uygun olduğundan ve temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddi görüş ve düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun kararın düzeltilerek bozulması yönündeki kararına katılmıyorum.