Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4238 E. 2024/4347 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4238
- Karar No
- 2024/4347
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1995 E-2022/1593 K HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine /İstinaf Talebinin Kabulüne, Davanın Kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/656 E- 2019/39 K Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, yeni hüküm tesisine, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 16.03.2022 gün, 2021/1725 E- 2022/5077 K sayılı ilamı ile kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne dair verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş; incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.05.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte Davacı vekili Avukat .....geldi. Davalılar tarafından gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 07.05.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine icra takibi yapıldığını, davalı borçlunun acz halinde olduğunu adına kayıtlı gayrımenkulünü mal kaçırma gayesi ile diğer davalıya devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında dava konusu gayrımenkul davalı ... elinden de çıktığından talebi bedele çevirmiştir. II. CEVAP Davalılar davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin 22.01.2019 tarihli ve 2016/656 Esas ve 2019/39 Karar sayılı kararıyla; dava konusu gayrımenkulün gerçek değeri ile tasarruf tarihindeki gerçek değeri arasında misli fark bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar 1-İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. HD 23.10.2020 gün, 2019/1470 E- 2020/1144 K sayılı ilamı ile "davalı-borçlu ...'nin yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı şirkette yönetim kurul başkan yardımcılığı yapan dava dışı ...'nin kızı olan davalı ...'ye taşınmazı devretmesi, davalı üçüncü kişinin babası ile borçlu arasında eskiye dayalı ticari ilişki bulunması ve aynı şirketin yönetim kurulunda yer olması, taşınmazın iktisap edildikten kısa bir süre sonra 05.09.2016 tarihinde dava dışı kimseye satılması, davalı üçüncü kişinin yaşı ve konumu ile bekar olup zaten babası tarafından kendisine dava konusu taşınmazın satın alındığı yönündeki davalı savunması gibi olay ve olgular, lehine tasarrufta bulunulan davalı ...'nin taşınmazı edinirken, borçlunun aciz halini ve ızrar kastını bildiğini kabul etmeyi gerektirir. Mahkemece, İİK 280/I madde de belirtilen iptal koşulları mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gereken yerde yanılgılı değerlendirme ile ispatlanamayan davanın reddine şeklinde hüküm kurulması hatalı olmuştur." gerekçesi ile istinaf talebinin kabulüne, yeni hüküm tesisine, davanın kabulüne karar verilmiştir. 3-Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4-Yargıtay 4. HD 16.03.2022 gün, 2021/1725 E- 2022/5077 K sayılı ilamı ile "davalı ... vekilinin davalı borçlu adına kayıtlı çokça gayrimenkul haricinde Bank Asya'da mevcut hesabında yaklaşık 2.500.000 Euro/Dolar bulunduğunu beyan etmesine göre, davalı borçlunun Bank Asya’da hesabı olup olmadığı, hesap bulunması halinde hesapta bakiyenin tespit edilmesi halinde dosya borcunu karşılayıp karşılayamayacağının belirlenmesine göre davalı borçlunun aciz halinin değerlendirilmesi gerekirken söz konusu işlemler yapılmaksızın davalı borçlunun adreslerinde yapılmış haciz tutanaklarını aciz vesikası hükmünde kabul edilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. 5-Antalya Adliye Mahkemesi 4. HD'nin 18.10.2022 gün, 2022/1995 E- 2022/1593 K sayılı ilamı ile davalı borçlunun acz halinde olduğunun tespit edildiği, bir önceki BAM kararında belirtilen gerekçelere göre yeniden davanın kabulüne, davalı 3. Kişi Gözde'nin dava konusu gayrımenkulü elden çıkardığı tarihteki değeri olan 419.500,00 TL nin davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine(Denizli 9 İcra Müdürlüğünün 2016/3120 E-3121 E sayılı dosyalardaki asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere) karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1-Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı borçlu ile müvekkilinin babası arasında tanışıklık ilişkisi olmasının müvekkilini bağlamayacağını, tanıdık birine satış yapılmasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu, bedel farkının bulunmadığını, zarar verme kastının bulunmadığını, müvekkilinin yaşının küçük olması sebebi ile borçlunun durumunu bilmesinin mümkün olmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2-Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bozma kararı gereğince usulü müktesap hak oluştuğunu, bozma öncesi deliller toplanmasına rağmen sonradan yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğunu, davanın açıldığı tarihte davalı borçlunun acz halinde olmadığını, zarar verme kastının bulunmadığını, bedel farkının da olmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi 2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; davalı 3. Kişi ...'in babası ile davalı borçlunun aynı şirketlerin yönetim kurullarında olduklarının tespit edilmesine ve geçmişten gelen ticari ilişkilerin bulunmasına, davalı ...'in davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğunun anlaşılmasına göre davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ... ve ...'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.