Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4188 E. 2024/6249 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4188
- Karar No
- 2024/6249
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/247 E., 2019/233 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında görülen maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılardan ... adına kayıtlı ve diğer davalı ...'nin sevk ve idaresindeki aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklete çarpması neticesinde davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı için 5.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi, davacı anne ... ile baba ... için 10.000,00'er TL manevi, davacının kardeşi ..., ... ve ... için 5.000.00'er TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 23.02.2006 tarihli oturumda maddi tazminat talebini açıklamıştır. Davacı vekili 16.06.2009 tarihli dilekçe ile dava değerini 133.046,15 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili, istenen tazminat miktarının fahiş olduğunu, kusur oranını kabul etmediklerini, yakınlarının talep hakkı olmadığını, davanın sigorta şirketine ihbarını, davacının sigorta şirketinden 06.12.2004 tarihinde 40.000,00 TL ödeme aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 22.02.2011 tarih ve 2004/757 Esas, 2011/56 Karar sayılı kararı ile; davacı ... için 5.000.00 TL maddi tazminat ile 15.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, olayın 17.04.2004 tarihinde meydana geldiği, BK'nun 60/2. maddesi uyarınca olaya uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağı, uzamış ceza zamanaşımının TCK'nun 102/4 ve 104/3 maddeleri gereğince 5 yıl olup 17.04.2009 tarihinde dolduğu, ıslah dilekçesinin bu süre geçtikten sonra 16.06.2009 tarihinde verildiği belirtilerek fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin zamanaşımı nedeniyle reddine, davacı ... için 4.000,00 TL, davacı ... için 4.000,00 TL, davacı ... için 2.500.00 TL, davacı ... için 2.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacıların fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuş; Dairenin 14.05.2013 tarihli ve 2012/12404 - 2013/8810 sayılı kararı ile tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, ceza davasının devamı sırasında ıslah ile artırılan maddi tazminat yönünden zamanaşımının dolduğundan söz edilemeyeceği belirtilerek bu yönden hükmün davacılar yararına bozulmasına, davacılara Allianz Sigorta Şirketi tarafından 10/12/2004 tarihinde 40.000,00 TL tedavi gideri ödendiği ve davacının tedavi giderine ilişkin başka bir alacağının bulunmadığı anlaşıldığı halde 2.500,00 TL tedavi giderine hükmedilmesinin doğru olmadığı, motosiklete yolcu alarak binmekle davacı ...'un bölüşük kusuru oranında tazminattan indirim yapılması gerektiği belirtilerek bu yönlerden hükmün davalılar yararına bozulmasına karar verilmiş; davalılar vekilinin karar düzeltme isteği Dairenin 26.11.2023 tarih ve 2013/14681 Esas, 2013/18504 Karar sayılı ilamı ile reddedilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde verilen 23.10.2014 tarih ve 2013/521 Esas, 2014/400 Karar saylı kararıyla; davacı ... için 80.276,60 TL maddi tazminat ile 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.04.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat ve tedavi giderine ilişkin isteminin reddine, davacı ... için 4.000,00 TL, davacı ... için 4.000,00 TL, davacı ... için 2.500.00 TL, davacı ... için 2.500,00 TL, ... için 2.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.04.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 04.09.2018 tarih ve 2015/12261 Esas, 2018/7386 Karar sayılı kararı ile; davalıların sair temyiz itirazlarının reddi ile, ilk kararda davacının kardeşi...yönünden olumlu veya olumsuz karar verilmemişse de mahkemenin bozmadan önceki kararı davalılar vekilinin temyiz ettiği, davacılar vekili kararı temyiz etmediğinden usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak, önceki kararda hükmedilen tazminat miktarından fazlaya hükmedilemeyeceği, bu nedenle mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davacı...yönünden 2.500,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığı, ayrıca Yargıtay 4. Hukuk Dairesince 14.5.2013 tarihli bozma ilamında tarafların manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verildiği, bu durumda mahkemece, bozma öncesi mahkeme kararının, manevi tazminata ilişkin kısmı bozma konusu yapılmayıp, davanın tüm tarafları yönünden kesinleştiğinden, "bu hususta karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmesi gerekirken; daha önce bozma konusu yapılmayan ve kesinleşen manevi tazminatlar için yeniden tahsil hükmü kurulmasının doğru olmadığı belirtilerek hükmün davalılar yararına bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı ... yönünden; bozma öncesi verilen ilk kararda olumlu veya olumsuz karar verilmemiş olması, bozma öncesi verilen ilk kararın sadece davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle usuli kazanılmış hak ilkesi gereğince önceki kararda hükmedilen tazminat miktarından fazlaya hükmedilemeyeceğinden bu davacının manevi tazminat talebinin reddine, bozmadan önceki kararda davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... ve ... için 4.000,00'er TL, ... ve ... için 2.500,00'er TL manevi tazminata hükmedilmiş ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 14.05.2013 tarihli bozma ilamında tarafların manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş olması, bozma öncesi mahkemenin kararının, manevi tazminata ilişkin kısmının bozma konusu yapılmayıp davanın tüm tarafları yönünden kesinleşmesi nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...'un maddi tazminat isteminin kısmen kabul ve kısmen reddi ile 80.276,60 TL'nin olay tarihi 17.04.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat ve tedavi giderine ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; mahkemenin taleple bağlı olduğunu, 2.500,00 TL maddi tazminata hükmetmesi gerekirken talebi aşarak 80.276,40 TL'ye hükmetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zamanaşımı konusunda yanlış karar verdiğini, tazminat davası açma ve ıslah dilekçesi verme süresinin 17.04.2009 günü dolduğunu, manevi tazminatın araç maliki yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatların fahiş olduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre uyuşmazlık; çift taraflı trafik kazası sonucu yolcu olan davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle maddi ve tüm davacıların manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 46 ve 47 nci) maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; özellikle, daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı Kararı). Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). Somut olayda 04.09.2018 tarih ve 2015/12261 Esas, 2018/7386 Karar sayılı son bozma ilamında davacı...yönünden 2.500,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığı, ayrıca kesinleşen manevi tazminatlar için yeniden tahsil hükmü kurulması doğru olmadığı belirtilerek hükmün davalılar yararına bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de kesinleşen maddi tazminat yönünden davacı ... lehine hükmedilen vekalet ücretinin de kesinleştiği dikkate alınmadan yeniden ve daha fazla miktarda vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının, hüküm fıkrasının 6. bendindeki " 9.172,08 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "8.822,13 TL" ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılara iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.