Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4103 E. 2024/6569 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4103
- Karar No
- 2024/6569
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/252 E., 2022/778 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul KANUN YARARINA Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 18.11.2017 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında yolcu konumunda bulunan davacının yaralandığını, kazaya sebebiyet veren karşı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketine karşı Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/386 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, mahkemenin 2021/39 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne, 80,00 TL geçici, 54.391,48 TL sürekli iş göremezlikten kaynaklanan toplam 54.471,48 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiğini, Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/386 Esas sayılı dosyasında alınan hesap bilirkişi raporuna göre davacının 67.989,35 TL sürekli, 8.605,19 TL geçici iş göremezlik zararının mevcut olduğunun hesaplandığını, davacının davalı sigorta şirketinden 8.605,19 TL daha alacağı olduğunu belirterek 8.525,19 TL geçici iş göremezlik tazminatın davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 09.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalısının kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın aynı taleplerle taraflarına ikame etmiş olduğu davada kesin hüküm verildiğini, kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hatır taşıması ve müterafik kusurun olup olmadığının tespiti ile hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının maluliyeti ile kaza arasında illiyet bağının olup olmadığının Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davacı yanın dava tarihinden önceki bir tarihten itibaren faiz talep edemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne, 6.820,16 TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf talebi Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2022/3254 Esas, 2022/2263 Karar sayılı ve 28.11.2022 tarihli kararıyla kesinlik nedeniyle reddedilmiştir. IV. KANUN YARARINA TEMYİZ A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Adalet Bakanlığı kanun yararına temyiz dilekçesinde; yasal, hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeni ile davanın kısmen kabul edilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım yönünden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceğini, davacı hakkında koltuğu ve emniyet kemeri bulunmayan minibüse binerek zararın artmasında müterafik kusuru bulunduğu gerekçesiyle 6098 sayılı TBK'nın 52 nci maddesi gereğince indirim yapılmış olup indirim miktarı yasadan kaynaklandığından bu indirim nedeni ile davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceğini belirterek mahkeme kararının kanun yararına temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yasal, hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeni ile davanın kısmen kabul edilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım yönünden davalı yararına takdir edilen vekalet ücreti hususunun kanun yararına temyiz istemine konu edilip edilemeyeceğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 363 üncü maddesinde İlk Derece Mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına ve Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairelerinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla kesin olarak verdikleri kararlar ile yine bu sıfatla verdikleri ve temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulacağı ve temyiz talebinin Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, kararın kanun yararına bozulacağı, bu bozmanın kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmayacağı düzenlenmiştir. Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına temyizin amacı; kesin olarak verilen ya da istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların Yargıtayca incelenmesini ve buna bağlı olarak kanunların uygulanmasında ülke genelinde birliği sağlamak, karar ve hükümlerdeki hukuka aykırılıkları toplum ve birey açısından gidermektir. Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına temyiz kurumunun konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık hâlleri olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olacaktır. 26.10.1932 tarihli ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda belirtildiği üzere; kabul edip etmemenin hâkim veya mahkemenin takdirine bağlı olan talepler hakkında verilen kararlar ile delillerin değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararlar kanun yararına temyiz konusu olamaz. Yargılamada hukuka aykırılık bulunmadığı, kanun yararına temyiz isteminin hükmün niteliğine ilişkin olmayıp sadece yargılama giderine ilişkin olması ve yargılama giderlerinin şahsi hakka ilişkin olması nedeniyle bu hususta kanun yararına bozma talebinde bulunulamayacağı anlaşıldığından kanun yararına temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Adalet Bakanlığının hükmün kanun yararına bozulması talebinin REDDİNE, Kararın bir örneğinin ve dava dosyasının Adalet Bakanlığına gönderilmesine,26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.