Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3741 E. 2025/2511 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3741
Karar No
2025/2511
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/154 Değişik İş, 2023/153 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-9052 - 2023/İHK-9053 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/317096 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı 46 ... 267 ve 35 ... 552 plakalı araçların 06.04.2021 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, her ne kadar davalı tek bir şirket olsa da somut uyuşmazlıkta iki ayrı plakalı araç bulunduğunu ve kusurları oranında ayrı ayrı dava açmak yerine tek bir dava açtıklarını ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 01.12.2022 tarihli talep arttırım dilekçesiyle talebini sigortalı 46 ... 267 plakalı araç yönünden 98.794,42 TL'ye, 35 ... 552 plakalı araç yönünden 296.383,25 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı ve tedavi gideri talebinden sorumlu olmadığını, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespiti gerektiğini, başvurucunun emniyet kemerinin takılı olmadığının tespiti halinde %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, somut olayda hatır taşıması söz konusu olduğunu, hakkaniyete uygun indirim yapılması gerektiğini, dosyada uzlaşma raporunun temini ile uzlaşma sağlandığının tespiti halinde başvurunun reddini talep ettiklerini, SGK'ya müzekkere yazılarak davacıya yapılan ödemelerin bildirilmesini talep ettiklerini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, vekalet ücreti konusunda Yönetmelikin 16. maddesinin uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Sigorta A.Ş.- 46 ... 267 plakalı araç yönünden, başvurunun kabulü ile 98,794,42 TL'nin 12.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya ödenmesine, ... Sigorta A.Ş.- 35 ... 552 plakalı araç- yönünden, başvurunun kabulü ile 296.383,25 TL'nin 12.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun usulüne uygun olduğu, yolcu konumda bulunan başvuranın yararına ve taşıyanın karşılıksız taşıması sırasında trafik kazası meydana geldiği ve başvuranın yaralandığı, yine Yargıtay emsal kararlarında belirtildiği şekilde tazminattan %20 tutarında hatır taşımacılığından kaynaklanan indirimin yapılması gerektiği, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olarak düzenlendiği, alınan kusur raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın içtihatlara uygun olduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinde Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13. maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17. maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hükmedilecek ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği gözetilerek, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, "Sigorta şirketi vekilinin itirazlarının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 11.08.2022 — 2022.B.351143 ve 11.08.2022- 2022.B.351144 sayılı kararlarının kaldırılmasına, 46 ... 267 plakalı araç yönünden; Başvuru sahibi vekilinin talebinin kısmen kabulü ile 79.035,54 TL'sinin 12.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 35 ... 552 plakalı araç yönünden; başvuru sahibi vekilinin talebinin kısmen kabulü ile 237.106,60 TL'sinin 12.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; somut olayda davacı ile davalıya sigortalı araç sürücüsünün arkadaş olduklarını, karşılıklı edimin söz konusu olmadığını, her iki araç yönünden de hatır taşıması indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, kabul etmemekle birlikte hatır taşıması indirimi yapılacak ise müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu araç için yapılması gerektiğini, davalı tarafa sigortalı araç olan 46 ... 267 plakalı araçta müvekkilinin taşınmasının söz konusu olmadığını, ayrı ayrı nispi vekalet ücretine hükmedilmesini talep ettiklerini belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, kararda esas alınan bilirkişi raporunda bakiye ömür tespitinde 0,07 yıl için daha fazla hesaplama yapıldığını, başvurucu taşımaya uygun olmayan yerde yolculuk ettiğinden ve koruyucu ekipman tespiti yapılamadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tazminat hesaplaması yapılırken %1,65 iskonto oranının esas alınması gerektiğini, dosyada uzlaşma raporunun temini ile uzlaşma sağlandığının tespiti halinde başvurunun reddini talep ettiklerini, SGK'ya müzekkere yazılarak davacıya yapılan ödemelerin bildirilmesini talep ettiklerini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araçların karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür. MÖHUK'un 48. maddesine göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nın 114. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca reddedilir. Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Az yukarıda belirtilen anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup, anılan sözleşmenin 17. maddesinde; âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir. Davacı Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı olup Hakem Heyetince teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. MÖHUK'ta dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir. Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacıya kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir. 2. Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3741, K. 2025/2511, T. 17.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-3741-e-2025-2511-k-464560fb1d32