Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3649 E. 2025/1522 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3649
Karar No
2025/1522
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/157 Değişik İş, 2023/159 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-5343 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/273449 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortaladığı ve davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağında bulunan toprak alana düşüp takla atması sonucunda 23.07.2018 tarihinde yaralamalı tek taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa yapılan başvuru sonucunda davalı tarafça 07.10.2021 tarihinde 44.398,00 TL ödeme yapılsa da yapılan ödeminin davacının zararını karşılamadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 13.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL bakıcı gideri ve 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 15.000,00 TL'nin başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; bedel arttırım dilekçesiyle talebini 317.631,50 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, teminat dışı olması ve SGK'nın sorumluluğunda olması nedeniyle bakıcı giderinden ve geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, müvekkilince alınan uzman mütalaasına göre davacının maluliyetinin %5 oranında olduğunu, çelişkinin giderilmesi ve maluliyet tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu ve kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde idarenin de sorumlu olabileceğini, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 317.205,12 TL tazminatın 30.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre hesaplanan 9.482,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davalı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 285,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olmasına, kusur takdirinin kazanın oluş şekline uygun olmasına, tazminat hesabının prograsif rant yöntemi kullanılmak suretiyle yapılmasının Yargıtay içtihatları gereği olmasına, başvuran lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak ve kabul miktarını aşmamak üzere nispi hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmiş olmasına göre davalının bunlara yönelik itirazlarının reddine, dosyada mevcut kaza tespit tutanağına göre davacının emniyet kemeri takmadığı ve maluliyetine neden olan arazlardan birinin omuz yaralanması olduğu ve araçtaki kişi sayısı dikkate alındığında çocuk bağlama sistemi olmaması nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanmasına yönelik itirazın kabulü ile davanın kısmen kabulüne, 309.572,52 TL tazminatının 31.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 9.268,03 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 285,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının Irak Cumhuriyeti vatandaşı olması nedeniyle davacıdan teminat alınması gerektiğini, davacının müvekkilini ibra etmiş olması ve ibranamenin ihtirazı kayıt ileri sürülmeden imzalanmış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kusur raporu alınması gerektiğini, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, müvekkilince alınan uzman mütalaasına göre davacının maluliyetinin %5 oranında olduğunu, çelişkinin giderilmesi ve maluliyet tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ayrıca sigortalı aracın 5 kişilik olmasına rağmen kaza anında şoförle birlikte 7 kişi bulunduğunu ve istiap haddinin aşıldığını, hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, ıslahtan itibaren yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan ve davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda davacının maluliyete uğraması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir. 1. Somut olayda; davacı, babası olan ...'ın sürücüsü olduğu araçta yolcu konumunda iken 23.07.2018 tarihinde meydana gelen ve kaza tespit tutanağına göre babası ...'ın kusuruyla sebebiyet vermiş olduğu tek taraflı trafik kazası sonucunda yaralanarak malul kalmıştır. Eldeki davada, davalı ... şirketinin, davacının yolcu olarak bulunduğu ve babasının ise sürücüsü olduğu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve davanın 2024 doğumlu davacıya velayeten kanuni temsilcileri olan annesi ...-... ve babası ... tarafından açıldığı görülmektedir. 4721 sayılı Kanun'un 426 ncı maddesinde temsil kayyımı gerektiren haller düzenlenmiş olup, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa vesayet makamı, ilgilisinin isteği üzerine veya re’sen temsil kayyımı atar. Temsil kayyımı atanmasına konu menfaat çatışmasının tarafları, temsil olunan ile onun yasal temsilcileridir. Küçüğün menfaati ile yasal temsilcinin menfaati arasında salt soyut bir tehlike olasılığının varlığı da temsil kayyımı atanması için yeterlidir. Eldeki davada davacılar anne ...-... ve baba ... küçüğün velisi ve dolayısıyla yasal temsilcisi ise de, davacı babanın trafik kazasının meydana gelmesinde kusurunun bulunmasıyla hükmedilecek tazminatın rücuen tahsili isteminde bulunulması ihtimalinin varlığı nedeniyle yasal temsilci olan anne ve babanın menfaati ile küçüğün menfaati bu davada çatışmaktadır. Bu sebeple kanuni temsilci anne ve baba küçüğü temsil edemez. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacı küçüğe temsil kayyımı atanması için davacı yana süre verilmesi, bu işlem yönünden taraflardan süre uzatımına muvafakat istenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kayyım tayin edilmesi ve kayyımın davaya iştiraki sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3649, K. 2025/1522, T. 03.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-3649-e-2025-1522-k-cdade52d8f05