Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3509 E. 2023/6768 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3509
- Karar No
- 2023/6768
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/479 Değişik İş – 2020/424 Karar SAYISI : İHK-2020/25336 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulüne-Davalının itirazının reddine SAYISI : K-2020/70076
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.03.2020 tarihinde müvekkilinin kullandığı motosiklete başka bir aracın çarpması sonucu oluşan çift taraflı trafik kazasında müvekkiline ait aracın hasara uğradığını, hasar miktarının ödenmesi bakımından sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak zararın karşılamadığını iddia ederek, oluşan zararlarının tazmini için açtığı belirsiz alacak davası ile 100,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 41.000,00 TL' ye artırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, talep edilen tazminatın fahiş miktarda olduğunu, motosiklet sürücüsünün kazanın oluşumunu bilinçli olarak sağladığını, bu nedenle başvurana ödeme yapılmadığını, masrafların şişirilerek yansıtıldığını, uzman bilirkişiden hasar miktarının tesbiti için rapor alınması gerektiğini, müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, 3. kişinin kusurlu davranışının illiyet bağını kestiğini, Katma Değer Vergisinin (KDV) istenemeyeceğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini savunarak talebin reddini istemiştir.
III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile benimsenen bilirkişi raporu dikkate alınarak talebin kabulüne, 41.000,00 TL hasar bedelinin 01.07.2020 tarihinden itibaren işleyen yasal faiz ile sigorta şirketinden tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; poliçe limitinin üzerinde tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacıya 30.01.2020 tarihinde 4.602,42 TL tazminat ödemesi yapıldığını, başvuran tarafın iddia ettiği kazanın mevcut hasarın sebebi olup olamayacağı ve uyumsuzluk teşkil edip etmediği ile kaza ve hasar arasında uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığı bilirkişi tarafından incelenmediğinden ve kusur bakımından bilirkişi tarafından yalnızca denetime elverişli olmayan trafik kazası tespit tutanağı'na dayanılmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından araçla meydana gelen hasarın hesaplaması yapılırken parça bedel kalemlerinin ortalama piyasa koşullarına uygun olup olmadığının denetime elverişli olmadığını, Genel Şartlar gereğince, hesaplamada değişmesi gereken parçalar bakımından eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça fiyatlarının esas alınması gerektiğini, yedek parçada müvekkilin sahip olduğu % 20 iskontonun uygulanması gerektiğini, bilirkişi tarafından hasar bedeline KDV'nin dahil edilmesinin hatalı olduğunu zira poliçede KDV'nin dahil edilmesine dair bir kayıt bulunmadığını, hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiği ileri sürerek karara itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia edilen ödemeye ilişkin belge sunulmadığı, alınan kusur bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, hasar bedelinin orijinal parça fiyatlarına göre belirlenmesinde bir hata bulunmadığı, davacıya hasar bildirimi yapıldıktan sonraki iki işgünü içerisinde anlaşmalı serviste belirlenecek parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlara göre belirlenecek bedele göre ödeme yapılacağına ilişkin sigorta şirketince bildirimde bulunulmadığı, bilirkişi raporunda piyasa koşullarına göre uygulanan %10 iskontonun yeterli olduğu, KDV'nin istenebileceğini, ... tarafından davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı belirtilerek davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; araştırma raporu ile kazanın organize olduğunun ortaya çıkması nedeniyle ödeme yapılmadığını, vekalet ücretinin AAÜT’ne göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu araçta meydana gelen hasar bedeli talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu' nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu' nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik' in 16 ıncı maddesinin 13 üncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' nin 17 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve kazanın organize olduğuna dair savunmanın hiçbir somut delile dayanmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik' in 16 ıncı maddesinin 13 üncü bendinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT' nin 13 üncü ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5' i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca ... kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ... kararının hüküm fıkrasının 3 üncü bendinde yer alan “6.130,00 TL” ibaresinin çıkarılarak yerine “3.400,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine 22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.