Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3202 E. 2023/9876 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3202
- Karar No
- 2023/9876
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/384 - 2021/397 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK - 13928 HÜKÜM/KARAR : Davacı ve davalının İtirazının Reddine SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/28250 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itiraszların reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı sorumluluğundaki aracın karıştığı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamadığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, 08.03.2021 tarihli dilekçesi ile talebini 105.278.99 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ibraname karşılığı ödeme yapıldığını, sorumluluklarının kalmadığını, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, davacıya yapılan ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini, avans faizi talep edilemeyeceğini ve vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda hesaplanan tazminattan %20 müterafik kusur indirimi yapılarak; davanın kısmen kabulüne 54.632,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; hesap yönteminin hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davalı tarafa yapılan ödeme ile tüm sorumluluklarının sona erdiğini , kusur raporu alınması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, tam vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hesap raporundan yapılan ödemenin yetersiz olduğunun anlaşıldığı, davacının yolcu olması sebebiyle kusur raporu alınmasına gerek olmadığı, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği hususunu davalı şirketin ispat etmesi gerektiği ancak buna yönelik dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, başvuru tarihinden 8 iş günü sonra temerrüdün oluştuğunu, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin mevzuata uygun olduğu, davacının itirazının incelenmesinde ise %0 teknik faiz uygulanmasının davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacağı belirtilerek her iki tarafın itirazının da reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ibraname ve makbuz hükmü gereği yapılan ödeme doğrultusunda davacının alacağı kalmadığını, kusur indirimi yapılmaksızın karar verilemeyeceğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, temerrüt oluşmadığı için ancak dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini, vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı sorumluluğundaki aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 51, 52 ve 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87 ,89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 17 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Kazada yaralanan davacının 21.04.2020 tarihinde Beyoğlu 57. Noterliğinde "30.08.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle ... tarafından yapılacak olan maddi tazminat ödemelerinden tüm hak ve alacaklarının 15.000,00 TL tutarındaki kısmını Bekir Ulaş Sandal'a devir ve temlik ettiği " dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Hukuki bir işlem (tasarrufi işlem) olan alacağın temliki sonrasında alacak üçüncü kişiye intikal etmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Temlik, alacağın tamamı için yapılabileceği gibi bir kısmı için de yapılabilir (somut olaydaki gibi). Tam temlikte alacağın aslı ve fer’ileri temlik alana geçmekte olup, alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar. Kısmi temlikte ise, temlik edilen asıl alacak ve bu oranda fer’ilerinin temlik alana geçmesi söz konusudur. Temlik edilmeyen kısım itibariyle borçlunun temlik eden alacaklıya karşı sorumluluğu devam eder. Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur. Temlik ile birlikte temlik alan, alacağın aslı ve fer’ileriyle birlikte, alacağa bağlı rüçhan haklarını da iktisap eder. Dolayısıyla temliğe konu alacak itibariyle dava ve takip hakkı da temlik alana geçer. Alacağın temlikinde esasen borç değişmez, sadece onu talep edecek taraf değişmiş olur. Şu halde, alacağın temliki ile kısmi temlikte temlik edilen miktarın alacaklısının yerine yeni bir alacaklının geçeceği kuşkusuz olup, İtiraz Hakem Heyetince, hem alacağın temliki hem de devredilen alacak miktarı olan alacağın 15.000,00 TL'lik kısmı için bir değerlendirme yapılmadığı gibi, karar tarihinden önce devredilen bu kısım için davacının aktif husumet ehliyeti yönünden de bir değerlendirme yapılmaması bozma nedenidir. Bu durumda, yukarıdaki açıklamalar ışığında, alacağın (kısmi) temliki gözönünde tutularak, temlik konusu ile davacının alacağının 15.000,00 TL'lik kısmı için aktif husumet ehliyeti konusunda değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. 3.Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51 inci maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Somut olayda davacı, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu konumundadır. Soruşturma dosyasındaki ifade tutanaklarına göre davacı ile davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün arkadaş olduğu anlaşılmaktadır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayda hatır taşıması olduğunu belirtmiştir. İtiraz Hakem Heyetince, dosyada hatır taşımasının mevcudiyetini gösterir delil olmadığı gerekçesiyle olayda hatır taşıması bulunmadığı yönünde hatalı şekilde değerlendirme yapılmış ise de sürücü ile yolcu olan davacının arkadaş olduğu gözetilerek olayda hatır taşıması bulunduğunun kabulü ile tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) , (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.