Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7437 E. 2023/9888 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7437
- Karar No
- 2023/9888
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/767 Değişik İş-2021/767 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2021/30470 HÜKÜM/KARAR : Davalının itirazının reddine SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/67669 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Dava dilekçesinde; motosiklet sürücüsü müvekkili ile davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün 28.10.2016 tarihinde yaptığı çift taraflı kaza neticesinde davacının %18 oranında malul kaldığını, davalıya sigortalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu, belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 03.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 23.06.2021 tarihinde sürekli iş göremezlik tazminatını 109.545,67 TL, geçici iş göremezlik tazminatını 6.422,89 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Cevap dilekçesinde; kazada sigortalının kusuru olmadığını, usule uygun başvuru yapılmadığından dava şartı nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, sağlık raporunun yönetmelik hükümlerine uygun olarak tanzim edilmediğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, davacının koruyucu tertibat kullanmadığını, müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin yönetmelik gereği 1/5 oranında olmasını talep ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya ibraz edilen Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Bilimleri Anabilim Dalı raporuna göre başvuranın sürekli iş göremezlik oranının %18 olduğunun rapor edildiği, raporun usule uygun olması nedeni ile hükme esas alındığı, kusur ve aktüer bilirkişi görevlendirmesi yapıldığı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile hazırlanan aktüer raporunda %18 maluliyet oranı dikkate alınmak suretiyle 109.545,67 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 6.442,89 TL geçici iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, davacının taleplerini artırdığı, alınan kusur raporu ile davacının kazada %25 oranında, davalıya sigortalı araç sürücününü ise %75 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, davalı vekili her ne kadar müterafık kusur indirimi yapılmasını talep etmişse de kaza tespit tutanağında davacının kask takıp takmadığının belirsiz olduğu, gerekçeleri ile başvurunun kabulü ile 109.545,67 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 6.442,89 TL geçici iş göremezlik tazminatının 16.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili; progresif rant yöntemi ile yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, sigorta şirketine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) 97 nci maddesi kapsamında mevzuata uygun maluliyet raporu ile usulüne uygun başvuru yapılmadığından başvurunun dava şartı eksikliği sebebiyle reddi gerektiğini, dosyaya ibraz edilen adli tıp raporu ve raporda belirlenen maluliyet oranını kabul etmediklerini, başvurunun reddine karar verilmesi yönündeki itirazları kabul edilmezse (tamamlanabilir bir dava şartı olmamakla birlikte), Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik'e uygun olarak kazazedenin özür oranının tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik taleplerinin teminat dışı olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, bilirkişi incelemesi yapılmadığını, müterafık kusur durumunun araştırılması gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 09.10.2020 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı iptal kararı gereği TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiği, ibraz edilen maluliyet raporunun usule uygun olduğu ve davalıya başvuru şartının yerine getirildiği, geçici iş göremezlik tazminatından davalının sorumlu olduğu, alınan kusur raporu ile davalıya sigortalı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, müterafık kusur indirimi yapılması talep edilmişse de kaza tespit tutanağında kask ya da koruyucu tertibat ile ilgili işaretleme yapılmadığı ayrıca yaralanma bölgelerine bakıldığında bu yönde bir çıkarım yapılmasının mümkün olmadığı, davacı lehine nispi tam vekalet ücreti verilmesi gerektiği belirtilerek davalının itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 28.10.2016 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; davalının geçici iş göremezlik tazminatı talebinden sorumlu olmasına, davacının yaralanma bölgeleri ile kask takılmaması arasında illiyet bağı olmamasının anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 28.10.2016 tarihinde meydana gelmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyanın incelenmesinde; dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağında davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a maddesini ihlal ettiğini, davalıya sigortalı sürücünün ise kazada kusurunun olmadığı belirtilirken, dosyaya alınan kusur raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün kavşaklarda ilk geçiş hakkına uymadığından %75 oranında, davacının ise kavşakta hızını azaltmadığından %25 oranında kusurlu olduğu rapor edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince alınan kusur raporuna itibar olunarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Yargılama makamlarınca kaza tespit tutanağı ve kusur raporu arasında çelişki olmasına rağmen rapora neden itibar edildiği, kaza tespit tutanağının neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya tutanak ile rapor arasındaki çelişkiyi gideren ikinci bir rapor alınmalıdır. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dosyada mevcut tutanak ve rapordaki tespitler de irdelenmek suretiyle kusura ilişkin çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine 27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.