Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3048 E. 2023/7147 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3048
- Karar No
- 2023/7147
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/394 Değişik İş – 2021/394 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2021/15314 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun reddine-Davacının itirazının kabulüne SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/16688 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazlarının kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.07.2019 tarihinde davacının yolcu olduğu aracın başka bir araçla çarpışması sonucu oluşan çift taraflı trafik kazasında yaralandığını ve malul kaldığını, çarpan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası olmadığından Güvence Hesabına başvuru yapıldığını ancak zararın karşılanmadığını, bu nedenle huzurdaki başvuruyu yapmak durumunda kaldıklarını iddia ederek, oluşan zararlarının tazmini için açtıkları belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 113.912,60 TL' ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 12.295,04 TL' ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru şartının gerçekleşmediğini, mevzuata uygun sağlık raporu ile ceza soruşturma evraklarının sunulmadığını, geçici iş göremezlik tazminatının Güvence Hesabından istenemeyeceğini, maluliyet oarının belirlenmesi gerektiğini, sunulan raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e uygun düzenlenmediğini, kusur oranının bilirkişi eli ile belirlenmesi gerektiğini, emniyet kemeri takmamasının müterafık kusur indirimi yapılmasını gerektirdiğini, SGK tarafından bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, Güvence Hesabının temerrüde düşmediğini, vekalet ücretinin AAÜT’ne göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini, savunarak taleplerin reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile raporun başvuru sahibi muayene edilmeden düzenlendiği, raporun bu haliyle geçerli bir rapor olmadığından başvuru şartının gerçekleşmediği ve dava şartının bulunmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; dosyaya sundukları maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olması nedeniyle hüküm kurmaya elverişli olması karşısında davacının itirazlarının kabulüne, %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği belirtilerek, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, talebin kabulüne, 100.966,10 TL tazminatın 19.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik evrak ile başvuru yapıldığını, mevzuata göre hazırlanmış rapor sunulmadığını bu nedenle başvuru şartı yokluğundan talebin usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, hükme esas alınamayacağını, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor sunulmadığını, davacının bizzat muayenesinin yapılmadığını, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, kusur raporu alınmadan davalının taraf olmadığı ceza mahkemesinde alınan kusur raporu ile yetinilmesinin doğru olmadığını, SGK tarafından ödenen tazminat varsa bunun düşülmesi gerektiğini, Sigorta Tahkim Kurumuna başvuru tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, vekalet ücretinin AAÜT’ne göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini, belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu' nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu' nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik' in 16 ıncı maddesinin 13 üncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' nin 17 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliği. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve davacının yolcu olup kusuru bulunmamasına, trafik kazasının iş kazası olmamasına, faiz başlangıcının kanuna uygun belirlenmesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 07.07.2019 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davalının usuli kazanılmış hakları da dikkate alınarak davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik' in 16 ıncı maddesinin 13 üncü bendinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT' nin 13 üncü ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5' i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi..