Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3029 E. 2023/6479 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3029
- Karar No
- 2023/6479
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/2543 E., 2019/18 K. SAYISI : 2019/İHK-2586 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü/ İtirazın kabulü ile başvurunun reddi SAYISI : K-2019/2609 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne, kararın kaldırılmasına ve başvurunun reddine karar verilmiştir. ... kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.10.2016 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalı nezdinde Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (...) Poliçesi olan otomobilin karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini 53.837,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile sigortalı araç sürücüsünün uzlaşması sebebiyle başvurunun reddi gerektiğini, başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacının sunduğu rapordaki % 16 maluliyet oranı üzerinden aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle, başvurunun kabulü ile 58.837,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatının 07.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacı ile sigortalı aracın sürücüsünün uzlaşması sebebiyle başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur oranının hatalı olduğunu, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Yenice (Çanakkale) Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen 20.01.2017 tarihli kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararda davacı müşteki ile şüpheli sigortalı aracın sürücüsü Bayram Söken’in uzlaşma tutanağı imzaladıkları, bu nedenle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, uzlaşma evraklarının tamamının 10 günlük kesin süre içerisinde dosyaya sunulması hususunun taraflara 19.02.2019 tarihli e-posta ile ihtar edildiği, taraflarca söz konusu evrakın dosyaya ibraz edilmediği, davacı vekilinin 02.03.2019 tarihli cevabı e-postası ile savcılıktaki dosyadan uzlaşma tutanağını istediklerini, ancak ceza soruşturma dosyasında söz konusu evrak bulunmadığı için hakem dosyasına sunamadıklarını, bu aşamada sadece kolluk aşamasında sunulan uzlaşma formunu gönderdiklerini, uzlaşma tutanağını sunabilmeleri için ek 10 gün süre talep ettiği, kesin sürenin ortaya çıkardığı hukuki sonucun kaldırılmasının davalı ... şirketi bakımından usuli kazanılmış hak teşkil ettiğinden davacı vekilinin ek süre talebinin reddi gerektiği, her ne kadar uzlaşma olup olmadığı hususundaki ispat yükü davalı ... şirketinde ise de, davacı tarafından ibrazı zorunlu hale gelen uzlaşma tutanağının ibraz edilmemesi sebebiyle ispat yükünün yer değiştirdiği, dosya kapsamındaki belgelerden taraflar arasında uzlaşma sağlanmış olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının kabulüne, kararın kaldırılmasına, başvurunun uzlaşma nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kesin sürenin sonuç doğurabilmesi için usul ve esaslara uygun şekilde ara karar oluşturulması gerektiğini, 2 aylık itiraz süreci mevcut iken usul ve esaslara uygun olmayan ara karardaki kesin süreye dayanarak talep edilen uzlaşma tutanağının sunulmaması nedeni ile itirazın kabul edilmesinin kanuna aykırı olduğunu, itirazın sonuçlanması için 14.04.2019 tarihine kadar beklenilmiş olsa idi talep edilen uzlaşma tutanağının bulunmadığı ve uzlaşmanın kolluk tarafından imzalatılan ve dosyaya sunulan 31.10.2016 tarihli uzlaşma teklif formu ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği hususunun görülecek olduğunu, davalının uzlaşmaya ilişkin itirazının reddi gerektiğini belirterek, ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5271 sayılı CMK'nun 253 üncü maddesinin 17 ve 19 uncu bentleri. 3. Değerlendirme 5271 sayılı CMK'nın 253 üncü maddesinin 17 inci bendinde; "Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder." CMK'nın 253 üncü maddesinin 19 uncu bendine göre ise "...Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır." hükmü yer almakta olup, anılan Kanun maddesinin 253/19 uncu bendine göre uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Bu yasal düzenleme ışığında da uzlaşma tutanağı düzenlenmekle davacının tazminat davası açma hakkı bulunmamaktadır. Uzlaşma tutanağı da ilam mahiyetinde olacağından aksinin aynı kuvvetteki belge ile ispatlanması gerekir. Somut olayda, davaya konu kaza nedeniyle Yenice (Çanakkale) Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/813 nolu ceza soruşturması sonucunda, usulüne uygun hazırlanmış bir uzlaşma tutanağı ve uzlaşma raporu olmaksızın tarafların imzaladıkları uzlaşma teklif formu uyarınca sigortalı aracın sürücüsü Bayram Söken hakkında 20.01.2017 tarihinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş olup, bu hali ile taraflar arasında usulüne uygun bir uzlaşmanın sağlanmadığı anlaşılmıştır. Yine dosya kapsamında ispat yükü davalı ... şirketinde olup, ... tarafından usulüne uygun bir ara karar oluşturulmadan ve ara kararda bulunması gereken şartları taşımayan 19.02.2019 tarihli e-postada verilen kesin sürede davacının gerekli belgeleri sunmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Şu durumda ... tarafından, taraflar arasında usulüne uygun bir uzlaşmanın sağlanmadığı kabul edilerek ve işin esasına girilerek, davalı vekilinin diğer itirazları hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.