Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2827 E. 2025/6373 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2827
Karar No
2025/6373
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/3093 E- 2023/66 K İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2020/205 E- 2022/385 K Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'in 08.01.2015 düzenleme tarihli 30.04.2015 vade tarihli 200.000,00 TL tutarlı senet düzenleyerek davacıya teslim ettiğini, davacının davalı borçlunun kız kardeşi ile evli olduğundan akrabalık ilişkilerine binaen parayı verdiğini, ancak davalının senedi vadesinde ödemediğini, borcun ödenmesi talep edilse de davalı borçlunun ödemeyi yapmadığını, borçlu hakkında Samsun 9. İcra Müdürlüğünün 2017/158709 Esas sayılı dosyasında icra takibine geçildiğini, borçlunun pasif taşınmaz sorgusunda Samsun ... Mahallesi 247 ada 4 parselde kayıtlı 284/2400 arsa paylı 6. kat 17 nolu bağımsız bölümde bulunan taşınmazını, 12.03.2015 tarihinde diğer davalı ...'ya satış gösterildiği, taşınmazın yeniden 15.07.2016 tarihinde diğer davalı ...'na satıldığı, yapılan satışların muvazaalı olduğundan bahisle taraflar arasında yapılan tasarrufların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde; tapu devir işlemlerinin hiçbirinin gerçek bir satış olmadığını, çocukluk arkadaşı olan ...'e vekalet verdiğini, evine haciz gelmemesi için ...'in eşi olan ...'in görümcesi ...'ya vekalet yoluyla anlaşmalı olarak geçirildiğini, kendisine güvende olduğunu söylediklerini hatta ... ile eşyalarıyla birlikte kira sözleşmesi düzenleyelim dediklerini, bunu kabul ettiğini, kendisinin TEB banka kredi borçlarını ödeyemediğini çocukluk arkadaşı olup güveni sonucu borçlarından dolayı aile konutunu eşinin muvafakati olmadan devrettiğini, işletmesi olduğu kursta vekalet verdiği ...'in eşi ... ile sorunlar yaşadığını, mahkemelik olduğunu, evinin tapusunu eşinin üzerine geçirmesini istemesi üzerine, ...'nın vekalet verdiği ...'in talimatı üzerine kendisinden habersiz oturduğu konutu bir diğer arkadaşları ...'na devredildiğini öğrendiğini, bundan kuşkulanması üzerine vekaletnameyi geri çektiğini, tapusunu geri almak için çabaladıysa da bir sonuç alamadığını, devir işlemlerinin anlaşmalı yapıldığını, yaşadığı anlaşmazlıklar ve pişmanlıklar nedeniyle tapu iptalinin yapılmasını, ...'ın aile konutu olan evinin üzerine koydurduğu ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını savunmuştur. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davalı ... ile davacının enişte kayınbirader olduğunu, müvekkilinin taşınmazı ipotek yükü ile aldığını, ipotek borcunu müvekkilinin ödediğini, taşınmazı satın aldığını, işlemin gerçek satış olduğunu belirterek zamanaşımı itirazında bulunmuş ve davanın reddini savunmuştur. 3.Davalı ... cevap dilekçesinde, satışın gerçek bir satış olduğunu, davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davalı ... ile davacının enişte kayınbirader olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.09.2022 gün, 2020/205 E- 2022/ 385 K sayılı ilamı ile "20.04.2016 tarihinden itibaren ipoteğe konu kredi ödemelerinin davalı ... tarafından yapılması, tapudaki değer ile ipotek için yapılan ödemler birlikte dikkate alındığında misli fark olmaması, davalı ...' ın kız kardeşi ile davacı ...' ın evli olması, dava konusu tasarruf işleminin davacıyı zarara uğratmak amacıyla yapıldığının dosya kapsamı itibariyle ispatlanamaması, dava konusu satışın gerçek bir satış olduğunun anlaşılmasına göre davanın reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.01.2023 gün, 2022/3093 E- 2023/ 66 K sayılı kararı ile "davacı alacaklının, kayınbiraderi olan davalı borçlu davalı ...'den gerçek bir alacağı olduğu kabul edilmiş ise de enişte-kayınbirader olan davacı ile davalı-borçlu arasında takip dayanağı senedin her zaman düzenlenebileceği, senede konu paranın davacı ile davalı-borçlu arasında gerçekten alınıp verildiğine ilişkin davacının eşi ve kardeşi olan tanıklar anlatımı dışında kanıt getirilmemiş olması birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı kayınbiraderi olan borçlu ...'dan olan alacağının gerçek olmadığı sonucuna varılarak davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddinin hatalı olduğunu, davacı vekilinin yerinde görülen istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.353/1-b-2. maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının kaldırılarak düzeltilmiş yukarıdaki gerekçe ile davanın reddine" karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ile borçlu arasındaki borç ilişkisinin gerçek olduğunu, davalılar arasında yakın arkadaşlık ilişkisi olduğunu, davalı ...'in ailesinin halen dava konusu taşınmazda ikamet ettiğini, ödenen bedel ile gerçek bedel arasında misli fark olduğunu, taşınmaza ilişkin yapılan ödemelerin akıbeti ve davalıların ödeme gücü araştırılmadığını, bankaya yapılan ipotek ödemelerinde davalı ...'nın ismi geçse de bu durum ödemeleri kendisinin yaptığının kesin ispatı olmadığını, özellikle mobil bankacılık aracılığı ile başka kişiler adına ödeme rahatlıkla yapıldığını, davalı ...'nın ödemeleri ne şekilde yaptığı araştırılmadığını, ayrıca davalı ...'nın ve davalı ...'nın taşınmazı alma ve ipotek bedellerini ödeyebilme mali gücüne sahip olup olmadıkları araştırılmamış, bu konuda dosya kapsamında mali durum araştırması da yapılmadığını, beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davanın dayanağı olan senedin gerçek bir alacağa dayalı olduğunun davacı tarafından somut deliller ile ispat edilememiş olmasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2827, K. 2025/6373, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-2827-e-2025-6373-k-db10ac301242