Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2756 E. 2026/1613 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2756
Karar No
2026/1613
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2003 -2022/2092 İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/855 - 2021/267

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü, I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 20.05.2016 tarihinde davalılar tarafından kaçırılarak darp edildiğini, ağır şekilde yaralandığını, davalıların amca yeğen ve komşu olduklarını, davacının babası ile davalılar arasındaki üzücü olaydan dolayı intikam amacı ile davacıyı kaçırıp toplam 10 dişini kerpetenle söktüklerini, hakaret ve tehdit ettiklerini, davacının olaydan sonra Bursa'ya gelerek tedavilerini sürdürdüğünü, olay nedeni ile tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından kaynaklanan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan kayıplardan kaynaklanan maddi ve manevi zararlarının bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde, davacının husumet nedeniyle iftira attığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde, dava dilekçesinde bahsedilen hususlarla kendisinin bir ilgisinin olmadığını, bu nedenle davanın kendisi yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının babasının, abisini öldürdüğünü, cezaevinde olduğunu, aralarında husumet bulunduğunu, iftiraya maruz kaldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve toplanan delillere göre, gerek davalı sanıklar hakkında yapılan soruşturmalar, gerekse ATK raporları ile düzenlenen bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/786 soruşturma sayılı dosyasında mevcut ifade tutanakları, beyanlar incelendiğinde, davacının verdiği ifadelerin birbirleri ile çeliştiğinin sabit olduğu ve alınan ATK raporları ile de örtüşmediği, davacının iddia ettiği darp olaylarına ilişkin herhangi bir görgü tanığının olmaması, soruşturma evresinde yapılan tüm araştırmalarda da somut bir delile rastlanmaması gibi tüm unsurlar bir bütün olarak ele alındığında, davalıların üzerilerine atılı suçu işlediğine dair resmi ve somut bir delil olmadığı, davacının iddialarının soyut nitelikte kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adiye Mahkemesince, davacıya karşı yapılan eylemin davalılar tarafından icra edildiğine dair kesin delil ve davacının iddiasını kanıtlamaya yarar, kamera kaydı, tanık v.s. delil bulunmadığı, tam aksine HTS sinyal kayıtlarının, davacının beyanını aksine olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıların silahla kaçırarak hakaret ve tehditler eşliğinde davacıyı darp edip 10 adet dişinin kerpetenle sökülmek suretiyle kırılmasına sebebiyet verdiğini, bu durumun dosya kapsamında bulunan hastane evraklarında da mevcut olduğunu, ceza dosyalarının akıbetinin işbu dosyanın hükmüne esas teşkil edilmemesi gerektiğini, davalılar ile davacı arasında ceza dosyalarının tespiti amacı ile tevzi sorgulaması yapıldığında taraflar arasında çok sayıda ceza dosyalarının mevcut olduğu ve davalıların cezalandırıldığı hususunun ortaya çıkacağını, eksik inceleme ile karar verildiğini, maluliyet raporundaki oranın çok düşük olduğunu, davacının telefon sinyal bilgileri ile davalıların telefon sinyal bilgileri karşılaştırılıp yeniden hüküm kurulması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne, karardan bir suretin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2756, K. 2026/1613, T. 16.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-2756-e-2026-1613-k-b52395c46f7f