Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2346 E. 2023/11698 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2346
Karar No
2023/11698
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/288E., 2022/588 K. HÜKÜM/KARAR : Asıl Davanın Husumet Yokluğundan Reddine, Birleşen Davanın Kabulüne

Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın husumet yönünden reddine , birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı birleşen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının trafik sigortacısı olduğu aracı sevk ve idare eden davacıların eşi/ babası 'in yaptığı 24.01.2010 tarihli tek taraflı kazada öldüğünü, davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldığını ve davalının zarardan sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; asıl davaya konu kazayı yapan aracın trafik sigorta poliçesinin başlangıcından iptal edildiğinin saptandığını ve aracın trafik sigortası olmadığı için davalı ...'nın zarardan sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 08.06.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle, taleplerini davacı ... için 96.820,00 TL, davacı için 17.927,22 TL'ye, davacı için 14.158,53 TL'ye, davacı ... için 10.976,25 TL, davacı ... için 10.067,95 TL'ye yükseltilmiştir.

II. CEVAP Asıl davada davalı Aviva Sigorta A.Ş. vekili, kazaya karışan araç için kaza tarihini kapsayan trafik sigorta poliçesinin şirketleri nezdinde bulunmadığını, şirketlerine husumet düşmeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Birleşen davada davalı ... vekili, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, kazada davacılar yakını tam kusurlu olduğu için ödeme yaptıktan sonra sürücü mirasçısı sıfatıyla davacılara rücu hakları bulunduğunu ve alacaklı borçlu sıfatlarının davacılar üzerinde birleşmesi nedeniyle borcun son bulduğunu, araç işletenine davanın ihbarı gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.11.2015 tarihli ve 2014/266 Esas, 2015/613 karar nolu kararı ile; davacılar murisinin tam kusurlu olarak yaptığı tek taraflı kazada öldüğü, kanunen zorunlu olan ZMSS'yi yaptırmadığı, davalı ...'nın ödeme yapması halinde rücu edebileceği davacılar yakınının kazada ölmüş olması nedeniyle rücu imkanının da olmadığı ve ...'nın bu tür tazminattan sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle; asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay ( Kapatılan ) 17. Hukuk Dairesinin 21.01.2019 tarihli ve 2016/3948 Esas, 2019/366 Karar sayılı kararı ile; "Somut olayda; davacılar desteğinin idaresindeki plakalı araç için, davalı Aviva Sigorta A.Ş. tarafından, 21.07.2009 tarihinde, 21.07.2009- 21.07.2010 vadeli ZMSS poliçesinin düzenlendiği; 21.07.2009 tarihli zeyilname ile poliçedeki araç plakasının olarak değiştirildiği ve ilk poliçenin başlangıcından iptal edildiği; ancak, gerek poliçenin ilk halindeki, gerekse plaka değişikliğine ilişkin zeyilnamedeki araç motor ve şase numaralarının aynı olduğu görülmektedir. Mahkemece, sayılı plaka üzerinden ZMSS poliçesi araştırması yapılmış ve TRAMER tarafından bu plakalı araç için kaza tarihini kapsayan ZMSS poliçesi olmadığı şeklinde cevap verilmiştir. plakalı araç için düzenlenen ve başlangıcından iptal edildiği savunulan, davalı Aviva Sigorta A.Ş'nin düzenlediği poliçe ve zeyilnamedeki araç motor ve şase numaralarının aynı olduğu dikkate alınıp, motor ve şase numaralarına göre plakalı araç ile plakalı aracın aynı araç olup olmadığı konusunda gerekli araştırma yapılmamıştır. Bu araştırmanın yapılmamış olması nedeniyle de, davalı Aviva Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ZMSS poliçesinin geçerli olup olmadığı doğru biçimde tespit edilmeden hüküm tesis edilmiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında mahkemece; asıl ve birleşen davadaki davalılardan hangisine husumet düştüğünün doğru biçimde tespit edilmesi gerektiği ve bu hususun re'sen gözetileceği dikkate alınmak suretiyle; davacılar desteğinin idaresindeki plakalı aracın motor ve şase numaraları da belirtilerek, ilgili trafik tescil müdürlüğünden, araç tescil kayıtlarının ve araçla ilgili plaka değişikliği yapılıp yapılmadığı sorularak saptanması; bu belirlemeden sonra, davalı Aviva Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenip başlangıcından iptal edilen poliçedeki plakalı araç ile zeyilnameyle plaka değişikliği yoluyla poliçeye konu edilen plakalı aracın aynı araç olup olmadığının saptanması; bahsi geçen araçların aynı araç olduğunun belirlenmesi halinde, kazayı kapsayan ZMSS poliçesi bulunduğu için, davacıların zararından davalı Aviva Sigorta A.Ş'nin sorumluluğuna karar verilmesi; ZMSS poliçesinin kazayı kapsamadığı ve davacılar desteğinin idaresindeki aracın ZMSS poliçesi bulunmadığının anlaşılması halinde ise, zarar gören 3. kişi sıfatıyla tazminat isteminde bulunan davacıların zararından, davalı ...'nın sorumlu olduğu dikkate alınıp tazminatın hüküm altına alınması gerekirken, eksik inceleme, yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. " Gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl ve birleşen davadaki davalılardan hangisine husumet düştüğünün doğru biçimde tespit edilmesi gerektiği ve bu hususun re'sen gözetileceği dikkate alınarak davacılar desteğinin idaresindeki plakalı aracın motor ve şase numaraları da belirtilerek ilgili trafik tescil müdürlüğünden araç tescil kayıtlarının ve araçla ilgili plaka değişikliği yapılıp yapılmadığının sorulduğu, Nazilli İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 03.02.2020 tarihli müzekkere cevabından plakalı araç ile plakalı aracın aynı araçlar olmadığının anlaşıldığı bu belirlemeden sonra, davalı Aviva Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenip başlangıcından iptal edilen poliçedeki plakalı araç ile zeyilnameyle plaka değişikliği yoluyla poliçeye konu edilen plakalı aracın aynı araç olmadığı anlaşıldığından ZMMS poliçesinin kazayı kapsamadığı ve davacılar desteğinin idaresindeki aracın ZMSS poliçesi bulunmadığının anlaşılması nedeniyle zarar gören 3. kişi sıfatıyla tazminat isteminde bulunan davacıların zararından davalı ...'nın sorumlu olduğu dikkate alınarak esas dosya yönünden davalı Aviva Sigorta'nın sorumluluğunun bulunmadığı bu nedenle güvence hesabının sorumluluğunun bulunduğu, 24.01.2010 tarihinde tek taraflı trafik kazasının vefat eden sürücünün kendi kusuru neticesinde meydana geldiği ve vefat edenin tam kusurlu olduğu belirtilerek garameten yapılan hesaplamaya göre; esas Dava Yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, birleşen dosya yönünden davacının davasının kabulü ile davacı ... 96.820,00 TL, 10.067,95 TL, ... 10.976,29 TL, 14.158,53 TL, 17.977,22 TL tazminat olmak üzere toplam 150.000,00 TL nin 24.01.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; poliçe geçersizliğinin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceği, poliçenin geçerli olduğu, işleten değişikliğinin bildirilmemesi nedeni ile sorumluluğun devam ettiği, davanın zamanaşımına uğradığı yeni genel şartlar sonrası sürücü zararının teminat dışı olduğu, alacaklı borçlu sıfatının birleştiği, hesap yönteminin hatalı olduğu TRH 2010 Yaşam Tablosu ve teknik faiz uygulanması gerektiği, hesaplamada desteğin yaşaması durumunda yapmaya devam edeceği giderlerin de gözetilmesi gerektiği, faiz başlangıcının hatalı olduğu, haklarında velayeten dava açılan küçüklerin dava ehliyeti olmadığı, karar başlığında bu hususun gözetilmediği, hükmün icrası sırasında bu durumun sorun olacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Birleşen davada uyuşmazlık; kaza tarihinde trafik sigortası bulunmayan ve ... sorumluluğundaki aracın karıştığı 24.01.2010 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı maddi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45 inci (6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53) maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası (a) bendi, ... Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

3. Değerlendirme 1.Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davacı küçüklere velayeten davacı ... tarafından dava açıldığı halde karar başlığında gösterilmemesi doğru değil ise de bu hususlar maddi hataya ilişkin olup mahallinde düzeltilebileceği anlaşılmakla; davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesi gereğince ihdas edilen ... Yönetmeliği'nin 15 inci maddesi gereğince rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihte Hesabın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davalı ...'nın sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü gerekli belgelerle birlikte ...'na başvuru yapıldığı tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır. Mahkemece kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru değildir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, birleşen davada davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, birleşen davada davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının 2 nolu bendinde bulunan "24.01.2010" ibaresinin çıkarılarak yerine "15.08.2014" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde birleşen davada davalı ... Hesabına iadesine

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

01.11.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2346, K. 2023/11698, T. 01.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-2346-e-2023-11698-k-0a940c3b46c6