Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2191 E. 2023/7691 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2191
- Karar No
- 2023/7691
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1019 D.İş Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/KIT-2153 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2018/8095 Taraflar arasında görülen sigorta tahkim davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp ıslah ile artırılan 87.271,50 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile: davanın kabulüne, 87.271,50 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ HAKEM HEYETİ KARARI İtiraz Hakem Heyetinın 16.05.2018 tarihli ve 2018/İHK-3307 sayılı kararı ile; davalının itirazının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 09.12.2021 tarihli ve 2021/5476-10559 sayılı kararı ile; "davalının sair temyiz itirazları reddedilerek kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun maluliyet raporu alınması gerektiği" gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davalının itirazının kısmen kabulü ile hakem heyeti kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne ve 77.426,78 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazanılmış haklara aykırı davranıldığını, maluliyet oranının yüksek belirlendiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, kusur konusunda inceleme yapılmadığını, hatır taşıması ve müterafik kusur nedeni ile indirim yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinin teminat dışında kaldığını, avans faizine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı bedensel zarar nedeni ile tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Bozma sonrası İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmaması, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacı vekili, davacının meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp maddi tazminat talebinde bulunmuş, davacının %19 oranında malul kaldığına ilişkin engelli sağlık raporu sunmuştur. Bozma ilamı öncesinde tazminat miktarının hesaplanması için aktüer raporu alınmıştır. Aktüer raporunda davacının %19 maluliyet oranına göre zararının 87.271,50 TL olduğu belirtilmiş, anılan rapora davalı vekilince itiraz edilmiştir. Hakem heyetince davalının rapora itirazları reddedilerek anılan rapor karara esas alınarak davanın kabulü ile 87.271,50 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Anılan karara karşı davalı vekilince itiraz edilmiş, davacı vekili itiraza cevap dilekçesinde hakem heyeti kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. İtiraz Hakem heyetince 16.05.2018 tarihli karar ile, davalının itirazı doğrultusunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulandığında (%19 maluliyet oranı esas alınarak) davacının zararının 98.073,93 TL olduğu, hakem heyetince daha azına karar verildiğinden aleyhe bozma yasağı gereğince davalının itirazlarının reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince temyiz yoluna başvurulmuştur. Davalının temyizi üzerine İtiraz Hakem Heyeti kararı, Dairemizin 09.12.2021 tarihli ilamı ile maluliyet raporunun hatalı olduğu, usulüne uygun rapor alınması gerektiği gerekçesi ile davalı yararına bozulmuştur. Bozma ilamından sonra yürürlükteki mevzuata uygun olarak alınan maluliyet raporunda davacının maluliyet oranı %15 olarak belirlenmiştir. Bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama sonunda İtiraz Hakem Heyetince, bozma ilamı öncesinde %19 maluliyete göre davacının zararının 98.073,93 TL olarak belirlendiği, bozma sonrası alınan maluliyet raporu doğrultusunda 98.073,93 TL'nin %15 maluliyet oranına göre zararın belirlenmesi gerektiği, buna göre davacının zararının (98.073,93 TL*%15: 77.426,78) 77.426,78 TL olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Bozma ilamı öncesinde %19 maluliyete göre 87.271,50 TL tazminat miktarı hesaplanmış, davacı tarafça anılan rapora itiraz edilmemiş, hakem heyetince davanın kabulüne ( 87.271,50 TL'nin tahsiline) ilişkin kararına karşı da İtiraz Hakem Heyeti yoluna gidilmemiştir. Davacı tarafça itiraz ve temyiz edilmeyen tazminat miktarı davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturmuştur. Buna göre İtiraz Hakem Heyetince, davacı tarafça itiraz edilmeyen 87.271,50 TL'nin %15 maluliyet oranına isabet eden kısmına karar verilmesi gerekirken kazanılmış haklar ihlal edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 08.06.2023 tarihinde Üye ... ve Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Sigorta Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; başvuru sahibinin talebinin kabulüne, 87.271,50 iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından uyuşmazlık hakem heyetince verilen karara davalı vekilinin yapmış olduğu itirazın reddine dair kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi; “Somut olayda, davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak düzenlenen ve karara esas alınan engelli sağlık raporunda hangi yönetmeliğin esas alınarak rapor düzenlendiği anlaşılamamaktadır. Bu nedenle rapor, karar vermeye elverişli değildir. Buna göre, itiraz hakem heyetince, olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine uygun yeni bir rapor alınarak, temyiz edenin sıfatına göre kazanılmış haklar da dikkate alınarak, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” Gerekçesi ile karar bozulmuştur. İtiraz Hakem Heyeti bozmaya uygun olarak Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine uygun aldırdığı maluliyet raporunda davacının %15 oranında maluliyeti olduğu tespit edilmiştir. İtiraz hakem heyeti bozmadan önce %19 maluliyete göre hesaplanan tazminat 98.073,93 TL ise bozmadan sonra belirlenen %15 göre tazminat ne kadar olur mantığı ile 77.426,78 TL tazminata karar verilmiştir. Bozmadan sonra verilen İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Sayın Çoğunluk “Bozma ilamı öncesinde %19 maluliyete göre 87.271,50 TL tazminat miktarı hesaplanmış, davacı tarafça anılan rapora itiraz edilmemiş, hakem heyetince davanın kabulüne (87.271,50 TL'nin tahsiline) ilişkin kararına karşı da itiraz hakem heyeti yoluna gidilmemiştir. Davacı tarafça itiraz ve temyiz edilmeyen tazminat miktarı davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturmuştur. Buna göre İtiraz Hakem Heyetince, davacı tarafça itiraz edilmeyen 87.271,50 TL'nin %15 maluliyet oranına isabet eden kısmına karar verilmesi gerekirken kazanılmış haklar ihlal edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir” gerekçesi ile kararın bozulmasına karar vermiştir. Dosya incelendiğinde uyuşmazlık hakeminin davanın kabulü ile 87.271,50 TL tazminata ilişkin kararı davalı vekilince itiraz hakem heyeti nezdinde itiraz edilmesi üzerine itiraz hakem heyeti davalının tüm itirazlarının reddine karar vermiştir. Bu karar davalı vekilince temyiz edilmiş ancak davacı vekilince temyiz edilmemiştir. Davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesince hesaplamaya esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde uygulanması gereken yönetmeliğe uygun olmadığı gerekçesi ile kararı bozulmuştur. Bozma kararı sonucu itiraz hakem heyeti her ne kadar %19 maluliyete isabet eden tazminat 98.073,93 ise %15 isabet eden tazminat 77.426,78 TL olur mantığı ile vermiş olduğu kararın daha önce verilen 87.271,50 TL tazminat davalı lehine usulü müktesep hak oluşturduğundan bu miktar esas alınarak %15 maluliyete isabet eden tazminata karar verilmesi gerektiği düşüncesinde olan Sayın Çoğunluğun görüşüne katılmak mümkün değildir. Davacı uyuşmazlık hakem kararına itiraz etmemekle davalı lehine oluşan usulü müktesep hak 87.271,50 tazminat miktarıdır. Davalının temyizi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin bozma kararından sonra itiraz hakem heyeti Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine uygun olarak tespit edilen %15 maluliyete göre bir tazminat hesabı yaptırılarak hesaplanan tazminat 87.271,50 TL altında çıkması durumunda bu miktar üzerinde çıkması durumunda ise davalı lehine oluşan 87.271,50 TL miktar kadar tazminata karar vermesi gerekirken %19 maluliyet oranına göre hesaplanan tazminat bu kadarsa %15 maluliyet raporuna göre hesaplanan tazminat bu kadardır şeklinde tazminat hesabı raporu almadan mahkemenin kendisinin tazminatı belirlemesi doğru olmamıştır. İtiraz Hakem Heyetinin yapacağı iş, bozmadan sonra 77.426,78 TL tazminata hükmedilen ikinci kararın davacı tarafınca temyiz edilmediği ve davalı lehine usulü müktesep hak oluşturduğu göz önüne alınarak davacının belirlenen %15 maluliyetine göre tazminat hesabı yaptırılarak hesaplanan tazminatın 77.426,78 TL üstünde çıkması durumunda bu miktara 77.426,78 TL altında çıkması durumunda hesap edilen miktara göre tazminata karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile itiraz hakem kararının bozulması gerekirken uyuşmazlık hakeminin ilk verdiği kararın davalı lehine usulü müktesep hak oluştuğu ve %15 maluliyetinin buna oranlanması gerektiği şeklindeki Sayın Çoğunluğun görüşüne katılmamaktayız.