Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1533 E. 2023/2075 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1533
- Karar No
- 2023/2075
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/57 E., 2022/358 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 05.08.2013 tarihinde, yol üzerinde bulunan çukur nedeniyle meydana gelen kazada motorsiklette yolcu olarak bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, 22.01.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 68.954,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.413,80 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere 70.708,35 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana geldiği yol ağının davalı kurumun sorumluluk sahasının dışında bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli ve 2015/31 Esas 2016/30 Karar sayılı kararıyla; "Davacı, davalı ...'nü hizmet kusuru nedeniyle dava etmiştir. Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan idareler, kamu hizmeti sırasında verdikleri zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildirler. Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşan zararlar, niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2 nci maddesi hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir. Hukuk Genel Kurulu'nun 04.11.2015 tarih 2015/17-86 Esas, 2015/2364 Karar sayılı kararı da bu yöndedir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re'sen) dikkate alınması zorunludur." gerekçesiyle davanın yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.02.2017 tarihli ve 2016/8757 Esas 2017/1262 Karar sayılı ilamıyla "Bir kamu hizmeti görmekle yükümlü davalı idareye 2918 sayılı KTK'nun 7/a maddesinde; karayollarında mal ve can güvenliği yönünden gerekli işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırma görevleri verilmiş bulunmaktadır. Bu görevin 2918 sayılı Yasada verilmiş olması bunun ihlali nedeniyle oluşacak zarardan dolayı idarenin Özel Hukuk hükümlerine tabi olacağı sonucunu doğurmaz. Hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar yönünden idare aleyhine tam yargı davasının idari yargı yerinde açılması gereklidir. Esasen 2918 Sayılı Yasanın hukuki sorumluluğa ilişkin 85. vd. maddelerinde araç işletenin sorumluluğu bu yasa kapsamı dışında tutulmuştur. Dosya kapsamına göre, aynı konuda Gaziantep 2. İdare Mahkemesinde görülen dava hakkında da 24.07.2014 gün, 2014/759 E-2014/647 K. sayılı kararı ile adli yargı yolunun görevli olduğu gerekçesi ile davanın görev yönünden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesi Kanunu'nun 19. maddesinde “Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler. Yargı merciince, önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir.” düzenlemesi yer almaktadır. Bu durumda mahkemece, Uyuşmazlık Mahkemesi kanunu'nun 19 uncu maddesi gereğince işlem yapılması gerekirken yazılı olduğu gibi hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin 29.05.2019 tarihli, 2017/220 Esas 2019/157 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 70.708,35 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Daire'nin 23.12.2020 tarihli, 2020/1614 Esas 2020/4584 Karar sayılı kararıyla; " ...Kazanın gerçekleştiği karayolunun Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluk bölgesinde kalıp kalmadığı hususu dosyadaki mevcut delillerden anlaşılamamaktadır. Bu nedenle, mahkemece olayın meydana geldiği yerde, konusunda uzman bilirkişi marifetiyle keşif icra edilmek suretiyle, bu hususun kesin olarak tespiti yapıldıktan sonra sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde, eksik incelemeye dayalı olarak kurulan hükmün bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; keşif sonucu alınan bilirkişi raporu doğrultusunda kazanın davalı ...'nün sorumluluk sahasında meydana geldiğinin kabulü ile davanın kısmen kabulüne, 70.708,35 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın 05.08.2013 tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazanın meydana geldiği yol ağının müvekkili kurumun sorumluluk sahasının dışında olduğunu, kazanın köy yolunda gerçekleştiğini, davalının sorumluluğunun bulunmadığını ve re'sen gözetilecek nedenlerle usul ve kanuna aykırı kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının yolcu olarak bulunduğu motorsikletin karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427 ve devamı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 7/a maddesi. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 492 sayılı harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.